1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Filistinli Kadın Müfessir: Naile Sabri
Filistinli Kadın Müfessir: Naile Sabri

Filistinli Kadın Müfessir: Naile Sabri

Filistinli Naile Sabri, sayılı kadın müfessirlerden biri. 20 yıl süren bir çalışmanın ardından kapsamlı bir tefsir hazırlayan Sabri, 10 yaşından beri yazıyor. Sabri, " Kuran'ın Nuruyla Görmek" isimli tefsirinde kadın meselelerine yoğunlaşıyor.

A+A-

Röportaj: Hatice Saka / Yeni Şafak

Filistinli kadın müfessir Naile Sabri, tefsir kitabını yazmaya Peygamber Efendimiz'i rüyasında gördükten başlıyor. Aynı zamanda Eski Kudüs Müftüsü İkrime Sabri'nin eşi olarak Kudüs davası için aktif mücadelesini sürdüren Naile Hanım, tefsiri hazırlarken özellikle Kur’an’daki kadınlara hitap eden ayetleri yeniden yorumladığını söylüyor.

Eski Kudüs Müftüsü İkrime Sabri'nin eşi Naile Sabri, 20 yıldır süren Kuran tefsiri çalışmalarını tamamladı. Büyük bir sorumluluk aldığı için her bir kelimenin üzerinde titizlikle çalışan Sabri, tefsirinin çağa uygun olması için çaba harcamış. 11 cilt olarak yayınlanan " Kuran'ın Nuruyla Görmek" çok sayıda tefsirin harmanlanması ve güncel olaylardan yola çıkılarak yorumlanmasından oluşuyor. Naile Sabri, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tefsirin Türkçe'ye çevrilmesi için söz aldığının da müjdesini veriyor.

- Kuran-ı Kerim tefsiri yapmaya sizi yönelten ne idi ?

1967 yılında Kudüs, İsrail tarafından işgal edildiğinde Kuran'dan uzaklaştık ve Rabbim bizi sınıyor diye düşündüm. Yaşadığımız tüm bu sıkıntılardan sonra, bütünüyle Kuran-ı Kerim'e yönelip, tefsir çalışmam gerektiğine karar verdim.

- Karar aldıktan sonra kolay oldu mu çalışmalara başlamak?

Ben tefsir çalışmaya karar verdikten sonra rüyamda iki kez Resulullah Efendimiz'i gördüm. İlk rüyamı Kadir gecesinde görmüştüm. Peygamber Efendimiz tefsir kitabımı eline almıştı . Kitaba memnun ve razı olmuş bir şekilde bakıyordu. Bu rüyanın ardından tefsir çalışmalarıma başladım ve gece gündüz uğraştım. İkinci rüyayı ise Medine-i Münevvere'de gördüm. Peygamber Efendimiz yine ilk rüyada olduğu gibi kitabımı eline almıştı ve bu kez gülümseyerek "Kuran'ın Nuruyla Görmek" dedi. Böylece tefsir kitabımın adını Peygamberimiz koymuş oldu.

- Tefsir çalışmanız kaç yıl sürdü ve nasıl bir yol izlediniz ?

Tam 20 yıl sürdü. Eski ve yeni toplam 150 tefsiri ayrıntıları ile inceledim. 11 cilt olarak basıldı. Sorumluluğum büyük olduğundan, çok titizlikle her bir sözcük üzerinde durdum. Ayet ayeti açıklar. Önce bir dizi ayet ve sözcüklerin anlamlarını yorumladım. Daha sonra ayetlerin nüzul sebebini açıkladım ve son olarak her ayeti ayrı ayrı yorumlayıp hayata nasıl tatbik edileceğini ele aldım.

ÖRTÜNME EMRİ ÜZERİNE DURDUM

- Kadın tefsirinin diğerlerinden ayıran fark ne ?

Birçok alimin tefsirini okuduktan sonra kadın uslubu ile tekrar yorumladım. Özellikle kadınları ele alan sureleri yeni bir bakış açısıyla ve çağa uygun bir şekilde yorumlamaya çalıştım. Örtünme emri ile ilgili ayetlerin üzerinde özellikle durdum. Kelime ve kavramlara erkeklerin bakmadığı bir açıdan ele almaya çalıştım.

- Diğer tefsirler günümüze uygun değil mi ?

Kur'an'ın bütün zaman ve mekanlar için geçerli olan bir kitap olduğunu biliyoruz. Ancak Kuran-ı Kerim tefsirlerinin çoğu mevcut gerçekliğimizin sorunlarına değinmiyor ve çağımızda gerçekleşen muazzam bilimsel gelişmelere ayak uyduramıyor. Modern bilimle bağlantılı pek çok yeni keşfin Kuran-ı Kerim ile bağlantısı ispatlandı. Eski tefsirlerin çoğunu elinize aldığınızda ne kadar karmaşık ve retorik bir anlatım tarzlarını olduğunu görürsünüz. Oysa ki özellikle gençler, Allah'ın ayetlerinden bir vizyon edinmeli. Ben de yaptığım tefsirin anlaşılır ve açık olması için elimden geleni yaptım.

ERDOĞAN'DAN SÖZ ALDIM

- Tefsir kitabınızın Türkçe tercümesi olacak mı ?

Eşim İkrame Sabri ile beraber sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştük. O , tefsir kitabım ile yakından ilgilendi ve en kısa zamanda Türkçe'ye çevirilmesi için çalışmaların başlatılacağını söyledi. Tayyip Bey, her zaman bizimle ilgileniyor. Geçtiğimiz aylarda oğlumu kaybettiğimiz zaman arayıp taziyelerini iletmişti. Şu an Türkiye'den başka Kudüs davasına sahip çıkan başka bir ülke yok.

- Eşiniz İkrime Sabri'yi Kudüs hakkında konferans vermesi için başka ülkeler çağırmıyor mu ?

Asla. Sadece Türkiye'den davet alıyoruz. Eskiden Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerinden davet gelirdi. Artık onlar da Filistinliler'i kabul etmiyor. Konferanslar düzenlememiz ve oralara girişimiz yasaklandı. Nefes aldığımız tek ülke Türkiye. Filistin ve Türkiye kardeşliğinin daim olmasını diliyorum.

- Sizin başka alanlarda da çalışmanız var değil mi ?

Ben 10 yaşımdan beri yazıyorum. O yaşlarda iken şiirlerimi dergilere gönderirdim. Daha sonraki yıllarda kısa öyküler, tiyatro metinleri, hikayeler yazdım. Yazılarımın çoğu çeşitli gazete ve dergilerde yayınlandı.

- Kaleme aldığınız çalışmalar arasında "Kadın Gezegenleri" ilgimi çekti. Kitap olarak basıldı mı , ne anlatmıştınız ?

“Kadın Gezegenleri”nde İbrahim Aleyhisselam’dan Memlük asrına kadar olan Peygamber hanımları ve kızlarının hikayelerini yazdım. Tam 512 kadının hikayesine yer verdim. Mısır’da bir yayınevi ile anlaşmıştım. Ancak hikayeler kısım kısım bir dergide yayınlandı Henüz kitabı basılmadı.

Mücadelemiz hiç bitmeyecek

- Eğitmen olarak çalışmalarınız sürüyor mu ?

Üç ayrı merkezde kadınlara ve çocuklara Kur'an ve tefsir dersleri veriyorum. Evimde de dersler veriyorum. Çünkü evimi, Mescid-i Aksa'nın hizmetinde olan bir Kuran evi olarak görüyorum. Allah'a şükür 62 merkezde kitaplarım okutuluyor.

- Kudüs'te halen kadınlar için aktif olarak çalışıyorsunuz değil mi?

Kadınlar, işgalcilerin kurdukları merkezlere gitmesinler diye her zaman çok çabaladım. Özellikle şehit eşlerine sadece İslam dersleri değil terzilik, güzellik ve bakım dersleri gibi gündelik hayatlarını kolaylaştıracak eğitimler verilmesini sağladık. Bu merkezi, 30 yıldır ayakta tutmaya çalışıyorduk. Artık hizmet veremiyoruz. Ama, biz Peygamberimizi ve sahabeleri örnek alıyoruz. Onlar, İslam davası için çok eziyet çekmişler. Mücadelimiz hiç bitmeyecek. İsrail'in tüm engellemelerine rağmen Kudüs'e sahip çıkacağız.

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

2 Yorum