1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. FİLİSTİN

  4. Filistinli Grupların Kudüs İntifadasına Karşı Tutumları
Filistinli Grupların Kudüs İntifadasına Karşı Tutumları

Filistinli Grupların Kudüs İntifadasına Karşı Tutumları

Uluslararası Kudüs Müessesi, Filistinli grupların Kudüs İntifadasına bakışlarını raporlaştırdı.

A+A-

Raporun Tam Metni:

Kudüs intifadasının başlamasından yaklaşık iki ay sonra bile Filistinli grupların ona karşı tutumlarında bir netlik gözükmüyor. Bunun sebepleri arasında intifadanın daha taze olmasıyla birlikte Filistinli gruplar arasında fikir, metot, ideoloji, düşman İsrail ile ilişki stratejisinde farklılıklar yer allıyor.

Bu rapor, mevcut siyasi farklılıklar ışığında Filistinli grupların intifadaya karşı tutumlarını ve siyasi açıklamalarını ele alacağız. Bununla Filistinli grupların, İsrail’in Yahudileştirme siyasetine karşı ayaklanan ve İsrail’in ihlalleri karşısında zayıf kalan milli Filistin projesinden sıkılan Filistin sokakları ile ne kadar uyumlu olduğunu anlamaya çalışacağız.

5 Filistinli gruplar, işgalci İsrail’in veya Filistin yönetiminin doğrudan güvenlik önlemleri ve icraatlarına maruz kaldıktan sonra Kudüs intifadasını kendilerini düzeltme ve ayağa kalkma fırsatı olarak görüp bekliyordu. Filistin yönetimi de intifada başlar başlamaz uluslar arası topluma, ABD’ye ve İsrail’e mesaj göndererek siyasi çözüme ulaşılamaması durumunda Filistin sokaklarının kaynayacağı uyarısında bulundu.

Bazı gruplar, intifada başladığında bunun Filistin’i özgürlüğüne götürecek yol olarak ilan ederken analistler ve uzmanlar bunun mevcut olaylarla gerçekleşemeyecek uzun vadeli bir hedef olduğunu belirtti. Çünkü İsrail’le yüzleşmek sadece bir defalığında değil, uzun bir sürece muhtaç. Ayrıca Filistin’in özgürlüğüne kavuşması, Arap ve Müslümanların desteğine muhtaçtır.

Hamas ve İslami Cihat Hareketleri

Gazze'deki Hamas ve İslami Cihat Hareketi, Batı Şeria ve Kudüs'teki "İntifada"ya destek verdiklerini ve bütün unsurlarıyla intifadaya katıldıklarını bildirdi.

Hamas, en üst düzeyden intifadaya desteğini açıkladı. Hamas Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Batı Şeria ve Kudüs'te yaşananların kitlesel ayaklanma değil, gerçek bir Filistin İntifadası olduğunu belirtti.

Meşal, İntifadanın tüm Filistinli grupların ve otoritelerin yararına olduğunun altını çizerek Filistin yönetiminden İsrail'le güvenlik koordinasyonunu sonlandırmasını istedi.

Hamas Siyasi Birimi Başkan Yardımcısı İsmail Heniyye, Gazze'nin Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı savunma görevinden vazgeçmeyeceğini söyledi.

Gazze Şeridi sınırında işgal ordusuyla Filistinliler arasında yaşanan çatışmalar sırasında yaralananları Şifa Hastanesi'nde ziyaret eden Heniyye, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Heniyye, Gazze Şeridi'nin ablukaya ve yaşadığı sıkıntılara, baskılara ve komplolara, coğrafi uzaklığa rağmen Batı Yaka ve Kudüs'ün savaşına destek verdiğini ifade etti.

Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerin devam etmesi halinde, Filistinlilerin öfkesinin patlayacağını söyleyerek tüm dünyayı uyardıklarını belirten Heniyye, Kudüs İntifadası'nın mesajını kanla, taşla, sapanla ve bıçakla imzalayarak gönderdiğini belirtti.

Arapları ve Müslümanları intifadayı desteklemeye, Batı Yaka ve Kudüs'teki Filistinlilere destek olmaya çağıran Heniyye, Araplardan ve Müslümanlardan Kudüs ve Mescid-i Aksa savunmasına katılmalarını istedi.

Hamas, sahada da İsrail askerleri ile her yerde çatışmaya girme çağrısında bulunarak Filistinliler tarafından gerçekleştiren olayları tebrik ederek bunların İsrail’in işlediği suçlara ve yargısız infazlara karşı bir tepki olduğunu söyledi.

Hamas’ın televizyon kanalı el-Aksa televizyonu da intifadanın yayılmasında ve devam etmesinde büyük bir ol oynadı. Kanal, haberleriyle, teşvik edici ezgi ve marşlarıyla gençleri bıçaklama ve arabayla ezme olaylarına teşvik etmeye devam etti. Hamas’ın askeri kanadı 6 Kassam tugaylarının bu noktada suskun kalması, Hamas’ın intifadayı gölgelememe ve yeni bir cephe açmama isteği olarak yorumlandı.

İslami Cihad Hareketi liderlerinden Halid el-Batş, yaptığı açıklamada, Filistinli grupların şu dönemde İntifada'nın devam etmesine odaklandığını belirtti. Batş, "Biz kelimenin tam anlamıyla bir İntifada ile karşı karşıyayız. İntifada meydanı ise Kudüs ve Batı Şeria. Gazze'nin tutumu ise bu noktada destekleyici" ifadesini kullandı.

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Genel Sekreteri Ahmed Saadat, intifadanın devam ettirilmesi ve yayılması, Filistinliler ve işgalciler arasındaki ilişkinin başlıca niteliği haline getirilmesi çağrısında bulundu.

Saadat, esir tutulduğu Nefha Cezaevi’nden gönderdiği ve bugün (29 Ekim Perşembe) yayınlanan mektupta, intifada için ortak yönetim oluşturulması gerektiğini belirterek, hayati öneme sahip olduğunu söylediği mevcut aşamanın Filistinlilere tek bir seçeneği zorunlu kıldığını, o seçeneğin de direniş olduğunu söyledi.

Oslo Anlaşması’na bağlı kalmaya son vererek işgal rejimiyle başta güvenlik koordinasyonu olmak üzere tüm ilişkilerin kesilmesini isteyen Saadat, bölünmüşlük halinin sona erdirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Birlik ve bütünlüğün sağlanması için Filistin Kurtuluş Örgütü’nün yeniden yapılanması gerektiğini kaydeden Saadat, uluslararası siyasi projelerle intifadayı engelleme girişimlerine karşı da uyardı.

Saadat, Filistinlilerin birlik ve bütünlüklerinin sağlanmasının intifaya karşı kurulan komploları boşa çıkaracağını söyledi.

Fetih Hareketi ve Filistin Yönetimi

Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, olayları intifada olarak nitelendirilmesini yasakladı ve İsrail’e karşı herhangi bir askeri olaya kalkışmayı reddettiğini ve üçüncü bir intifadaya izin vermeyeceğini söyledi. Abbas, intifadayı Filistin halkını ve şehirlerini korumak adına reddettiğini belirterek herkesi barışçıl direnişe ve siyasi mücadeleye çağırdı.

Fetih hareketi sözcüsü Ahmet Assaf da Filistin halkının halk mücadelesine odaklanması ve ondan ayrılmaması gerektiğini belirterek Filistin Yönetiminin gerçekleştirdiği siyasi ve ekonomik başarılara dikkat çekti.

Abbas, Fetih hareketi yöneticileri ile 8 kasımda toplantı yaptı ve Batı Şeria sokaklarında meydana gelen çatışmaların arkasına düşmeme ve olayları büyütmemelerini talep etti. Bu ise Fetih hareketindeki çoğunluğun, özellikle de gençlik örgütünü katılmadığı bir görüş. Bazıları da Abbas’ın gençlik örgütü vasıtasıyla intifadaya katıldığını iddia ediyor.

Fetih hareketinin gençlik kolu, yaptığı açıklamada “intifadanın hedefinin özgürlük, işgalden kurtulmak ve başkenti Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması, esirlerin serbest bırakılması, mültecilerin geri dönmesi, yerleşim yerlerinin ve ayrım duvarının ortadan 7 kaldırılması” olduğunu ifade etti. Fetih gençliği, yüzleşmeye devam edilmesi ve direniş saflarına destek verilmesine vurgu yaptı. Fetih hareketinin gençlik kollarının hedefleri çok büyük ve Filistin yönetiminin açıklamalarına tamamen ters. Bununla beraber bu açıklamalar, Filistin gençlerindeki devrim ruhunun yansımalarını taşıyor. Bu açıklamalar, Fetih hareketi sözcüsü Fayiz Ebu Atiyye’nin açıklamalarıyla da örtüşüyor. Ebu Atiyye, intifadanın Filistin halkına ve meselesine birçok açıdan itibar kazandırdığını söylemişti.

Diğer taraftan Fetih hareketi içerisindeki devrimci yöneticilerden Abbas Zeki de meydana gelen olaylara destek verdiğini açıkladı ve işgalci israil ile bütün temas noktalarında yüzleşmek gerektiğini söyledi. Zeki şöyle dedi: İsrail ile güvenlik koordinasyonu, bir suçtur.” Dedi. Bununla beraber Abbas Zeki, Başkan Mahmud Abbas’ın kararına uydu ve olayların intifada olmadığını söyledi.

Sonuç olarak Filistin halkı, eşitli şekillerde işgalci İsrail’e direnmeye devam ediyor. Kudüs intifadası da siyasi ufkun kapanması, Arapların Filistin meselesine verdiklerin önemin azaldığı bir ortamda İsrail’in Batı Şeria, Gazze ve Kudüs’te ihlallerinin artmasından sonra patladı.

Bu vakıa karşısında intifada seçeneği, en ideal seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle de Filistin gruplar arasında intifadanın devam etmesi konusunda neredeyse bir görüş birliği ortaya çıkmışken. Sonuç olarak bu tutumlar, intifadanın isimlendirilmesinden ve araçlarından bağımsız olarak milli hedeflerinin taslağını oluşturuyor. Aynı şekilde gençlerin ve kadınların intifadaya katılmalarıyla Filistinli grupların siyasi hayata girmelerine fırsat tanıyarak daha fazla güç kazanmalarını sağlıyor.

Çeviri: Filistin Sahnesi

HABERE YORUM KAT