Filistin için yapabileceklerimiz

06.01.2009 14:17

Bekir Berat Özipek

Amerika’nın gözetiminde, sistematik bir etnik temizlik yapan ırkçı bir güçle karşı karşıyayız. Görünen o ki İsrail, dünyadan etkili bir tepki görmedikçe buna devam edecek.

Aslında uluslararası güç dengeleri, İsrail’in tarihin bundan sonrasının akışını değiştirmesi, sonu hiç gelmeyecek olan bir savaşa son vermesi ve çatışmaları kendisi için en avantajlı durumdayken kalıcı bir anlaşmayla sona erdirmesi için elverişli.

Ama bu avantajlı durum, aynı zamanda ona egemen iradenin gözlerini de bağlıyor. Milliyetçilik ve ırkçılık körlük yaptığı için, katliam ve yıldırmayla bölgede sağlayacağı ‘huzur’un bölge dışındaki maliyetini hesaplayamıyor; dünyada kendisine karşı yükselen öfkenin Yahudilere yönelik küresel nefret suçlarına dönüşeceğini görmüyor. Oysa Danimarka’da iki İsrail vatandaşının saldırıya uğradığına ilişkin haber bunun bir işareti. (Eğer bunu gördüğü halde yapıyorsa, bu kez çok daha patolojik, Nazi-benzeri bir zihniyetle karşı karşıyayız demektir).

İşte bu yüzden İsrail’i durdurmak gerek.

Herkes zalimliğe öfke duyuyor, ama pratik olarak etkili bir tepki ortaya koyan az. Özellikle iktidarlarını kendi halklarının onayına dayandıramayan, bu yüzden dış dinamiklere yaslanmak zorunda hisseden ve ABD ile arayı bozmamaya çalışan Ortadoğu rejimleri suskun. Yine şöyle veya böyle, barış için bir şeyler yapan Türkiye Hükümeti var. Ama onun da hareket alanı sınırlı. Çünkü bürokratik oligarşiye karşı verdiği varolma mücadelesinde dış dinamikleri ihmal edemiyor. Bürokratik oligarşi ise, -tıpkı Ortadoğu rejimleri gibi- toplumsal bir tabanı olmadığından dolayı dış dinamiklere (Batılı devletlere ve özellikle de ABD’ye) yaslanıyor ve bunu milliyetçi nutuklarla başarılı biçimde örtüyor. Çok eskilere gitmeye gerek yok; İsrail ile yapılan anlaşmaları ve Refah-Yol Hükümeti’nin bunları kabullenmek zorunda kalmasını hatırlayalım. Taraf’tan Lale Sarıibrahimoğlu, ‘anlaşmayı imzalayan İsrailli firmalar, kendi basınlarına Türkiye ile yaptıkları silah anlaşmasını duyurmasalar bizim bu anlaşmadan haberimiz olmayacaktı’ derken, aslında Türkiye’de bir açık toplumun veya demokrasinin varlığını tartışmaya açmamızı gerektirecek vahim bir duruma işaret ediyor.

Avrupalı devletlerden yana da umut yok.

Ama dünya devletlerden ve onlar arasındaki güç dengelerinden ibaret değil. Bugün dünyada, gittikçe gelişen, birbirinden haberdar olmaya ve ortak tutum almaya doğru evrilen bir küresel barış ve adalet hareketi var. Bugün için iktidarları değiştirmeye tek başına gücü yetmese de, kendi hükümetlerini zorlayan, siyasa oluşturma sürecinde onların denklemlerine girmeyi başaran ve aşağıdan gelen bir hareket bu.

Bu durumda dünyanın her yanındaki barış yanlılarının izlemeleri gereken en makul strateji, aşağıdan yukarıya doğru basınçla hükümetlerini zorlamak, onları sadece uluslararası güç dengelerini değil, toplumdan gelecek tepkileri de hesaba katacak biçimde tutum almaya ikna etmek gibi görünüyor.

Filistin’deki katliamı önlemek isteyen Türkiyeli bireyler ve topluluklar olarak yapabileceklerimizi küçümsemeyelim.

Küresel düzeyde, bu kanlı yolu takip ettiği sürece İsrail’in tecrit edilmesi için çalışmak ve geçmişte ırkçı Güney Afrika Cumhuriyeti’ne karşı başarıyla uygulanan sivil tepkileri yaygınlaştırmak, onu barışa zorlayacaktır.

İçeride de, başta İsrail ile yapılan askeri anlaşmaları masaya yatırmak, bizi yönetenlerden açıklama istemek, silah alım kararlarını ve ihaleleri gündeme getirmek de öyle. Tabii bunu sadece İsrailli silah firmalarıyla sınırlı tutmamak gerek; çünkü hiçbir silah firması barış istemez.

Yine içeride, siyasette normalleşmeyi başarmak, Filistin’den Osetya’ya kadar pek çok konuda daha adil ve barışçı bir dış politika izlemeyi de kolaylaştıracaktır. Demokratikleşmenin sağlanması ve başına buyruk bürokrasinin siyasete tabi kılınması, iktidar olmak için dış dinamiklere yaslanma ihtiyacını ortadan kaldıracaktır. Örneğin Kürt Sorununun çözümü, ‘anlık istihbarat’ları ve ‘heron’larıyla ABD ve İsrail’e duyulan ‘ihtiyacı’ sona erdirecektir.

Her durumda yapılabilecek bir şeyler var. Üstelik Filistin için yapacaklarımız, bu sorun olmasaydı bile, ‘kendimiz’ için de yapmamız gerekenleri ifade ediyor.

STAR

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim