Filistin Çocuklarına Bin Selam!

16.01.2009 14:33

Halime Gerçek

Dünya da yapılan araştırmaların birçoğu ve seçilen çocuklar üzerinde yapılan testlerin istatiksel bilgileri bizlere erken çocukluk dönemi dediğimiz 0-6 yaşın kişilik gelişimi, ileriki yaşlara taşıyacağı karakteri, belirli alışkanlıkların kazanılması, değer yargılarının oluşumu açısından önemli bir evreyi gösterdiğini kanıtlamıştır. Çocukların Çeşitli testlerle tutumları, olaylar karşısındaki tepkileri, psiko sosyal gelişimleri başlıklar oluşturulacak şekilde incelenmiştir. Bu gün ulaştığımız bu bilgiler; istatiksel bilgilere ulaşmak için seçilen çocukların standartları, çocuk dünyaları, oyunları, yaşadıkları coğrafyanın jeopolitik konumunun getirdiği kader çizgisi, toplumunun kazandırdığı kültür, değer algısı tüm çocuklar için standart edilebilir mi? Bu çalışmalar dünya üzerinde ve zor koşullarda yaşayan çocukları ne derece kapsamaktadır, dipnotuyla anılmaya muhtaçtır elbette.

Bir yanda yapılan çalışmaların değerlendirmeleriyle bizlere sonuçlar ezberleten çocuklar, diğer yanda bizlere ezber bozdururcasına bombaların düştüğü, ağır silahlardan mermilerin yağdığı topraklarında tüm dünyaya el açtırıp Kudüs için amin dedirten Gazze'nin cesur boylu çocukları. Bir çocuk; Mescid-i Aksa'yı göğsünde taşıdığı inançla koruyan, zafer hissiyatının sloganlarını İsrail katliamına gözünü kapayan tüm toplumların yüzüne savuran. Öte yanda başka bir çocuk kimi zaman okullarında kimi zaman sıcak evlerinde oyuncaklarının başında. Yaşadıkları toplumun sıkıntılı yaşam öyküsüne sahip çocuklardan ve daha farklı coğrafyalarda kendileri kadar şanslı olmayan çocukların hikayelerini bilmekten uzak sterilize edilmiş gerçek dışı bir hayatın masal kahramanıdır onlar. Filistin'in Kudüs fedaisi olma bilinciyle donanmış intifada çocuklarıyla bizim çocuklarımız kıyas tutmayacak iki farklı çocuk dünyasını karşımıza koymaktadır.

İsrail’in Filistin’e uyguladığı kıyım derbeder vicdanları dahi hizaya çekecek kadar büyük. Zulüm için biçilen siyon bayrağı ve efendileri Filistin topraklarına ölüm tohumları ekmektedirler. Ve bu tohumların çekirdeklerini elinde patlatacak Filistinli çocukların sahip olduğu dinamiğin çok fazla farkındalar. İsrail komplike bir planın taşlarını Filistin’de oturtmaya çalışmaktadır. Gazze’de rutin eğitim saatlerinde okullarında olan çocuklar bombalanmaktadırlar. Günlerdir süren saldırılarda ölen çocuk sayısı yüzlerle ifade edilmektedir. Bu gerçek İsral'in genç bir dinamiğe sahip Filistin halkının geleceği emanet ettikleri güçlü çekirdek kadrosu olan çocukların bombaların bilinçli adresi olduğunu göstermektedir.

Toprağının her karışına savaş hikayeleri yazarak varolan İsrail kendi çocuklarının bu yaşanan savaş ortamından ne kadar etkilendiğini saptamak ve bu travmanın atlatılması için neler yapılabilir sorusuna öneriler üretmek için disipline edilmiş çalışmalar düzenlemektedir. Çeşitli bölgelerinde yaşayan İsrailli çocuklar üzerinde sistemli gözlemler ve değerlendirmeler yapılarak savaşın olumsuz etkilerine karşı çocuklarını rehabilite etmektedir. Öte yandan savaşın mağduriyetini en şiddetli biçimde bağırlarında hisseden Filistin'in çocukları yaşadıkları travmanın derinliğini belki de hiç saptanmadan şehit olmaktadır. Filistin’de savaşın çocuklar üzerindeki etkisi ve bu etkinin oluşturduğu travmayı atlatmaya yönelik çözüm önerileri hiç konuşulmamaktadır. Çünkü savaş gündemini sürekli yenilemekte ve çocuklar Kudüs'e şehit verdikleri anne babalarından kutsal toprakların cesur askerleri olarak Filistin'i emanet almaktadırlar. Böylece savaş en acımasız yüzünü çocukların cansız bedenlerinde yüreklerimize düşmektedir.

Savaşın sürekli kendini yenilediği sıcak bir savaş ortamında doğan, büyüyen ve bu sosyal ortamdan beslenen çocukların yaşadıkları travmanın etkisi çok derindir. Bu travma çocuklarda; korku, gelecek kaygısı, güvensizlik gibi ilk akla gelen travmatik sıkıntıların yaşanmasına sebep olmaktadır. İsrail'in 1948 yıllarında boşalttığı işgalin ve uyguladığı zulmün canlı şahitleri, Filistin'in çocukları; savaşın büyüttüğü bir nesli temsil etmektedirler. Savaşın etkisi sonucu geleceğe dair kaygısını içinde derinleştiren çocuklar birer yetişkin olduklarında kendine güvenmeyen belki yeteneklerini fark etmeyen bireyler olacaklardır. Hayata dair hedefler belirleme konusunda daha isteksiz, tercihler yaparken daha kararsız olacaklardır. Savaşın kendini ekmek gibi su gibi hissettirdiği bir toplumda büyüyen çocukların yaşadığı travma ve bu travmanın oluşturduğu olumsuz etkilerin bütün hayatlarında onları takip edeceği açık bir gerçektir. Asıl üzerinde durulması gereken bu travmanın etkisini en aza indirecek çözüm önerileri oluşturabilmek ve Filistin'in çocuklarına umut tohumlarını ulaştırabilmektir. Direniş ruhunun aktörleri olan Filistin halkı ve çocukları intifada bilincini Kudüs topraklarından yüreklerimize taşımayı başarmışlardır. Aynı umudu bizlerde ümmetin çocuklarına taşımalıyız.

Filistin’de uygulanan savaşın canlı şahitleri olarak büyüyen çocuklara ve yaşadıkları travmaya yönelik birçok söz söylenmiştir. Bombalar altında büyüyen ve her gün yanı başlarında bir yakınının ölümüne şahit olan çocukların şiddete eğilimli oldukları ve bu topraklardaki şavaşın intikamıyla büyüdükleri işlenmiştir. Ancak Filistin'in bağrına savaşı kazıyan ve şiddetin bayraktarlığını yapan İsrail hangi travmanın intikamını almaktadır sorusu söylenen sözlerde eksik kalmaktadır. Savaş bayrağını sallayan el İsrail'e aittir acaba Nazi soykırımından çıkan ve ağır travma altında büyüyen o günün çocukları bu gün şiddet eğilimlerini mi kusmaktadırlar?

Zihinsel, psikolojik, sosyo duygusal açılardan gelişimlerini çok yakından takip ettiğimiz çocuklarımızın anne babaları olarak bizler çocuklarımızı Filistin'in çevresi kutsanan topraklarında ümmet bilinciyle beslenen duyguların büyüttüğü çocukların ruhlarını anlayabilecek kadar erdemli yetiştirmeyi ne derece başarabiliyoruz sorusu oldukça önemlidir. Geleceğe kuranın aydınlığıyla dönüştürdüğümüz zihinlerin taşıyıcılığını yapacak bir nesil yetiştirmek Kudüs yolundan geçmektedir. Ümmetin çocuklarının Filistin okulundan ve bu okulun intifada ruhuyla beslenen çocuklarından öğrenecek çok şeyi vardır. Çocuklarımızı bu okulun gündeminden uzak tutmak doğru bir tutum değildir.

  • Yorumlar 6
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim