FETÖ Soruşturması Mağduriyet Zincirini Uzatmaya Devam Ediyor

10.10.2016 14:08
FETÖ Soruşturması Mağduriyet Zincirini Uzatmaya Devam Ediyor
FETÖ soruşturması kapsamında nişan gecesi Ankara’da gözaltına alınıp Kars’a götürülen Şaziye Tural 20 gün süren gözaltıdan sonra çıkarıldığı ilk mahkemede tutuklandı.

HAKSÖZ-HABER

Konuya daha önce Hukuk 4. Sınıf öğrencisi kardeşi Adem Tural’ın sitemize gönderdiği mektupla yer verdiğimiz Şaziye Tural vakıası aslında FETÖ soruşturması adı altında ortaya çıkan ve gün geçtikçe daha da büyüyen kitlesel mağduriyetlerin, akıl tutulmasının sadece bir örneği.

Darbe soruşturması ve FETÖ ile mücadelede izlenen bu yolun çok da doğru bir yol olmadığını hep söyledik ve söylemeye devam edeceğiz. Kim ne derse desin kurunun yanında yaşın da yanabileceğini meşru görmedik, görmeyeceğiz.

Şaziye Tural’ın davasını yerinde takip eden kardeşi Adem Tural’ın ablasının tutuklanması üzerine kaleme aldığı ve sitemize gönderdiği mektubu ilginize sunuyoruz.:

"ADALETE YALNIZCA BİR HAKSIZLIĞA UĞRADIĞINIZDA İHTİYAÇ DUYMAYIN"

Daha önce ablam Şaziye Tural'ın gözaltına alınmasıyla ilgili bir mesaj atmıştım.

Ablam gözaltına alınmasının 14. günü savcılığa çıkarıldı ve aynı gün hakim kararıyla tutuklandı.

Dosyada gizlilik kararı olduğundan ablamın verdiği ifade dışındaki tutanaklara ulaşamadım.

CMK avukatı ve ablamla yaptığım görüşmenin ayrıntılarını sizlerle paylaşıyorum…

Ablam ifadesinde Kars'ta bulunduğu bir yıllık sürenin bir kısmında öğretmenlik bir kısmında ise ablalık yaptığını söylemiş.

Daha sonra ablalık görevini çeşitli sebeplerden dolayı yapamadığından cemaatten ayrıldığını ve Ankara'ya ailesinin yanına geldiğini söylemiş.

Burada KPSS'ye hazırlandığını ancak kazanamadığından dershanelere başvurduğunu söylemiş. Ardından Trabzon'da işe başladığını ve 17 Aralık’tan sonra ayrıldığını ve bir daha irtibat kurmadığını söylemiştir.

Ablamla beraber gözaltına alınıp savcılığa çıkarılan bir kız daha vardı.  O kız da 2012 yılında Kars'ta bulunmuş.

İkisinin ifadeleri yaklaşık 3-4 saat sürdü (ben de adliyede sonucu bekliyordum). Savcı, hangi somut delili bulduysa artık, ikisini de mahkemeye sevk etti. Hemen nöbetçi hakim çağrıldı. Hakim, ifadelere iki dakika bakıp tutuklusunuz deyip çekip gidiyor. İki kızın ifadeleri toplam sekiz sayfa ediyor. Buna bir de savcının gerekçesini eklediğimizde iki dakikada bu kadar yazıyı nasıl okuduğunu insan merak ediyor.

Avukata savcının gerekçesini sordum.  2011 yılında ablalık ve öğretmenlik yapmayı ve her ne kadar 17 Aralık’ın hemen akabinde ayrılsa da dershanelerinde çalışmış olmayı savcının FETÖ adlı terör örgütüne üye olmuş sayılmak için yeterli gördüğünü söyledi. Dershane maaşının dışında hiçbir para akışının olmadığı Bank Asya hesabı da savcıya göre somut delilmiş.

Ayrıca 2011 yılında ev hanımlarına yönelik sohbetleri de somut delilmiş.

Bir hukukçu olarak bu gerekçelerden utanç duyuyorum.

O zaman savcıları göreve davet ediyorum.  Mademki o yıllarda bunlar suçtu cumhurbaşkanı,  başbakan, bakanlar ve belediye başkanları hakkında suça teşvik ve suçluya yardım etmekten dolayı dava açmasını istiyorum!  Ama onlar tövbe ettiler, onların suçları yok değil mi?

Bu işin sorumluları belki farkında değiller ama bu yaptıklarının hem bu dünyada hem de ahirette çok acı sonuçları olacağı ortada.

Tutuklanan diğer kızın anne babası da Kars adliyesindeydi. Hepimiz tutuksuz yargılanma bekliyorduk. Kararı duyar duymaz o teyze öyle bir feryat etti ki buna yürek dayanmaz. O teyzenin ve onun gibi binlerce annenin feryadı ve bedduası ne FETÖ bırakır ne de AKP.  Bu işi kim organize ediyor bilmiyorum.  Hakimler hiç riske girmeden rahatça tutuklama kararı veriyorlar.

Her ne kadar ben demokrasiyle İslam’ın hakim kılınamayacağını düşünsem de akrabalarımdan pek çok kişi AKP'ye oy veriyordu ve Erdoğan'a karşı büyük bir sevgi besliyorlardı. Olayın ardından en az yirmi kişi aradı. Hepsi de başta FETÖ’ye sonra AKP'ye ve bu işin sorumlularına lanet okuyorlardı. Tutuklanan diğer kızın babası feryat ediyor; "Ben yıllardır AKP'ye bunun için mi oy verdim, darbe gecesi Ankara sokaklarına bunun için mi çıktım?  Yazıklar olsun!" diyordu. Şimdi bunun hesabını birileri yapsın.  Sadece benim tanıdığım şimdilik yirmi aile AKP'ye lanet okuyor. Darbeyle silahla hiç alakası olmayan binlerce insanın mağdur edildiğini düşünürsek ortaya çıkan rakamın büyüklüğü AKP'nin kendi ayağına sıktığını gösteriyor.

Bu işin hem hükümetin düşmesine hem de gelecek yıllarda nefretle dolmuş kitlelerin doğmasına sebep olacağı aşikârdır.

Şunu da belirtmek istiyorum: Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değil suçlunun kaçmasını ve delilleri yok etmesini önlemeye yönelik tedbirdir.

Savcıların odaları dosyalarla dolu. Savcının iddianameyi hazırlaması dahi belki aylar sürecek. Sonra çoğu insanın bir suçu olmadığını görecekler ama bu zulümler alınlarında kara bir leke olarak kalacaktır.

Adalete yalnızca bir adaletsizliğe uğradığınızda ihtiyaç duymayın…  Biz dünyada da ahirette de bu işin sorumlularından ve bu zulme sessiz kalanlardan davacıyız. Hepsini Allah'a havale ediyoruz. Şüphesiz Allah Hüküm verenlerin en Adilidir.

Selam ve dua ile.

ADEM TURAL

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim