Fethullah Gülen’in Cevaplaması Beklenen Sorular

12.10.2012 12:17
Fethullah Gülen’in Cevaplaması Beklenen Sorular
Yusuf Kaplan Yeni Şafak’ta bugünkü yazısında Fethullah Gülen’e yaptıkları ziyareti değerlendirmiş ve bazı sorular sormuş.

HAKSÖZ HABER

ABD-Pennsylvania’da Fethullah Gülen’in kaldığı çiftliğe yaptıkları ziyarete ilişkin izlenimlerini aktaran Yusuf Kaplan ziyaret esnasında sormak istediği ama nezaketen soramadığı soruları sıralamış. Sorular önemli. Fethullah Gülen hareketinin İslam dünyasındaki gelişmeler konusunda takındığı tutuma ve oynadığı role dair geniş bir kesimde biriken kuşku ve eleştirileri içeriyor. Umarız Fethullah Gülen’in kendisi yada bu cemaatinin yetkili bir ismi bu sorulara makul ve tatmin edici cevaplar verir.

Yusuf Kaplan’ın "soracağım sorular kısaca şunlardı" diye 10 maddede sıraladığı sorular şunlar:

1-Özelde ABD'nin, genelde küresel sistemin, İslâm dünyasında yaklaşık çeyrek asırdır uyguladığı İslâm'ın protestanlaştırılması, İslâmî söylemlerin ve hareketlerin küresel sisteme -itiraz etmeyecek şekilde- entegre edilerek 'ehlileştirilmesi' konusunda ne düşünüyordu Hocaefendi?

2-'Ilımlı İslâm' olarak da adlandırılan İslâm'ın protestanlaştırılması projesinin, İslâm'ı -tıpkı Hıristiyanlık gibi- hayattan uzaklaştırarak bireysel bir inanç meselesine indirgeyeceği tehlikesini öngörüyor muydu?

3-Gayr-i müslimlerle kurulan diyalog, iletişim ve ilişkiler, Müslüman cemaatler de kurulabiliyor muydu? Cemaat, İslâmî cemaatlerle istişarelerde bulunuyor muydu? Cemaatin hükümetle ilişkilerinin seyri konusunda neler düşünüyordu?

4-Cemaatin bir medeniyet fikri var mıydı? İttihad-ı İslâm konusunda bir girişimleri sözkonusu muydu?

5-Cemaatin, İslâmî ilim, irfan ve hikmet geleneğini özümsemiş ve dünyanın düşünce birikimini de iyi tanıyan bir öncü kuşak yetiştirme çabası var mı/ydı?

5-Cemaat, neden çaplı yazarlar, düşünürler, edebiyatçılar, sanatçılar yetiştiremiyordu?

6-Cemaatin küre ölçekli eğitim faaliyetleri her türlü takdirin üstündeydi. Ama cemaatin, dünyaya sunulabilecek imajinatif bir İslâmî eğitim modeli geliştirme çabası var mıydı?

7-Bu kadar büyüyen bir oluşumun, küresel güçler tarafından kontrol edilmesine karşı ne tür önlemler alınıyor/du acaba?

8-Risalelerin sadeleştirilmesi konusunda ne düşünüyordu? Bu konuda Bediüzzaman'ın yaşayan talebelerinin yazdıkları mektubun kendisine iletilmesinin engellenmesini nasıl izah ediyordu?

9-Cemaatin, fazlasıyla siyasileştiği yönündeki eleştirileri nasıl değerlendiriyor/du?

10-Zaman gazetesinde, İslâmcılık karşıtı, genellemeci, şirazesiz, bazı İslâmî kesinleri rencide eden ağır yazıların yayımlanması konusunda ne düşünüyordu?

Kürt sorununun sihirli formülü mü vardı? 

Yusuf Kaplan’ın yazısında dikkat çekici bir nokta ise Fethullah Gülen’in Kürt sorununun çözümüne yönelik dile getirdiği bir yakınması. Yusuf Kaplan, Fethullah Gülen’den iktibasla şunları yazmış:

“5 yıl önce, Kürt meselesi konusunda bölge halkıyla bütünleşmeyi, hemdert olmayı, insanlarımızın gönüllerini fethetmeyi sağlayacak bir öneride bulunduk hükümetimize. Bu öneriler dikkate alınmış olsaydı, mesele, Allah-u a'lem, bu noktalara gelmeyebilirdi.”

Doğrusu bu çok büyük iddianın arka planını merak etmemek imkânsız. Mamafih, iddianın oldukça abartılı olduğunu görmemek de aynı şekilde!

Şöyle ki, Kürt sorunu gibi yakıcı ve derin bir soruna tek bir öneri ve projeyle çözüm bulma çabasının ne kadar makul ve mantıklı olabileceği ister istemez kuşku uyandırıyor. Ayrıca Fethullah Gülen cemaatinin Kürdistan coğrafyasında zaten devlet desteğiyle yoğun bir faaliyet yürüttüğü de biliniyor. Yaptıklarından daha ötede ne yapmak istedikleri, ne tür imkânlar talep ettikleri ya da devlete adeta sihirli formül şeklinde algıladıkları ne önerdiklerini bilmiyoruz ama her şeyin çok farklı gelişebileceği yaklaşımının oldukça abartılı olduğunu söyleyebiliriz. Bu yakınma-hayıflanma ifadelerinde hükümete karşı Fethullah Gülen cemaati bünyesinde son zamanlarda giderek yükseltilen muhalif-eleştirel tutumun payı ve etkisi ise doğal olarak merak uyandıran bir başka boyutu teşkil ediyor. 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Nazırhan Şener
13 Kasım 2012 Salı 18:28
NEZAKET
Nezaketen sormamış. Çok ilginç. Üstelik, hayli yumuşatılmışken sorular. Şimdi yurda döndükten sonra bunu böyle ifşa etmenin nezaketsizlik olmadığını düşünüyor olmalı.
Ahmet Murat Kaya
14 Ekim 2012 Pazar 13:29
Gülen daha tutarlı
Hiçbir cemaat, dernek ya da örgütlü herhangi bir çaba içinde görmediğimiz, polemiklerini kişisel kariyer, gündem olmak, ya da "çorbada tuzu bulunmak" kabilinden sandığım Yusuf Kaplan'ın ele alınır tarafı yoktur. Nezaketten soramamışmış da, falanmış da filanmış..
Gülen'e kızarsın başka, (eleştiri başlıklarımızı saklı tutarak) ama Gülen bir şeye inanmış ve bu uğurda yıllardır örgütlü çaba gösteriyor. İnsan yetiştiriyor, gündem belirliyor.
Sen ne yapıyorsun.Onca sözünden geriye kalan yekün nedir? "medeniyet" diye bir (hadi çekinmeden söyleyelim) saçma sapan noktaya saplanmışsın, konuşup durursun.
Maç 90 dakika ama, maç yorumcuları bir hafta tartışıyorya, onun gibi elalemin yapıp etmelerini diline dolamışsın, kendince buradan kişisel karizma devşireceksin.
Gülen seni niye cevaplasın ki? Neden ciddiye alsın?
İsmail HÜSEYİNOĞLU
13 Ekim 2012 Cumartesi 12:59
Bu Cesaretle... Neler Yapılmaz ki...?
Adam ABD'lere kadar gitmiş... Hoca Efendilerinin kabulüne Mazhar(?) olmuşlar... Fakaaat Dilinin ucuna gelenleri Edeplerinden Soramamışlar(?)
Sen Doğru oturup doğru konuşabilir misin...?
Gel ŞunaCesaretimden(!?) Desene...!
Bu Güzel Ülkemiz Ne Hallere Düşürülmüş...?
Bir Gazeteci, Bir Cemaat Liderine, Herkjesin-Herkese Sorabileceği Soruları Sormaya dahi Cesaret edmiyor...!
İmkanı8m olsa, Bu Arkadaşa "Yüksek Cesaret Ödülü" Verirdim..!?
hamdi
13 Ekim 2012 Cumartesi 12:23
...
Bu soruları samimiyetle ve doğruluk ile cevaplamak , yıllardır çalışılıp didinilen her şeyi çöpe atmakla eşdeğer bir itiraftan ibaret olur ki böyle bir şeyi asla bekleyemiyorum hatta umamıyorum.
CEVDET KARAMAN
13 Ekim 2012 Cumartesi 11:54
ORDA SORMADIYSAN
Yüzyüze soramdığın soruyu gazete vasıtasıyla el alemin önünde sorman daha büyük bir nezaketsizlik değil.Keşke orada hocanın kendisine sorsaydın soruları.Cevaplarını da dönüşte yazardın.Gazetecilik buysa......................
kamil koç
13 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
sulu ayn
hocamızın üstüne fazla gitmeyin.
aglar ha!!!
ali ak
12 Ekim 2012 Cuma 23:15
art niyet
90 ların başında o zamanki bdp lileride tv ye çıkarırlardı sonra apo ve pkk terörmü icra ediyor diye sorarlardı yani şimdi yusuf kaplanda aynı ulusalcı mantığıyla hocaefendinin cevaplayamayacağını bildiği sorular sormuş hoca efendinin bir sürü yanlışı var ama ben nedense art niyetli olduğuna inanmıyorum
yüksel
12 Ekim 2012 Cuma 19:50
edeb
ya kardesim iyide bu sorulan sorular ın neresınde edepsizlik var ki. beyfendi edebımden soramadım diyor.. oraya kadar gitmissin hocaefendinin yuzune soramadıgın meseleleri gazete de yazıyosun.. tohaf çelişki var.. benim aklıma takılsa bu sorular sorardım hocaefendiye..
Muharrem Baykul
12 Ekim 2012 Cuma 18:38
İnşaallah 1. elden cevaplanır.
Yusuf Kaplan'ın sormak isteği sorular gerçekten cevabını birçok müslümanın beklediği sorular. Bu yazı vesilesiyle belki cemaat bu soruları hocaefendiye ulaştırır ya da sorulardaki yaşayan talebelerin mektubu gibi ulaşması engellenebilir. Birincisinin olması güzel olurdu.
ibrahim senyigit
12 Ekim 2012 Cuma 15:00
bir sory
Birde şuna cevap verse muhterem. Müslümanlara karşı merhametli küfre karşı sedid olması gerektigini emreder rabbimiz. Kuffara karşı son derece merhametli (israilde ölen her insana ağlar muhterem) müslümanlara karşı bu vurdumduymazligi (iraktaki milyonlarca müslümanlara,zaman gazetesi üzerinden müslümanlara karşı bu ayarsizlik) kitabın neresinden okuyor
Diğer Haberler
DÜŞÜNCE PLATFORMU
PANO
İKTİBASLAR
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 524 10 28 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim