1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Fethullah Gülen Hareketi Alternatif Bir Model Olabilir mi?
Fethullah Gülen Hareketi Alternatif Bir Model Olabilir mi?

Fethullah Gülen Hareketi Alternatif Bir Model Olabilir mi?

Özgür-Der İzmir şubesinde "Fethullah Gülen hareketi alternatif bir model olabilir mi?’’ konulu bir semineri Hamza Türkmen tebliğ etti.

A+A-

Özgür-Der İzmir şubesinde ''Fethullah Gülen hareketi alternatif bir model olabilir mi?'' konulu bir seminer tebliğ eden Hamza Türkmen;  Ali Bulaç 'ın Din-Kent-Cemaat adlı kitabında Gülen cemaatini sosyolojik bir analize tabi tutarak moderniteye karşı bir model olarak sunduğunu belirtti. Nüfusun büyük bir bölümünün artık şehirlerde yaşadığı bir zaman diliminde kent-din-cemaat olgusunun tartışılmasının önemine rağmen, kitabın İslami camiada yeterince tartışılmamasının üzücü olduğunu ifade etti.

Hamza Türkmen; sanayileşme döneminde Batı da cemaat yapılarında çözülmeye yol açtı. Cemaatten cemiyete giden süreç sekülerleşmeyi ve bireyselleşmeyi de beraberinde getirdi. Ancak refah ve özgürlük söylemi ile çözülüp bireyselleşen kişilerin manevi motivasyon ve güvenlik sorunları oluşmuştu.

Max Weber Protestan ahlak anlayışı ile kapitalizme uygun din anlayışı yaratıp hakim sınıfın vicdanını rahatlatmıştır. Şerif Mardin ise Türkiye cumhuriyetini kuran Kemalist kadroların sosyal hayatta insanların etik değerler ve dini motivasyon ihtiyaçlarını görmezden geldiğini ifade eder.

Ulus devletin neden olduğu manevi boşluğu köyden kente göç eden cemaat yapıları doldurmuştur. Şehre göç eden kitleler kendi içlerinde gettolaştılar. Gettolar içinde sağcı,devletçi,milliyetçi eksen dairesinde Nakşi,Kadiri,Süleymancı,Nurcu dayanışma ve tarikatlaşmalar güç kazandı.

Kent yaşamının tehlikelerinden korunma, dayanışma ve yardımlaşma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla özellikle alt gelir grubundaki kesimler Nakşî, Kadiri, Süleymancı gibi tarikatlara yöneldi.

Orta gelir düzeyindeki kesimler ise Fethullah Gülen cemaatine yöneldi. Gülen cemaati, gettolaşmayı Ali Bulaç'a göre, kolejler ve diyalogla aşmaya çalıştı. Ancak Gülen cemaatinin diyalog anlayışı, emri bil maruf ilkesini gözetmeyen, her kesimi kucaklayan bir teması içermektedir.

F.Gülen; ulusal sistemle çatışmamayı önemsemekte, askeriyeyi övmekte, milli değerleri vahdetin araçları olarak devreye sokabilmektedir.

Gülen'in mehdi beklentisinin iman ehline kuvvet vereceği anlayışı da Kurani usul açısından tashihi gerektirmektedir.

Kendi entelektüellerini üretememesi, yayın organlarında liberal ve milliyetçi kökenli düşünürleri bulundurması, cemaatin 2. Ve 3. Nesillerinde zihniyet değişikliği yaratması da ihtimal dâhilindedir.

Gülen'in kapitalist düzende cemaati bir korunak olarak önermesi fıtri bir yaklaşımdır. Ancak cemaat kapitalizme alternatif alanlar mı açmakta yoksa piyasa koşullarında motivasyon sağlayan muhafazakar bir din anlayışı mı oluşturmaktadır sorusu üzerinde dikkatle durulması gereken bir konudur.

Tevhidi uyanış sürecindeki Müslümanlar ise Kuran ve sahih sünnet ile hayatı okurken sünnetullahı gözeten, tarih toplum değerlendirmesi yapabilen, tertil fıkhını oluşturmuş, şehadet bilincini kuşanmış, vahyi sosyal hayatta müşahhaslaştırmış alternatif bir cemaat oluşturmalıdır. ''diye konuştu.

Seminer soruların cevaplandırılması ile son buldu.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum