1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. Ferda 37 sayfa, Osman’dan niye tek satır yok?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Ferda 37 sayfa, Osman’dan niye tek satır yok?

A+A-

Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün eşi Ferda Paksüt dün savcıya ifade verdi..

Tam 5.5 saat ve 37 sayfa..

Anlaşıldığı kadarı ile, öyle iki tane telefon konuşması değil, Ferda hanıma sorulanlar..

Ciddi ciddi, Ergenekon terör örgütü dosyasında “şüpheli” konumunda Ferda hanım.

Şu anlık kamuoyuna intikal eden, Turhan Çömez ile yapılan telefon konuşmaları.

Ama, o telefon konuşmalarında, terör örgütü sanığı ile sadece Ferda hanım görüşmüyor ki..

Aynı anda, Ferda hanımın eşi Osman Paksüt ile de görüşülüyor..

Öyle ise soru şu: Ferda hanım ifade veriyor da, Osman bey niye vermiyor?

Cevabı da şöyle: Osman beyin dokunulmazlığı var!

Milletvekili dokunulmazlığına kafayı takanlara duyurulur!

Milletvekilleri için, 4 yıllık yasama dönemi bitince, yargılanma imkanı var!

Ama Anayasa Mahkemesi Başkanvekili için, eğer şimdi bir karar alınamazsa, yıllar sonra hiç alınamaz!

Sonuçta da, eğer bir suç var ise, yapılan ile kalınmış olur! Sorgulanamadan, ceza almadan!..

İşe bakın.. Kadın sorgulanıyor, ama kocası sorgulanamıyor!

Ve bu durum çok normalmiş gibi, yaşananları olağan şekilde izliyoruz..

Oysa akıl da, hukuk da, Ferda hanımdan önce, Osman beyin ifadesinin alınması gerektiğini söylüyor..

Niye mi?

Yorumla değil, kanunla cevap verelim.

Konu, Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun’da düzenleniyor!

55. maddenin başlığı şöyle: “Başkan ve üyelerin şahsi ve görevle ilgili suçları”

Madde metni de şöyle: “Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyelerinin görevlerinden doğan veya görevleri sırasında işledikleri suçlarla şahsi suçları için soruşturma açılması Anayasa Mahkemesi’nin kararına bağlıdır.”

Böylece, size genel kuralı aktarmış olduk. 

Başkan veya üyelerden birisi, görevle ilgili olsun olmasın, herhangi bir suç işlerse, en basitinden en ağırına kadar, Anayasa Mahkemesi’nin kararı olacak ki, sorgulanabilsin!

Peki bu genel kuralın istisnası yok mu? Var..

İstisnayı da aynı maddeden aktaralım: “Ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde hazırlık soruşturması ve ilk soruşturma genel hükümlere tabidir.”

Demek ki, genel kural olarak verdiğimiz, “Anayasa Mahkemesi üyeleri, bu mahkemenin bir kararı olmadan sorgulanamaz” düzenlemesi, iki şartın birlikte bulunduğu ihtimallerde uygulanmazmış. 

Nedir o iki şart? Bir; suç ağır cezalık suç olacak.. İki; suçüstü olacak.

Örneğin adam öldürme gibi, ağır cezalık bir eylemde, suçüstü durumu da var ise, artık soruşturma genel kurallara bağlı.

Yani senin-benim hakkımda, savcı nasıl soruşturma yapıyorsa, Anayasa Mahkemesi üyesi için de aynı şekilde, izin mizin almadan, soruşturma yapma imkanı var!

Gelelim somut olayımıza.. Ferda hanımın suçlandığı, ifade verdiği, ama Osman beyin ifadesine başvurulamadığı olaya.

Somut olay, ağır cezalık bir suç içeriyor mu?

Tartışma bile yok..

Yargılama; Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılıyor.

Savcımız da, Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nin savcısı..

Suçun ağır cezalık olmasında bir tereddüt yok!

Peki, ikinci şart olan, “suçüstü hali” olması durumu, somut olayda var mı?

Bence bu da var!

Her ne kadar “suçüstü” kavramı, lafzî olarak yorumlanıp, sanki suç işlenir işlenmez sanığın yakalanması halini öngörüyormuş gibi düşünülüyor ise de, aslında “suçun delillerinin çok somut olması” anlamına geldiği açık!

Bir kişinin, sokakta birisini öldürüp, tam kaçacağı sırada polis tarafından yakalanması suçüstü hali..

Peki, cinayetin işlenmesi hali, MOBESE kameralarında net olarak kayıtlı ise, bunun da suçüstü hali olarak yorumlanmasında ne sakınca var?

Kanunkoyucunun suçüstünden kastı; eylem ile sanık arasında illiyet bağının “tartışmasız” şekilde kurulmasının sağlanması. MOBESEkayıtları da, bu ilgiyi kuruyor işte.

Aynı şekilde, telefon görüşmeleri ve diğer deliller, Osman Paksüt’ün örgüt üyeleri ile ilişkisini ortaya koyuyorsa, (ki eşinin 5 saat süren ifadesi, bize bunun varlığını doğrulatıyor) suçüstü halinin de gerçekleştiği ortada değil mi?

O zaman?

O zaman, iş savcıya düşüyor. Ferda hanım gibi, Osman beyi de çağıracak ve ifadesini alacak! Çünkü kanun böyle emrediyor!

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT