1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Feda-Der Üyeleri Suriyeli Mülteciler İçin Buluştu
Feda-Der Üyeleri Suriyeli Mülteciler İçin Buluştu

Feda-Der Üyeleri Suriyeli Mülteciler İçin Buluştu

Ereğli'de faaliyet gösteren FEDA-DER 'Suriyeli Kardeşlerimiz Aç Kalmasın' sloganı ile Suriyeli mülteciler yararına pazar günü Şinasibey Restaurantta bir kahvaltı düzenledi.

A+A-

Kdz.Ereğli' de faaliyet yürüten Fikir ve Eğitim İçin Dayanışma ve Adalet Derneği ( FEDA-DER) 'Suriyeli Kardeşlerimiz Aç Kalmasın' sloganı ile Suriyeli mülteciler yararına pazar günü Şinasibey Restaurantta bir kahvaltı düzenledi.

Kahvaltıya Zehra Türkmen ve Hamza Türkmen konuşmacı olarak katıldı.

fedar-der-20121210-5.jpgİlk olarak kürsüye çıkan Zehra Türkmen, Marmara Gemisinde Gazze Ablukasını kırmak için yola çıkan Suriyeli Şaza Bukeratinin ve 16 yaşında Suriye direnişinde şehit düşen oğlu Ömer’in adanış öyküsünü aktardı. Türkmen yaptığı konuşmasında:

"Suriye’de şehit düşen Ömer Bukerati’nin annesi Şaza Hanım’la Haksöz Dergisi için yaptığım röportaj mümin bir annenin vakur ve örnek duruşunu göstermesi açısından ilgi çekici. Bukerati, Ömer’in iç dünyası kadar, Müslümanların Suriye direnişiyle imtihanı hakkında da açıklamalar yapıyor. Oğlu Ömer için hamile kaldığında Allah’a yaptığı bir duayı aktarıyor Şaza Hanım, “Benim iki oğlum erkek mi kız mı olacağını rabbim bilir, ama Hz. Meryem’in annesi İmranın karısı nasıl ki karnındaki bebeği mabede ve Allaha adadıysa ben de karnımdaki çocuğumu rabbime adadım.” Oğlum Ömer hayata küsmüş arkadaşları olmayan bir genç değildi diyor Şaza hanım. O aksine hayat dolu resim yapmasını seven iyi derecede gitar çalan hayat dolu bir gençti. Oğlum zor olanı seçti 16 yaşında Rabbi için ebedi olanı seçti.”

Zehra hanım konuşmasının devamında röportaj için Şaza Bukeratinin evine oğlu Ömer’in şehadetininin ardından gittiğini belirterek; Bizim örfümüzde geleneğimizde ölü evinde yas tutulur yüksek sesli ağlaşmalar olur. Kapıda bizleri karşıladığında son derece güler yüzlü bir ifadeyle karşıladı bizleri. Ev de bizlerle birlikte taziyeye gelen Türkiyeli Müslümanlar Şehid anasının yasını paylaşmak için gözyaşı döküyorlardı. Bir süre bu duruma seyirci kalan Şaza hanım evinin cenaze evi olmadığını oğlunun ebedi saadeti yiğitçe bir direnişin ardından tercih ettiğini söyledi. “

Evim Düğün evidir yas evi değildir.” Sözünü yaşlı gözlerle söylemiyordu. Gülümsüyordu bizlere..

Suriye’de şehit düşen Ömer Bukerati’nin annesi Şaza Hanım’la yapılan röportaj mümin bir annenin vakur ve örnek duruşunu göstermesi açısından ilgi çekici. Bukerati, Ömer’in iç dünyası kadar, Müslümanların Suriye direnişiyle imtihanı hakkında da açıklamalar yapıyor.

Zehra Hanım konuşmasına İstanbul’a yerleşmek zorunda kalmış Suriyeli Muhacirlerle ilgili yardım çalışmalarını aktararak devam etti; “evlerine ulaşabildiğimiz mültecilere ‘–bir isteğiniz ihtiyacınız var mı?-‘ şeklinde sorduğumuzda bizleri geri çevirerek ihtiyaçlarının olmadığını belirtiyorlardı. Akabinde evlerini ziyaret ettiğimizde evde eskimiş bir halı veya döşek var veya yok mutfakta ise zaten bir şey olmadığını görüyoruz. Bir mültecinin evine götürdüğümüz yardımları teslim ederken poşetlerin içinden çıkan altışar adet iki paket su bardağının birini bizlere, “Vallahi bu ortamda ikincisi haramdır.” diyerek geri uzattı." dedi.

fedar-der-20121210-6.jpgZehra Türkmen’in ardından kürsüye Hamza Türkmen çıktı. Türkmen konuşmasına Ortadoğu’nun parçalanışından ve İsrail’in Filistin topraklarını işgalinden söz ederek başladı. Hamza Türkmen'in yaptığı konuşmada:

“Suriye’deki Mücadele Filistin’dekiyle Aynı İstikamettedir”

"Aslında gündeme aldığımız Suriye’den önce Biladı Şam’dır. Biladı Şam’ın bütün olarak özgürlüğüdür. “I. Dünya savaşı galipleri, Biladı Şam’ı beşe böldüler. Suriye, Harran ovası, Ürdün, Lübnan ve Filistin. Bir de bu bölgemizi böldükten sonra 1947’de Siyonist İsrail devletini kurdular.” diyen Türkmen, bugün Şam’da yaşanan mücadelenin bu anlamda Filistin mücadelesinden farklı olmadığını “Suriye’deki mücadele Filistin intifadası ile aynı istikamettedir. İkisinde de gaye Bilad-ı Şam’ı özgürleştirmektir.” sözleriyle tanımladı. “19 ay içerisinde Suriye’de muhaliflerden 40 bine yakın kardeşimiz katledildi.10 binlercesi tutsak ve kayıp.400 bine yakın dışarıda,2,5 milyona yakın içeride muhacir. Kış geliyor, en başta çadıra, battaniyeye ihtiyaçları var.” diyen Türkmen Suriyeli Müslümanların acil yardıma ihtiyaçları olduklarını hatırlattı.

“Suriye’deki Direniş Emperyalistleri Rahatsız Ediyor”

“Suriye direnişinin İslami rengi ABD’yi de, İsrail’i de, Rusya’yı da rahatsız etmektedir. Suriyeli muhalif kardeşlerimiz ‘Allahtan başka yardımcımız yok’ bilinciyle davranmaktadırlar. Türkiye’de Suriye direnişi kapitalist medyada ve ayrıca Atatürkçü, Alevi, Sosyalist, laik, liberal güçlerin bazı küçük eylemleriyle eleştiriliyor. İftiralarla zihinler bulandırılmaya çalışılıyor. Ayrıca İran halkının önemli bir kısmı direnişin yanında yer alırken İran yönetimi de Esed rejiminin yanında yer alıyor. Türkiye’deki hükümet ABD, AB, Rusya ve İran’la ilişkileri bozma pahasına tarihi ve kültürel akrabalığı ön plana çıkartarak direnişin arkasında duruyor. Bu tavra teşekkür ediyoruz.” diyen Türkmen, Suriye intifadasının uluslararası arenada nasıl karşılandığını açıkladı.

Geniş katılımın olduğu gözlenen kahvaltıda; Suriyeli Mülteciler için yardım kampanyalarına devam edileceği ve bu çalışmaları geniş kitlelere duyurulması gerekliliği vurgulandı.

fedar-der-20121210-2.jpg

fedar-der-20121210-3.jpg

fedar-der-20121210-3.jpg

fedar-der-20121210-4.jpgfedar-der-20121210-7.jpg

 

HABERE YORUM KAT

3 Yorum