Hayrettin Karaman

Hayrettin Karaman

Yazarın Tüm Yazıları >

Faiz

A+A-

S- Günümüzde faiz konusu tartışılırken, Hz. Peygamber (S) zamanında banka olmadığı ve faizin de bugün anladığımızın ötesinde bir mâna taşıdığı söyleniyor..

Cevap:

Banka –diğer işleri yanında en önemlisi- faizli kredi işleminin kurumlaşmış şeklidir. İslam, nerede ve nasıl yapılırsa yapılsın faiz alıp vermeyi haram kılmıştır. Zaruret hali dışında faizli kredi alıp veren ister özel şahıs, ister banka ve kurum olsun yapılan faizciliktir ve haramdır.

Bugün bazı kumar çeşitlerini devlet işletiyor veya devlete bağlı bazı kurumlar kumarcılık yapıyorlar. Yine devlet, sigara ve içki üretme işini bakanlıklarından birine görev olarak veriyor. Hz. Peygamber zamanında bunları devlet değil de fertler yapıyordu diye hüküm değişmez; sarhoşluk veren nesnelerin üretimi, alım satımı haramdır. Kumarı kim oynatırsa oynatsın haramdır.

Hz. Peygamber zamanında "borcun vadesinde ödenmemesi sebebiyle, daha önceki faizin de anaparaya eklenerek yeniden faize bağlanması ve giderek borcun katlanması şeklindeki faizciliğin yanında ilk akitte şart koşulan faiz de var idi. Kur'an-ı Kerim hem "katlı faiz"i, hem de mutlak manada (katlı olsun olmasın) faizi yasaklayan ayetler getirdi. Peygamberimiz (s.a.) de inceden inceye tarif ederek, misallerle açıklayarak faizin ne olduğunu ortaya koydu. Bu tariflere göre bugün, bankaların, başta şart koşarak, belirleyerek, teahhüt ederek yüz lirayı bir aylığına yüz bir lira karşılığında satması (% 1 ile kredi vermesi) de faizdir ve haramdır.

İslam, vâde farkı ile mal alım ve satımını caiz görmüş, vade farkı ile para alım satımını haram kılmıştır. Faizli finansmana karşı, bunun yerini tutmak üzere de ortaklığı tavsiye etmiştir. Kâr ve zarara ortaklıkla elde edilen sermaye daha ucuza mal edileceği için hizmet ve mal üretimi de daha ucuz olacak, çoğu dar gelirli insanların yaşadığı ülkeler ve dünyada, faiz ortadan kalkarsa hizmet ve malı, faiz miktarı (girdisi) kadar ucuza alıp kullanma imkanı oluşacaktır.

Bir hadiste (kutsi hadiste) Allah Tealâ, "İki kişi iyi niyetle ortak olduklarında üçüncü ortakları ben olurum (bu ortaklığı bereketli kılarım), ortaklardan biri hainlik yaparsa, emanete hiyanet ederse ben aradan çıkarım" buyuruyor.

Günümüzde banka kredisi ile iş yapanların önemli bir kısmı iflas ediyor, evini barkını da kaybediyor. Bankaya borcunu ödeyemeyenlerin borçları durmadan artıyor ve katlanıyor.

Halktan para toplayıp holding kuranların da bir kısmı ehliyetsiz veya ahlaksız oldukları için paraları çarçur ediyor, batırıyor, milyonlarca insanın canını yakıyorlar. Bu yüzden, aslı rahmet ve bereket olan ortaklık da işler bir alternatif olmaktan çıkıyor. Ama yine de Müslümanların yapacakları şey, sözüyle değil özüyle de Müslüman olanlarla işbirliği yapmak ve ortaklık yoluyla büyük sermayelerin toplanabileceğini, helal yoldan kazançların sağlanabileceğini dünyaya ispat etmektir.

Yeni Şafak gazetesi

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum