AHMET MARUF DEMİR

AHMET MARUF DEMİR

Yazarın Tüm Yazıları >

Ey Süleyman

A+A-

Ey Süleyman…

Kurşun izlerini taşıyor şimdi, Sinagog kürsüsünde levhalar

Ölümlerin bedelidir, yakılıyor Ulu Cami minberinde ağıtlar

Mıhlanan duaların ayinine şahit, Surp Giragos’da mihraplar

 

Ey Süleyman…

Şeyh’in meydanında, sabilerin yün saçını savurmuyor rüzgâr

Aslanlı çeşmede şarıldayan bereket su yerine, ağzında kanlar

Hevsel gül bahçesinden, barut kokluyor elleri kınalı nişanlılar

 

Ey Süleyman…

Toprak kana doymamış Hüsrev’de, diri diri şühedayı ağlattılar

Üstüne yağıyor Behram’da, günahlarının karşılığı tüm belalar

Halid’in kabri yetmedi, İç Kale’de Seni de bağrından vurdular

 

Ey Süleyman…

İkisi ölü, iki yaralı ayakları, minareyi gövdesinden ayırdılar

Koparıp ayak parmaklarını, köprünün on gözüne savurdular

Sur dibine gömüp koca tarihi, mezar taşına fermanını kazıdılar

 

Ey Süleyman…

Süt beyazı tülbentleri altında, kırlaşmış gözyaşlarını akıttılar

Düşürmeden hendeğe, omuzlarına biriken kederleri taşıttılar

Nasırlı son ömründe, torunlarını güvercin yüreğinden uçurdular

 

Ey Süleyman…

Ölüyor artık yavaş yavaş ve küçe başlarında oturmuyor yaşlılar

Ölüyor artık yavaş yavaş ve pencerelerinde konuşmuyor kızlar

Ölüyor artık yavaş yavaş ve şehire uzaklardan okunuyor salalar

 

Ey Süleyman…

Ölümden bir Dicle kaçar gibi, önümden öyle akıyor o aziz insanlar

YAZIYA YORUM KAT