1. YAZARLAR

  2. Mehmet Koçak

  3. Eve dönüş mü? Mübarek oldukça asla...
Mehmet Koçak

Mehmet Koçak

Yazarın Tüm Yazıları >

Eve dönüş mü? Mübarek oldukça asla...

A+A-

Tüm dünya nefesini tutmuş Mısır’da yaşananları izliyor.

Çünkü Mısır’da olmaz denilenler oluyor ve halk özgürlüğü uğruna bedeller ödeyerek bir tarih yazıyor.

Olaylar bir miting veya bir gösteriden çıkmış bir halk isyanına dönüşerek ülke geneline yayıldı.

Mısır’da sokakları ve meydanları dolduran protestocular Hüsnü Mübarek’in, 30 yıldır sürdürdüğü cumhurbaşkanlığı görevini derhal bırakmasını istiyor.

Pankartlar ve sloganlarla, dile getirilen en yaygın talep: “İrhal!”, yani “Git!”

Ancak bu sese kulaklarını tıkasa da zalim diktatör ve yandaşları korku ve panik içinde zaman kazanmaya ve göstericilerin pes etmesini bekliyorlar.

Günlerdir yaşananların özeti ise şu;

Tunus’un despotu Zeynelabidin Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesinden sonrası kısa zamanda toparlanarak normalleşme sürecine girerken Mısır halkı “Firavun” olarak adlandırdıkları Hüsnü Mübarek’in koltuğunu bırakmama ısrarına karşı bir ölüm kalım mücadelesini vererek şanlı bir direnişini sürdürüyor.

Mübarek’in geri adımları ve ordunun “Evlerinize dönün” çağrılarına sokak ve meydanları dolduran muhalifler “Mübarek gitmeden asla” diyerek Mübarek’i devirme konusunda kararlılıklarını ortaya koyuyorlar.

Dünkü Tahrir Meydanı’nda toplanan milyonların katılımıyla kılınan Cuma namazı Mübarek’in gizli polislerince öldürülenler için kılınan toplu cenaze namazı ve sonrasında İmamın “Özgür doğduk özgür öleceğiz, kurtuluşa kadar sabır ve kararlı olmalıyız” çağrısının halk tarafından büyük ilgi görmesi, bu isyanın zalim diktatörün gideceği ana kadar bitmeyeceğine işareti idi.

Muhalif protestocuların Mübarek’e tanıdığı süre dün doldu. Tahrir meydanı güvenlik güçleri tarafından tam bir kuşatma altına alındığı için başkanlık sarayına yürüyüşe engel oldular ve Mübarek’in iktidar ömrünü biraz daha uzatmaya imkan tanıyorlar. Ancak bu tutumla kitleler bastırılamayacağı gibi sokak ve meydanları boşaltamayacaklar....

Mübarek yanlıları ise büyük bir yalan. Bunlar halk değil, Mübarek’in halk gibi giyinen gizli polisleri ile partisinin varlıklı taraftarlarından başkası değildir.

Bunlar yağlı bir kemik uğruna halkına kurşun sıkacak kadar küstahlardır.

Dünya başkentlerinde siyaset bilimcileri ve Ortadoğu uzmanları tarafından çok farklı analizler ve tartışmalar yapılırken “Ortadoğu’da taşlar yerinden oynadı, diğer bir ifadeyle ok yaydan çıktı” ortak görüş olarak benimseniyor.

Tüm bu yaşananlardan Amerika ve Batı dünyası farklı beklentiler içinde kendi çıkar ve menfaatlerinin geleceğine yönelik hesaplarını yaparken, İslam dünyasında kan akmadan Mısır halkının zalim diktatörden kurtulması için dualar yapılıyor ve direnişi destekleyen gösteriler düzenleniyor.

Bu olaylar hakkında yapılan yorumlarda farklı anlamlar yüklense de işin gerçeği şu;

Halkın kitlesel bir şekilde harekete geçmesinin sebebi Hüsnü Mübarek ve yanlılarının iddia ettikleri gibi ‘dış güçler’ değil kendilerinin 30 yıldır uyguladıkları baskıcı ve sömürücü politikalarıdır. Kısacası yaşananlar bugünün değil geçmişten günümüze uygulanan despotçu politikaların sonucudur. Dile kolay 30 yıldır uygulanan ağır siyasi baskılar ve ülke gelirlerinin bir kesime akıtılarak halkı yoksulluğa mahkûm eden anlayış, bugün halkı karşılarında buldu.

Mısır halkının hak arayışı ve 30 yıllık baskılara isyanı bazı kesimlerce, ‘İslamcıların iktidarı ele geçirme’ girişimi olarak değerlendiriliyor.

Bu iddiaları öne sürerek yorum yapanlar ya Mısır’daki yönetim şeklinden ve oradaki siyasi, sosyal ve kültürel yapıdan habersizdir ya da ön yargılarla hareket ediyor..

Çünkü Mısır ‘laiklik’le yönetilen bir ülke değil.

Kamusal alan dahil her yerde başı açıklar ve başı örtülüler vardır ve hiçbir yasak söz konusu değil.

Burada El Ezher Üniversitesi’nden her yıl mezun olan binlercesinin ‘Sadece imam olabilir’ iddiasında olan da yok. Mısır’da iktidar talebi olmayan ve despotçuluğa karşı çıkmadan yapılan her şey serbest.

Mısır’da yaşananlar Türkiye’deki olaylarla kıyas edilemez.

Birileri inançları baskı altında tutarak iktidardan uzaklaştırmak, diğeri ise bir zalimin diktatörlüğünü kabullenme ve ülkenin gelirlerini yandaşlarına akıtarak halkı yoksullaştırmasına karşı sessiz kalmak.

İşte aradaki fark bu...

Şurası da bir gerçek.

İhvan hareketi Mısır’ın bir gerçeğidir; deneyim ve tecrübeleri sayesinde bugün Mısır’da oluk gibi kan akmıyor. Kitleleri kontrol ederek taşkınlıkları önlüyor ve itidalli hareket etmelerini sağlıyor...

Ancak yaşanan bu olaylar ve Mısır halkının kararlılığı sayesinde bugün değilse yarın veya bir başka gün ama mutlaka bir gün Mübarek ülkeyi terk etmek zorunda kalacaktır.

Bundan hiç şüphem yok ancak dileriz ki daha fazla kan akmadan zalimin ülkeyi terk etmesidir.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT