1. YAZARLAR

  2. Yasemin Çongar

  3. “Eve dönüş” için uluslararası plan
Yasemin Çongar

Yasemin Çongar

Yazarın Tüm Yazıları >

“Eve dönüş” için uluslararası plan

A+A-

Güneydoğu’daki DTP’li belediyelerin AKP’ye geçmesini sağlamak, Başbakan Erdoğan’ın 29 Mart seçimlerindeki en önemli hedeflerinden biri.

Erdoğan bu amaçla, günlerdir bölgedeki Kürt seçmenlere sesleniyor; “3 H” formülüyle “hukuk, hizmet, hürriyet” vaat ediyor.

Ancak her ne kadar seçim mitinglerinde bunu öne çıkarmasa da, Başbakan’ın kafasında bölgenin asıl ihtiyacı olan “barış”ın yolunu açmaya yönelik bir plan da var.

ABD ve Avrupa Birliği’nin haberdar olduğu ve destek verdiği plan, Irak Kürdistan Bölgesel Hükümeti Başkanı Mesud Barzani’nin Kürdistan Demokrat Partisi’nden (KDP) yetkililerle bölgedeki PKK sorumluları arasındaki görüşmelerde olumlu bir sonuç alınırsa yürürlüğe konabilecek.

Bu görüşmelerin amacı, PKK’yı silah bırakıp dağdan inmeye ikna etmek.

Örgütün buna ikna edilmesi için, bir yandan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin süren operasyonlarıyla askerî baskı uygulanıyor, bir yandan da “kısmi” ya da “parça parça genel af” formülü henüz hiçbir resmî ağızdan telaffuz edilmese bile gündemde tutuluyor.

Bağdat’taki merkezî Irak hükümeti ile Erbil’deki Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin PKK’nın ülkedeki silahlı varlığına son vermeye yönelik önlemleri de planın kritik bir parçası.

Bu çerçevede, bölge ülkelerinin tümünden Kürt partilerinin katılacağı, Avrupa’dan ve Amerika’dan gözlemcilerin davet edileceği bir konferans düzenlenmesi gündemde.

Bu konferansta, bir “Kürt Silahsızlanma Manifestosu” yayınlanması ve bu yolla PKK’nın silah bırakmasının talep edilmesi planlanıyor.

Siftah Emre Taner’den

Türkiye’nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik aracılığıyla Erbil’deki Bölgesel Hükümet ile temaslarını yoğunlaştırması, nihai amacı PKK’yı dağdan indirmek olan uluslararası planın hayata geçmesini de kolaylaştıran bir diplomatik yumuşama yarattı.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner’in, Barzani ile birkaç yıldır yürüttüğü gizli görüşmelerde siftahı yapılan “eve dönüş” adımları böylece hızlanma yoluna girdi.


Taraf
’ın gerek Bağdat ve Erbil’deki yetkililerden, gerekse Genelkurmay Başkanlığı dahil olmak üzere Ankara’daki resmî çevrelerden edindiği bilgiler bu planın giderek olgunlaştığını teyit ediyor.

TSK’nın istihbarat raporu

Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait 20 Ocak 2009 tarihli İç İstihbarat Raporu’nda da, PKK’yı silah bırakmaya ikna etmeye yönelik son gelişmeler sıralandı.

Rapor, “PKK-KONGRA-GEL ve müzahir unsurların Irak kuzeyindeki faaliyetleri ile ilgili olarak edinilen bilgiler”i şöyle aktarıyor:

“ KDP’nin, terör örgütünün de dahil edildiği veya gıyabında diğer Kürt partilerinin katılımıyla bir Kürt konferansı düzenleyerek, örgüte ‘silah bırakma’ çağrısında bulunmayı planladığı,

Terör örgütü ve KDP üst düzey sorumluları arasında sürdürülen son görüşmelerde;

- Türkiye’nin ikna edilerek dağdaki teröristlere yönelik genel af çıkartılması ve terör örgütünün silah bırakmasının sağlanması, tepki çekmemek amacıyla affın parça parça çıkartılarak orta vadede silah bırakmasının gerçekleşmesi,

- Türkiye ile Avrupa ülkelerinin ikna edilerek terör örgütü üst yönetiminin Irak’tan Avrupa’ya gönderilmesi konularının gündeme geldiği ve büyük ölçüde uzlaşma sağlandığı... öğrenilmiştir.”

Aynı raporda, KDP ile PKK arasında “büyük ölçüde uzlaşma” sağlandığı ifade edilen bu hususlara ilişkin Genelkurmay Başkanlığı görüşü yer almamakla birlikte, raporun “değerlendirme” bölümünde, “Her ne kadar örgüt ile KDP arasında yapılan görüşmelerde silah bırakılması yönünde uzlaşma sağlandığı ifade edilse de, şu an için böyle bir sonucun erken olduğu değerlendirilmektedir” ifadesi dikkat çekiyor.

Kürt Konferansı’nı “bekle-gör”

Ankara’nın gerek siyasi hükümet gerekse başta MİT olmak üzere sivil bürokrasi çevrelerinde, KDP’nin PKK’yı silah bırakmaya ikna etmeye yönelik temaslarının teşvik edildiği söylenebilir.

Ancak hükümet yetkilileri “kısmi” ya da “parça parça genel af” için “yeşil ışık” anlamına gelebilecek bir açıklamadan bu aşamada özenle kaçınıyor, hatta tam tersi yönde ifadeler kullanıyorlar.

Buna karşın, eyleme karışmamış PKK unsurlarına kovuşturmaya uğramaksızın “eve dönüş” imkânı sağlanması uygulaması sessiz sedasız sürdürülüyor ve Ankara’daki yetkililer, silah bırakmaları halinde çok sayıda örgüt mensubunun bu uygulamadan yararlanabileceğini teyit ediyor.

Yukarıda alıntı yaptığımız rapor ise, Genelkurmay Başkanlığı’nın KDP-PKK temaslarını yakın takibe aldığını ve bu sürece açık destek vermese bile, en azından engelleme amaçlı somut bir girişim içinde olmadığını kanıtlıyor.

Özetle, Ankara’nın resmî tutumu, şu an için KDP’nin çabalarının, özel olarak da “silahsızlanma” çağrısı yapması beklenen Kürt Konferansı’nın sonuç verip vermeyeceğini “bekleyip görmek” olarak tarif edilebilir.

İki aydır yoğun temas var


Taraf
’ın Erbil’deki muhabiri ve bölgedeki gelişmeleri en iyi izleyen gazetecilerden biri olan Çetiner Çetin’in aktardıkları da, 20 Ocak 2009 tarihli TSK raporundaki saptamalarla örtüşüyor.

Çetin’in bölge kaynaklarından edindiği bilgiye göre, söz konusu Kürt Konferansı’nın uluslararası katılımla düzenlenmesi ve bu konferansta PKK’ya da doğrudan çağrı yapacak bir “Kürt Silahsızlanma Manifestosu” yayınlanması için temaslar özellikle son iki ay içinde hızlandırıldı.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT