Eşsiz davet mi dediniz?

12.02.2010 00:31

Mustafa Ünal

Muhalefetin iki büyük partisi CHP ve MHP, GATA skandalını başka bir tartışmayla perdelemeyi başardı.

MHP'li Osman Durmuş, GATA'yı konuşurken hiçbir illiyet bağı olmamasına rağmen bir AK Partilinin peygamber densizliğini kürsüye taşıdı. İkisi arasında nasıl bir ilişki varsa. Sonrası kavga gürültü...

CHP de benzer bir yol izledi. Deniz Baykal, grup toplantısında Başbakan'a 'GATA'yı gündeme getirmek için niye üç yıl bekledin?' diye sordu, ardından eski Fransa Devlet Başkanı Sarkozy'nin, Erdoğan'ı eşsiz davet ettiği iddiasını ortaya attı. Sonra 'Davetin sahibi Sarkozy değil, Chirac'tı' diye düzeltti.

Bir parantez açmak isterim: CHP lideri 'Eşleri siyaset malzemesi yapmak doğru değil' demesine rağmen Emine Hanım üzerinden yeni bir tartışma başlatarak kendisiyle de çelişti.

Kamuoyunda bütün hararetiyle GATA skandalı konuşulurken Fransa da nereden çıktı? Bir gündem değiştirme veya dikkatleri başka yere çekme taktiği... Sanki CHP, tepki vermek yerine GATA yasağına bir meşruiyet arama çabası içinde. 'Emine Hanım'a kapıları kapatan sadece GATA değil, Fransa da benzer uygulama içinde' mi demek istiyor acaba?

Baykal'ın söylediklerinin medyada yankılanmaması mümkün değildi. Nitekim gazete sayfalarında ve ekranlarda geniş yer buldu. Bu iddianın doğru olmadığı, kısa sürede anlaşıldı. Hem Başbakanlık hem de Fransa'nın Ankara Büyükelçiliği, Baykal'ın iddiasını yalanladı.

2004 yılında Başbakan'ın Fransa'ya eşsiz ziyaret yaptığı doğru... Erdoğan'ın, yurtdışı gezilerinin bir bölümüne eşli, bir bölümüne eşsiz gittiği de ortada. Fransa'ya eşsiz gittiği gibi eşiyle birlikte gittiği de oldu. Uluslararası ilişkilerde bir ziyaretin 'eşsiz' talep edilmesi neresinden bakılırsa bakılsın büyük bir skandaldır. Asla kabul edilemez. Sineye çekilmesi, görmezden gelinmesi mümkün değildir.

Başbakan Erdoğan, dün Star'dan Şamil Tayyar'a 'İma dahi olsa asla gitmezdim' dedi. Aksi düşünülemez zaten. Kim olursa olsun aynı tepkiyi verir, vermelidir de.

Burada ilginç olan, GATA'yı konuşurken Fransa'yı tartışmaya açmak... Eşsiz davetiye örnekleri aranıyorsa öyle çok uzaklara gitmeye gerek yok. Türkiye'de hem de çok yakın tarihte örnekleri var. Üstelik mimarı da CHP'nin çok yakından tanıdığı ve siyasî yakınlığı olan bir isim... Eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer.

Sezer'in seçilmesinde MHP'nin de katkısını unutmamak lazım. Sezer, bütün gelenekleri altüst ederek Çankaya Köşkü'nü 'kamusal alan' ilan etti ve sadece bir şekline değil, başörtüsünün her türüne kapılarını kapattı. 'Eşsiz davetiye' onun icadı. Önce eşlerle ilgili istihbarat çalışması yaptırdı, ardından Başbakan'a, bakanlara, siyasî parti mensuplarına 'eşsiz davetiye' gönderdi.

Bu çağdışı, ayrımcı ve onur kırıcı uygulamaya CHP'den bir tepki hatırlamıyorum ben. GATA skandalı siyasette başka tartışmalara kapı araladı, ilginçtir en içten tepkiyi Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ verdi; 'Yanlış oldu, bugün savunamayız'. Burada suskun kalan bir isim var. Asıl konuşması gereken, derin bir sessizlik içinde. İki haftaya yaklaştı, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt niye konuşmuyor?

GATA demişken hatırlatmakta yarar var... 2007'de medyaya bir haber yansıdı. CNN Türk'e dayandırılan habere göre eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ü GATA komutanı, yardımcısı veya görevli bir generalin değil, asteğmenin karşıladığıydı. Genelkurmay yalanladı ama soru işaretleri doğmadı değil.

Keşke GATA skandalını, peygamber densizliği ve Fransa üzerinden değil de gerçek ve yalın haliyle tartışabilseydik... Ama olmadı, bildik yöntemlerle birileri topu taca attı..

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim