Eşref Edib’e Vefatının 40. Yılında Anma

20.12.2011 00:54
Eşref Edib’e Vefatının 40. Yılında Anma
Gazeteci, yazar ve fikir adamı Eşref Edib Fergan, vefatının 40. yılında dostları ve sevenleri tarafından anıldı. ESKADER'in Cağaloğlu'nda düzenlediği toplantıya ilgi büyüktü.

Basın ve fikir hayatımızın seçkin ismi Eşref Edib Fergan, Cağaloğlu'nda düzenlenen bir toplantı ile anıldı. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)'nin düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri" çerçevesindeki program Timaş Kitap Kahve'de gerçekleşti. Toplantıda konuşmacılar Eşref Edib'in hayatını, hizmetlerini, mücadelelerini ve eserlerini anlattılar. Bu arada Eşref Edib ile birlikte çalışan ve onu yakından tanıyan gazeteciler, yazarlar ve yayıncılar da unutamadıkları hâtıralarını dile getirdiler.

Eşref Edib'in hayatının özetle anlatıldığı toplantıda, Fergan'ın özellikle Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad mecmualarıyla düşünce ve inanç dünyamıza büyük hizmetler ettiği vurgulandı. Konuşmalar esnasında Eşref Edib'in Mehmet Âkif Ersoy ve Bediüzzaman'la dostluğu sık sık hatırlatıldı. Âkif'le âdeta ayrılmaz bir bütün oldukları hususu vurgulandı. Özetle, "Eşref Edib, Mehmed Âkif'in Milli Mücadele'deki büyük rolünü milletimize anlattı, Bediüzzaman ve talebeleri ile Risale-i Nurlara sahip çıktı." denildi. Bütün bunlara rağmen vefatından sonra cenaze törenine büyük kalabalıkların katılmadığı üzüntüyle ifade edildi.

Açılış konuşmasını yapan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Eşref Edib Fergan'ın unutulmaması gereken değerli bir gazeteci, yazar, fikir ve inanç adamı olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Sabah, Eşref Edib'in Edirnekapı Sakızağacı Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret ettik. Genç nesiller ne yazık ki bu efsane adamı tanımıyor, eserlerinden ise haberleri yok. Bize düşen büyük hizmetleri gerçekleştirmiş, ülkemizin en zor dönemlerinde Mehmed Âkif Ersoy ve Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte ülkemizdeki ve İslâm âlemindeki insanları uyandırmış olan Eşref Edib Fergan'ı bugün de tanıtmak ve yaptığı büyük hizmetleri minnet ve şükranla anmaktır. Bugün burada her yaştan dinleyici görüyorum. Bu sevindirici bir gelişme, Eşref Edib gibi değerlerimizi hatırlamaya başladığımızı gösteriyor. Eşref Edib'in bütün eserlerini neşre hazırlayan Fahrettin Gün Bey'e ve bunları yayımlayan Beyan Yayınları'nın sahibi Ali Kemal Temizer'e bu vesile ile çok teşekkür ediyorum."

Mehmet Nuri Yardım'dan sonra Dursun Gürlek, Mehmet Fırıncı, Fahrettin Gün, Mehmet Şevket Eygi, Mehmet Cemal Çiftçigüzeli, Süleyman Yalçın, Mürsel Bey, Abdullah Işıklar, Musa Çağıl ve Latif Salihoğlu sırayla konuştular. İşte o konuşmalardan kısa özetler:

Dursun Gürlek (kültür tarihçisi):

"Biz insanları iki şekilde tanırız vicahen ve gıyaben. Ben Eşref Edib Beyi hem gıyaben hem de vicahen tanıdım. Tokat İmam Hatip Lisesi'nde talebe iken çıkan dergileri takip ederdim. Daha sonra İstanbul'da Eşref Edib'i Sebülürreşad bürosunda ziyaret ederek Eşref Edib Beyle bire bir tanışma imkânı yakaladım. O sıralarda Karanlık Gecelerin Nurlu Sabahı kitabına nazire tarzında bir kitap kaleme almıştım. Tabii gençliğimin verdiği cesaretle Eşref Edib'e kendimce karaladığım bu kitabı vererek yayımlanmasını istedim. Eşref Edib o muhteşem hoşgörüyle kesinlikle benim gibi genç adamı rencide etmeden kitap yazmam için vaktin henüz çok erken olduğunu söyledi ve ileride kitap yazmam için bazı tavsiyelerde bulundu."

Mehmet Fırıncı (Bediüzzaman Said Nursi'nin talebesi, Eşref Edib'in arkadaşı):

"1950'li ve 60'lı yıllarda Bediüzzaman'ı ve Risale-i Nurları müdafa etti. Muhsin Alev Beyle dostluğu vardı. Eşref Edib Bey Bediüzzaman'ın ilk biyografi kitabını yazmıştı. Eşref Edib'le Muhsin Bey vasıtasıyla tanıştım. Her Perşembe akşamı Eşref Edib'in evinde toplanır, sohbet ederdik. Bana elyazması bir Kur'an- ı Kerim hediye etmişti. Eşref Edib Hutuvat-i Sikke adlı eseri İngiliz işgali altında zor şartlar içinde iken bastı ve dağıttı. Bir ara Bursa'ya birlikte gittik."

Fahrettin Gün (Eşref Edib'in eserlerini yayına hazırlayan araştırmacı yazar):

"Önceleri Sebilürreşad'ı incelemiş, meşhur eseri Kara Kitab'ı okumuştum. Eşref Edib'i, 1995'de master çalışmalarını yaparken tez konusu olarak düşündüm. Konu olarak Eşref Edip'in çıkardığı Sırat-ı Müstakim ve Sebülürreşad dergilerini seçtim. Din ve siyaset ilişkilerini, incelerken bu çalışmalarım Beyan Yayınları tarafından bastırıldı. Son çalışma Eşref Edib'in Mehmet Âkif'le alakalı eserine 2005'te başladım, kitabı geçen yıl bitirebildim. Şimdi üstadın son bir eseri kaldı, onu da inşallah yakında neşrederiz. Eşref Edib o kadar mütevazı bir insanmış ki Milli Mücadele yıllarında yaptığı hizmeti anlatmaktan utanarak çekinirmiş. Tutuklanıp Diyarbakır'daki İstiklal Mahkemeleri'nde yargılandığında bile bu hizmetlerini pek anlatmazmış. Çünkü ona göre yapılan hizmetler anlatılmazmış. Şayet Eşref Edib olmasaydı, Mehmet Âkif'in Milli Mücadele'deki rolünü öğrenemeyecektik."

Mehmet Şevket Eygi (gazeteci yazar, Milli Gazete köşe yazarı):

"Bâbıâli'de kendisiyle tanıştım. Eşref Edib'le büyük bir dostluk kurduk. Çocukluğumda ilk takip ettiğim dergiler arasında Sebilürreşad da vardı. Muhsin Alev sayesinde tanıştık. O muhtevaya çok ehemmiyet veriyordu. Ben de muhteva ile birlikte derginin teknik özelliklerine dikkat çekiyordum. Kendisini görmeden anlatmak zor. O sabır heykeli, sebat âbidesiydi. Nur hizmetlerinin de gönüllü destekçisiydi."

Mehmet Cemal Çiftçigüzeli (Mehmet Âkif Vakfı Başkanı, gazeteci yazar):

"O zamanlar biz gençler büyüklerimizi ziyaret ederdik. Ziyaret ettiğimiz kişilerden biri de Eşref Edib'ti. Eşref Edib'le merhum avukat Bekir Berk vasıtasıyla tanıştım. Eşref Edib'in Türkçesi Risale Türkçesinden daha hafif olduğu için onun yazılarını daha çok okurduk. Eşref Edib Sebülürreşad ile bize çok şey öğretti. Müslümanların nasıl haksızlıklarla tutuklandıklarını gösterdi. Kısacası o üstün bir gazeteci, değerli bir münevver ve inançlı bir fikir adamıydı."

Prof. Dr. Süleyman Yalçın (Aydınlar Ocağı eski Başkanı):

"Eşref Edib merhumu Kuşçubaşı'nın Hâtıraları çalışması münasebetiyle tanıdım. O zaman İslâm Türk Ansiklopedisi'ni çıkarıyordu. Büyük bir gayret, heyecan ve iman adamıydı. Ona geç de olsa sahip çıkılması çok iyi olmuştur. Allah rahmet eylesin."

Mürsel Bey (Eşref Edib'in çalışma hayatında mesai arkadaşı):

"Sebilürreşat'ta çalıştım. Eşref Edib Beyin kurduğu Âsâr-ı İlmiye Kütüphanesi'nde iki yıl işçi olarak bulundum. O zamanlar henüz çocuk yaştaydım. Unutamadığım iki hâtıram var. Biri paket yaparken fazla ip kullanmıştım. Bana iktisadı öğreterek israftan kaçınmamı tavsiye etti. Çok tutumlu birisiydi. Bir de anlattığı mühim bir hâtırası vardı üstadın. Kastamonu'da okuma yazma bilmeyen bir Rum bakkal, her gün bir Rumca gazete satın alır, sonra da bu gazete kâğıdına zeytin ve peynir sarıp dağıtırmış. Kendisine 'Okuma bilmiyorsun bunu neden yapıyorsun?' diye sorduklarında, 'Çünkü bu gazete davamı savunuyor' diye cevap verirmiş.

Abdullah Işıklar (Işıklar Kitabevi'nin sahibi, eski yayıncı):

"Eşref Edib'le yakından tanıştım, dost olduk. Onun eserlerini basıp dağıttık. Kendisiyle, Hasan Basri Çantay'ın yanına gidince tanışmıştım. Bir çok müşterek hâtıralarımız oldu. Hasan Basri Çantay'ın, Sebilürreşad'ın 50. yılı dolayısıyla kaleme aldığı yazı çok önemlidir. O zamanlar Fetih dergisini çıkarıyordum. Bir gün Osman Öztürk'ün nikahı vardı. Eşref Beyle gittik. İçeri girdiğimizde aralırnda Ömer Nasuhi Bilmen'in de bulunduğu çok değerli âlimler vardı. Hepsi Eşref Edib Beyi görünce ayağa kalktılar. Ona hürmet ettiler."

Latif Salihoğlu (Yeni Asya Gazetesi Köşe Yazarı):

"Yeni Asya'daki köşemde sık sık Eşref Edib'ten bahsederim. Çünkü bizim irfanımızda yeri büyük, iman hizmetlerinde gayreti fazladır. Sebilürreşad mecmuasında çok değerli makaleler bulunuyor."

Toplantı, Hâfız Şahin Sava'nın okuduğu Kur'an-ı Kerim, Ahmet Yüter'in yaptığı dua ile tamamlandı. Programın sona ermesinden sonra Beyan Yayınları'ndan çıkan Eşref Edib'in Mehmed Âkif isimli eseri konuşmacılara hediye edildi. Büyük bir coşku ile devam eden toplantı, konuşmacıların ve dinleyicilerin çektiği hâtıra fotoğrafları ile son buldu.

Toplantıya katılanlar arasında Abdurrahman Şen, Mustafa Doğan, Safa Mürsel, Muzaffer Doğan, Süleyman Bağlan, İslâm Yaşar, İsmail Hakkı Avcı, Fatma Ersem Yargıcı, Atilla Şahiner, Şerif Aydemir, Recep Arslan, Yusuf Gedikli, Hüdavendigâr Onur, Mustafa Nadir Önay, Erol Mermer, Musa Çağıl, İbrahim Özgün, İsmetullah Güler, Faruk Gökbulut, Tuğrul Tanser, Ali Kemal Temizer, Mekki Yassıkaya, Tevfik Ekiz, Nihat Çeçen ve Erkan Cav da vardı.

ZAMAN 

  • Yorumlar 2
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim