Esed'in Son Savaşı: Kalamun

13.05.2015 21:05
Esed'in Son Savaşı: Kalamun
Kalamun, hem rejim hem muhalif gruplar açısından stratejik öneme sahip bir bölge. Burada kontrolü muhaliflerin ele geçirmesi hâlinde, rejimin kalesi Şam da çok yakın bir tehdit altına girmiş olacaktır.

Mario Ebu Zeyd / Al Jazeera

Hizbullah ve Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e bağlı güçler ile Suriyeli isyancılar arasında uzun süredir planlanan Kalamun savaşı geçen günlerde başladı. Esed rejimi ve Hizbullah, yeniden hareket gücü elde edebilmek adına zafer kazanmanın gayreti içinde; fakat ortada ellerindeki kabiliyetleri daha da zayıflatacak uzun ve bedeli yüksek bir savaş var. Öte yandan, savaşla birlikte Kalamun'daki Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) gerçeği ve [grubun] Suriye rejimi istihbaratı tarafından yönetildiği de ortaya çıktı.

Kalamun, her iki taraf açısından da stratejik öneme sahip bir bölge. M5 Şam-Halep karayoluna taktik mesafede bulunan bölge, Suriye ile Lübnan toprakları arasında hayati bir tedarik hattı.

Burada [muhalif] savaşçıların kontrolü ele geçirmesi hâlinde, rejimin kalesi Şam da çok yakın bir tehdit altına girmiş olacak; ayrıca Hizbullah'ın rejime lojistik destek sağlaması ve savaşçılarını Suriye topraklarına ulaştırması da ciddi şekilde engellenecektir.

Her iki taraf da bunları dikkate alarak, geçen yıl boyunca bu sınır bölgesindeki mevzilerini güçlendirdi; hedefleri belirlemek için bölgede devriye gezerek saldırı için doğru anı bekledi.

Kalamun kritik bölge

Hizbullah, Kalamun savaşını bir varoluş mücadelesi olarak görüyor. Aslına bakılırsa, burası, Hizbullah'ın Tahran-Şam arasındaki tedarik hatlarını güvence altına tutarak Lübnan'da güçlü olduğu noktalara ulaşabilmesi için geriye kalan son bölgelerden biri.

Sınır ötesi çatışmalar, Hizbullah'ın İran kaynaklı silahları Lübnan'a aktarmasının önünü ciddi şekilde kesti. Dolayısıyla, güneydeki Lübnan cephesinde yaşanacak bir çarpışmada, Hizbullah, arka bahçesi sayılan Suriye ile bağlantısını kaybederek Lübnan topraklarına hapsolacaktır.

Buna ek olarak, Hizbullah, Suriye'deki çatışmalara katıldığından beri burada aşırı bir yük altında. Sürekli ve giderek artan sayılarda kayıp veren, savaşın aşırı derece yüksek maliyetinden muzdarip Hizbullah, aşamalı olarak sınır bölgesine geri çekiliyor.

Hizbullah bu savaşı kazanamazsa, çok geçmeden Suriye topraklarına doğrudan ve kolayca erişim imkânını kaybedecek. Bu yüzden de Lübnan'daki Şii toplumunu "aşırılık yanlısı Sünni işgaline karşı kendini savunma" söylemi altında seferber ederek savaşın saflarına yeni insanlar katmaya çalışıyor.

Geçen yıl Suriye savaşının yükselen en güçlü unsuru olarak öne çıkan Nusra Cephesi de benzer şekilde Kalamun'dan vazgeçmeyerek Sünnileri seferber etme gayretinde.

Nusra, Suriye'de Esed'e ve Hizbullah işgaline karşı yürüttüğü kampanyaya destek toplamak için Lübnan'ın Sünni mahallelerine, sınır kentlerine ve mülteci topluluklarına yatırım yapıyor. Rakibi IŞİD'in hatalarından ders alan örgüt, son derece esnek ve faydacı bir tutum sergiliyor.

Geçen iki haftada Lübnan'daki Sünni gençleri ve mültecileri savaşa katılmaya davet eden açık bir mesaj, özellikle de gruba destek toplama amaçlı cep telefonu mesajları yayıldı.

Nusra ayrıca Kalamun'daki muhtelif militan grupları birleştirmek için yeni ittifaklar oluşturmaya çalışıyor. Burada amaç, savunma operasyonlarını ve saldırı manevralarını daha iyi koordine etmek.

Suriye'deki son gelişmeler, isyancılara daha önce İdlib ve Cisr eş Şuğur'da elde ettikleri başarıları yeniden yakalamak adına işbirliğine gitme cesareti verdi.

Bu işbirliği sayesinde savaşın başından bu yana ilk kez Esed ve müttefikleri karşısında üstünlük sağlayan muhalifler, başarılı oldukları takdirde hem Kalamun'daki mevzilerini koruma, hem de Şam ve Kuneytra bölgelerine ilerleme şanslarını artırmış olacak.

Gizli taktikler

Suriye rejimi ve Hizbullah, her ne kadar Kalamun cephesine ezici bir askerî güç tahsis etmişse de, başka bir taktiğe daha başvurarak, burada kalan IŞİD savaşçılarını kullandı. Amaç, kapasite ve hazırlık durumunu test etmekti. Bu nedenle geçen hafta çatışma iki kamp arasında doğrudan, topyekûn çarpışmalarla başlamadı.

Nitekim Kalamun'da kalan IŞİD savaşçıları, Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) mukabele kabiliyetini ölçmek ve dikkatlerini Hizbullah ve rejime karşı verilen ana savaştan uzaklaştırmak için çatışmalara girişti.

Yaptığım saha araştırmaları, Kalamun'daki IŞİD savaşçılarının Suriye istihbaratı tarafından yönetildiğini ortaya koyuyor. Kalamun cephesindeki IŞİD güçleri, geçen aylarda yeniden Suriye içlerine ve Irak'a konuşlandırıldı. IŞİD'in şu anda en önemli önceliği, özellikle de Suriye'nin kuzeyindeki Kobani ve Irak'taki Tikrit yenilgilerinin ardından, elinde bulunan yerleri savunmak.

Söz konusu savaşçıların nereden geldiklerine baktığımızda, Suriye istihbaratının 2011 yılında muhalefeti çökertmek için ülkedeki hapishanelerden salıverdiği mahkûmlar arasında olduklarını görüyoruz. Suriye istihbaratının, bu savaşçıları yönlendirerek muhalefeti içeriden bölmek için kullandığı belirtiliyor, ki aynı taktiğe Kalamun'da da başvuruldu. Askerlerinin morali iyice çöken Esed rejimi, muhafeleti zayıflatmak için benzer numaralara giderek daha fazla başvurur oldu.

Kalamun muharebesi, sınır bölgelerini kurtarıp denetim almaya yönelik klasik bir çarpışma olmayacak. Buradaki çatışma, giderek karmaşık bir mevzi savaşına dönüşmekte. Tepe ve zirveleri kontrolü altında tutan taraf, elinde ne kadar toprak bulunduğundan bağımsız olarak önemli bir avantaj sahibi olacak.

Başarısızlıklar ve kayıplar

Esed rejimi ve Hizbullah'ın isyancı mevzilerini şok saldırılarla çevreleyip ele geçirme planları rekor sürede suya düştü. Muhalif grupların Kalamun Fetih Ordusu adıyla kurduğu, Kalamun dağlarının yüksek zirve ve tepelerine yerleşen yeni koalisyon gücü, Suriye rejiminin düzenlediği hava ve top saldırılarına ve Hizbullah füzelerine sert karşı saldırılarla cevap verdi.

Hizbullah'ın güney Lübnan'da İsrail'e karşı çarpışırken kullandığı stratejinin aynısını uygulayan militanlar, mağaralar, yeraltı tünelleri ve siperler kazarak oluşturdukları karmaşık ağ sayesinde, mevzilerine yönelik her türlü sızma girişimini püskürtüp karşı tarafa ağır kayıplar verdirdi.

Son birkaç günde hem Esed rejimi askerlerinin, hem de Hizbullah'ın ağır kayıplar verdiği belirtiliyor. Bir diğer bilgi de Hizbullah'un saldırıdan sorumlu bazı önemli saha komutanlarının görev sırasında öldüğü yönünde.

Bu durum, Hizbullah yönetimini, ilk kayıplar nedeniyle morali bozulan askerlerini daha da demoralize etmemek için, Kalamun saldırısı başladığı hâlde bunu duyurmaktan vazgeçmek zorunda bıraktı.

Bu çarpışma, Suriye rejiminin hayatta kalma şansını daha da azaltacak ve Hizbullah'ın askerî kapasitesini tüketecektir.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim