1. YAZARLAR

  2. Hilal Kaplan

  3. Esed düşerken Kürt-Arap ittifakı
Hilal Kaplan

Hilal Kaplan

Yazarın Tüm Yazıları >

Esed düşerken Kürt-Arap ittifakı

A+A-

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz Temmuz ayında, Suriye'deki Kürt örgütlerinin temsilcileri, Mesud Barzani başkanlığında Erbil'de toplanmış ve birlikte hareket etme kararı aldıklarını açıklamıştı. Buna göre PKK'nın Suriye'deki uzantısı olarak bilinen PYD'nin de içinde bulunduğu Halk Meclisi ise toplam 16 Kürt örgütünün çatı örgütü olan Suriye Kürt Ulusal Konseyi birleşerek, Yüksek Kürt Konseyi'ni oluşturmuştu. O günden bu yana PYD, anlaşma şartlarına uymayan pek çok fiile imza attı. Bu fiiller arasında Esed güçlerinin bıraktığı devlet binalarına anlaşmayı ihlal ederek Kürdistan değil, PKK bayrağını asmak gibi 'küçük' ölçekli işler de bulunuyor; Suriye Kürt Ulusal Konseyi üyesi üst düzeyli üç yetkiliyi kaçırmak, Esed karşıtı gösterilere katılan Kürt aktivistleri kaçırıp işkence etmek ve hatta katletmeye kadar gitti.

Geçtiğimiz hafta onbinlerce Kürt, bölgenin başkenti olarak kabul edilen Kobani'de Esed rejim güçlerine ve onların destekçisi olarak gördükleri PYD'ye karşı bir gösteri yaptı. Fas'taki Suriye'nin Dostları Toplantısına, Yüksek Kürt Konseyi adına Abdulhamid Derviş, Abdulhakim Beşşar, Mustafa Oso, Faysal Yusuf ve Telal Muhammed katılmıştı ve muhalefetle birleşecekleri mesajını vermişlerdi. Ardından Doha'da gerçekleştirilen muhalefet toplantısında da Yüksek Kürt Konseyi bünyesinde yer alan ve büyük ölçüde Barzani'ye yakın duran Suriye Kürt Ulusal Konseyi, yeni Suriye muhalefetine katıldığını açıkladı. Muaz el-Hatip'in başkanlığındaki konseye katılım şartları ise şöyle oldu:

1. Konseyde Kürtlerin %15 ile temsilinin sağlanması

2. Başkan yardımcısının Kürtlerden olması

3. Kurulacak yeni devletin isminin eskisi gibi Suriye Arap Cumhuriyeti değil, etnik vurgulardan arındırılmış şekilde Suriye Cumhuriyeti olması.

Normalde Kürtlere federatif düzen tanınmadan muhalefet katılmayacağını açıklamış Kürt temsilciler, böylelikle önce rejimin düşmesi için muhaliflerle işbirliğinde mutabık kalmış olduklarını ilan ettiler. Peki ya PYD?

PYD güçlerinin, yönünü Esed'le işbirliğinden Suriyeli muhaliflerle dayanışmaya doğru çevirdiği her gün daha net biçimde ortaya çıksa da daha kesinleşmiş bir durum yok. Nitekim, yeni Suriye muhalefetiyle anlaşmaya imza atan örgütler içerisinde PYD veya Halk Meclisi yer almıyor. Sebeplerden ilki PYD'nin ikircikli gibi görünen tavrı olsa da yeni Suriye muhalefeti içerisinde de PYD'ye haklı olarak kuşkuyla bakan kesimlerin olması da önemli bir neden olarak karşımızda duruyor.

Geçen ayki yazımızda (28.11.2012) belirttiğimiz gibi, Salih Müslüm liderliğindeki PYD'nin esas lider olarak gördüğü isim Abdullah Öcalan'dır. Bu minvalde PYD'nin yönünü Suriyeli muhaliflere doğru çevirmesinde Öcalan'ın açlık grevlerini bitiren açıklamasındaki "Suriye Kürtleri için sadece altı ili ele geçirmekle Suriye'deki sorunu çözemezler" beyanının ve Esed'e karşı durulması gerekliliği ifadesinin payı olduğu şüphesiz. Bu açıklamayı müteakip, Barzani emrindeki Kürt peşmerge taburlarının da Kamışlı'ya yerleştiğinin altını çizelim. Yani artık Suriye'deki Kürt yoğunluklu bölgelerdeki tek silahlı güç de sadece PYD değil.

Esed rejimi gittikçe köşeye sıkışırken, Kürtlerin Suriye muhalefetine iştirakı da artacaktır. Muhaliflere karşı SCUD füzelerini kullanarak son kozlarından birisini de oynayan Esed'e, "büyük ağbisi" Rusya'nın da eskisi kadar arka çıkmayacağı netleşiyor. Esed'in annesinin de Şam'dan ayrıldığı söylentileri ayyuka çıkmışken ve dünya ülkeleri arasında Suriye'de büyükelçiliğini tutan ülke nerdeyse kalmamışken, eski bürokratları ve askerleri teker teker kendisinden uzaklaşırken yakın gelecekte Esed'e bir 'saray darbesi' yapılacağını, suikaste uğrayacağını veya bunlar olmadan kendisinin ülkeden kaçacağını tahmin etmek güç değil. Lübnan Şiî Yüksek Konseyi üyesi Ayetullah Ali Fadlallah'ın "Suriye'de yaşanan fitnenin Irak, Lübnan ve komşu ülkelere sıçramaması ve Suriye halkının isteklerine cevap verecek şekilde Suriye'deki krizin kıvılcımlarının söndürülmesi için birlikte hareket edilmesinin" önemine vurgu yapan açıklaması da bu bağlamda okunmalı diye düşünüyorum.

Arzu edilen Arap-Kürt savaşı ihtimali azalırken, Esed'in savaşı bölgeye yayma çabaları da boşa çıkarılırsa Esed sonrası Suriye'nin geleceğinin ne olacağı üzerine ortak çabaları yoğunlaştırmak gerekiyor

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT