1. HABERLER

  2. HABER

  3. ESAB: Medreseler Güçlendirilecek
ESAB: Medreseler Güçlendirilecek

ESAB: Medreseler Güçlendirilecek

Ehli Sünnet Âlimler Birliği (ESAB) tarafından Diyarbakır’da düzenlenen "Ümmetin Kalkınmasında Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Rolü" sempozyumuna Türkiye ve İslam coğrafyasından pek çok âlim katıldı.

A+A-

Abdülkadir Konuksever / Al Jazeera 

Ehl-i Sünnet Alimleri Birliği (ESAB) ve Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi işbirliğiyle Diyarbakır'da düzenlenen sempozyuma Uluslararası Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Ali Karadaği, Dünya Ehli Sünnet Alimler Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Abdulgani Temimi, Ürdün Alimler Birliği Temsilcisi Dr. Hemmam Said’in yanı sıra Türkiye'den birçok alim konuşmacı olarak katıldı.

Kuran-ı Kerim okunmasıyla açılışı yapılan sempozyumda ilk konuşmayı Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Abdülkerim Ünalan yaptı. Alimlerin toplumda yaşanan tüm olaylarla ilgilenmeleri ve karşılaştıkları yanlışlarda insanları doğru yola sevk etmeleri gerektiğini belirten Ünalan bu organizasyonun bu nedenle çok önemli olduğunu söyledi. 

"Alimler peygamberlerin varisleridir"

ESAB Medreseler Komisyonu Başkanı Seyda Muhammed Tayyip Elçi ise; âlimlerin, peygamberlerin varisleri olduğunu Hz. Muhammed’in müjdelediğini hatırlatarak, "ümmeti Muhammed’in bugün fitne ve fesatla birbirlerine girmelerine karşın âlimlerin seslerinin çıkmamasının yüreklerini dağladığını" ifade etti.

Âlimler olarak İslam dünyası saldırı altındayken, Müslümanların tüm enerjinin birbirini yok etmek için kullandığını ve âlimlerin bundan sorumlu olduğu özeleştirisini yapan Elçi konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Bizler ümmetin evlatlarına neden sahip çıkamadık. Sahih bir şekilde İslam’ı anlatamadık. Etrafımızda küçük bir dünya oluşturup kendimizi hapsettik. Kendimizi küçük aidiyetlere kaptırıp büyük aidiyetleri unuttuk. Üzülerek ifade edeyim, bu manzaranın tek mesuliyeti düşmanların değil. Alimlerin de suçu vardır.”

Medrese etkisi

Medreselerin tam da bu noktada halkın sorunlarına çözüm üretme noktasında ilgili ve müdahil olduklarını söyleyen Elçi, medreselerin bugünlere gelirken girdikleri mücadelelerden hırpalanarak çıktığını ve çok zor şartlarda yaşatılabildiklerini sözlerine ekledi.

Sempozyuma Bitlis’in Norşin Medresesi’nden katılan Abdülkerim Çevik, Norşin olarak ‘Ümmetin Kalkınmasında Ehl-i Sünnet Âlimlerinin Rolü’nü önemsediklerini ve desteklediklerini belirterek âlimlerin birlik içerisinde toplanmalarının farklı algılanması konusundaki kaygılara dikkat çekti:

“Son zamanlarda âlimlerin birlik içinde toplanmaları farklı algılanıyor. Tabi ki Müslümanlar için rehber olan alimler toplanıp Kuran ve sünnet dairesinde problemleri çözmek için hizmet verecekler. Bu elzemdir. Hiç bir dönemde İslam âlemi bu kadar zillet yaşamamıştır. Tabi ki ehl-i sünnet akidesine giren ve modernizme karşı İslam âlimleri bir araya gelecekler. Medreselerin artık daha rahat nefes alması, ilahiyatların çalışması önce alimler çalışacak?”

Sivil medrese

İnandıkları değerlerin, fıkıh ve akaidin son görüldüğü ve kaybolduğu yerlerin medreseler olduğunu belirten İsmailağa Medreseleri’nden Molla Mahmud Eren ise bugünün insanlarının ancak bugünün mekteplerinin aynası olduğunu söyledi.

Aliya İzzet Begoviç’ten alıntıladığı sözlerle bugünün İslamiyet’inin ihtiyaç duyduğu Müslüman’ın asi ruhlu olması ve mücadele etmesi gerektiğini savunan Eren şöyle konuştu:

“Biz medreseleri inşa edemediğimiz müddetçe batının ardından gitmek zorunda kalacağız. Zilletin kalkması için Müslüman’ın başının dik olması, kendi vahdet ve muhabbetlerini sorgulaması gerekmektedir. Resmi ideolojiyle verilen din eğitimi bükülmeye mahkûmdur. Böyle bir kurum sistemin hizmetine mahkûmdur. Sivil medreselerimiz kimliğini sonsuza dek muhafaza etmelidir.” 

Medrese ve ilahiyat buluşuyor

 “Türkiye’de İlahiyat fakültelerinde bir kalite varsa bunda medreselerin payı büyüktür” diyen ESAB Genel Sekreteri Ömer Faruk Korkmaz medreselerin ilahiyata, ilahiyatın da medreselere ihtiyacı olduğunu belirtti. Diyanet, ilahiyat ve medreselerin üçüz kardeş olduklarını da belirten Korkmaz medrese mezunlarına ihtisas sınıflarının açılması çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi.

“Medreseleri daha iyi bir konuma getirmesini sağlamak için bir komisyon kurduk. Medrese eğitimini tamamlamış öğrencilere yönelik Eylül ayında İstanbul’da 20 öğrenciyle başlamak üzere 4 yılık ihtisas sınıfları açıyoruz. Türkçe Arapça, İngilizce ve Farsça eğitim verecek. Medrese eğitimini bitirmiş,  sosyal bilimlerini 4 dilde okutulduğu bir program hazırlıyoruz. Bu ihtisas sınıflarını bitirecek öğrenciler daha sonra; ekonomi ve kültür tarih gibi uzmanlık alanlarına doktora yapacaklar.” 

"Müstakbel gelecek İslam’ındır"

İslam âleminin çok zor günlerden geçmesine karşın geleceğin mutlaka İslam’ın olacağını belirten Uluslararası Alimler Birliği Genel Sekreteri Prof. Ali Karadaği bunu tesis edecek bir gruba şiddetle ihtiyaç duyulduğunu belirtti.

Savaşlarda İslam adına mücadele ettiklerini söyleyen radikal grupların, İslam’ın hiç bir temel ahlakına uymadıklarını da ifade eden Karadagi şunları söyledi;

“İslam’da savaş prensipleri vardır. İslam’da sadece savaşan insan öldürülür, kadın, çocuk ve yaralıları öldürmek yoktur. Güya İslam adına katliamlar yapan gruplar dinimizin ruhuyla bağdaşman davranışlar gösterip İslam’a en büyük zararı vermektedirler. Bu gurupların İslam’da yerleri yoktur ve yapılanları tasvip etmiyoruz. İslam’da bırakın din kardeşini öldürmek, sana savaş açmayan kafiri bile öldürmek yoktur. İslam o kâfire de merhamet ediyor. Müslümanlar kendi aralarında hiç günahı olmayan insanların hayatlarına kast edecek bir din değildir İslam.”

"Radikal Müslüman" olarak nitelediği gruplardan bahsederken Filistin’de Yahudilerin Müslüman’lara yaptığı katliamlar ve Afrika’da Müslümanları kesip etini yiyen grupları da unutmamak gerektiğini belirten Karadaği, bunların da tartışılması gerektiğini belirterek Suriye’de çatışan grupları birlik olup rejimi düşürmeye davet ettiklerini söyledi.

HABERE YORUM KAT

1 Yorum