1. YAZARLAR

  2. Roni Margulies

  3. Ermeniler ve devlet adamlarımız
Roni Margulies

Roni Margulies

Yazarın Tüm Yazıları >

Ermeniler ve devlet adamlarımız

A+A-

Almanya Başbakanı Willy Brandt, 1970 yılında Polonya ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkilerin düzelmesine katkıda bulunmak için Varşova’ya bir resmî ziyaret yapar.

Günlerden 7 Aralık; 1943 yılında Varşova Gettosu’ndaki Yahudilerin ayaklanmasının yıldönümü. Ziyaretiyle hiç alakası olmamasına rağmen, Brandt Getto Anıtı’na gider, tek kelime söylemeden anıtın önünde diz çöker, öylece durur.

Tam 30 yıl sonra, bir başka Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, yine Varşova’dadır. Ve şöyle der:

“Bu şehirde Almanya’nın bir siyasi lideri, Almanya Federal Cumhuriyeti’ndeki Almanları temsil eden hükümetin başı, ne kadar dikkatle seçilmiş de olsalar kelimelerin ifade edemeyeceği bir şeyi ifade edecek anlayışı ve cesareti buldu: Suçlar işledik ve bu suçları itiraf ediyoruz.”

Brandt özür dilemiştir; Schröder bu özrü onaylamış ve benimsemiştir.

Ne Brandt, ne Schröder tek bir Yahudinin kılına dokunmuştur. Ne Brandt, ne Schröder Nazi partisinin üyesidir. Ama ikisi de özür dilemiştir, kendileri ve temsil ettikleri Alman toplumu adına.

Beş yıl önce, 2005 eylülünde, Hollanda Demiryolları şirketinin genel başkanı Aad Veenman Yahudilerden özür diledi.

İkinci Dünya Savaşı’nda, Almanların emirleri üzerine, Hollanda Demiryolları 105 bin Hollandalı Yahudiyi ülkenin doğusunda Alman sınırındaki Nieuweschans’a taşımıştı. Orada Alman trenlerine aktarılan Yahudiler, Auschwitz ve Sobibor toplama kamplarına götürülmüş, hepsi kamplarda katledilmişti.

Demiryolu şirketi aynı şirket, ama Veenman büyük olasılıkla o zaman daha doğmamıştı bile.

O zamanki makinistlerin hiçbiri yaşamıyordur artık. Niye buna rağmen özür dilediğini Veenman şöyle anlattı:

“O zaman oynadığımız rolü tanımlayarak tarihimizin acılı bir bölümünü kapatabiliriz. Artık birbirimize daha iyi bir şekilde ve yeni bir güvenle bakabiliriz. Dahası, Hollanda Yahudi cemaatiyle birlikte, gözlerimizi toplumumuzun geleceğine çevirmek istiyoruz. Örneğin, yeni şekillerde sürekli başgösteren nefrete ve faşizme karşı Hollandalı gençleri ikaz etmek istiyoruz.

Bunları yapabildiğimiz ölçüde, geçmişte kalan deneyimlerimiz günümüzde anlamlı bir yer bulabilir. Açıklık ve şeffaflık hepimize denge sağlar.”

Alman devlet adamları ve Hollandalı bir şirket müdürüyle Türkiye’nin devlet adamlarını karşılaştıralım mı? “Hayır, aman ha, hayıır!” diye bağırdığınızı duyar gibiyim, ama n’olur, izin verin.

Deniz Baykal’a kulak verelim örneğin: “Bize kimse saldırmadığı sürece kimseye düşmanlık yapmayız.. Vatanımızı savunuruz, savunduk da.

1915’te yaşanan acı olaylar ortada. Tarihî bir trajedi gerçekleşti. Hiç istemezdik. Keşke olmasaydı. Biz vatanımızı korurken keşke arkadan bıçaklanmasaydık.”

Hangi “tarihsel trajedi”? Türklerin arkadan bıçaklanması! Peki, ölen Ermeni var mı?

Yok herhalde. En azından Baykal’ın konuşmasında yok.

Doğru, Baykal’ı ciddiye almaya gerek yok.

Ya Başbakan?

Erdoğan, ‘Ermenilerden Özür Diliyorum’ imza kampanyası hakkında şöyle demişti: “Ben o kampanyayı kabul etmiyorum, desteklemiyorum ve içinde de yer almam. Çünkü suç işlemedim ki özür dileyeyim. Suç işlersem özür dilerim.”

Tamamen haklı. Kendisi de, hatta babası da 1915 yılında henüz doğmamıştı. Ermeni öldürmek bir yana dursun, Erdoğan’ın tanıdığı Ermeni bile yoktur büyük olasılıkla. Erdoğan da, geri kalan Türkiye vatandaşları da, Büyük Felaket’ten dolaysız olarak sorumlu değil. Biz öldürmedik, orada değildik, engelleyemezdik.

Erdoğan’ın anlamadığı ve anlamak istemediği bir şey var ama. Brandt, Schröder ve Veenman özür dilerken, geçmişle ilgili bir şey yapmıyorlar; yaptıkları şey Almanlarla Yahudilerin, Hollandalılarla Yahudilerin ortak geleceğiyle ilgili. Bir küsur milyon Ermeninin katledildiğinin resmen kabul edilmesini isteyen bizler de, tarihle değil, gelecekle ilgilendiğimiz için istiyoruz bunu.

Şahsen suç işlediğimiz için değil, defteri kapatıp ortak bir geleceğe adım atabilmek için istiyoruz. Açık defterlerle yol gidilemiyor çünkü.

Hollandalı demiryolcunun anlayabildiğini koca Başbakan niye anlayamıyor yahu?

TARAF

YAZIYA YORUM KAT

4 Yorum