1. YAZARLAR

  2. Hüseyin Gülerce

  3. Ergenekon'un medya ayağında ne var?
Hüseyin Gülerce

Hüseyin Gülerce

Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenekon'un medya ayağında ne var?

A+A-

Ergenekon soruşturmasından panikleyen iki kesim var. Medya ve CHP yönetimi... Neden? Evet, bu telaş, bu laubalilik, bu gayri ciddilik, bu "fasa fiso" yaklaşımının sebebi nedir? Neden bir karartma, saptırma, sulandırma çabası var? Neden.. neden?

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'ın, Art TV'de Emin Çölaşan'a anlattıklarından anlıyoruz ki, Sarıkız ve Ayışığı darbe hazırlıklarının yapıldığı dönemde, Jandarma İstihbarat Daire Başkanı olan ve halen Rusya'da bulunan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, makam odasına gizli kamera yerleştirmiş. Balbay ile 2004 yılı başında yaptığı konuşmayı kasete almış. Yer, Jandarma Komutanlığı. Kaset, dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur'un özel arşivinden çıktı.

Şimdi, sormaz mısınız; 'Savcının elinde, başka gazetecilere ait kasetler de var mı?' diye... Sormaz mısınız; 'Medyada darbecilerle iş tutan gazete ve televizyonlarla Ergenekon arasında ne tür bir ilişki var?' diye... Yazar Ali Bayramoğlu'nun Taraf gazetesinde önceki gün Neşe Düzel'e söyledikleri, konuyu daha da önemli kılıyor. Birlikte okuyalım:

"Dönemin Jandarma Komutanı Şener Eruygur, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman, Hava Kuvvetleri Komutanı İbrahim Fırtına ve darbe günlüklerinin sahibi Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'ten habersiz Sarıkız darbesini planlamışlar. Sivil toplum örgütlerinden ve basından destek istemişler.

Bu darbe hazırlıkları sırasında Ankara'da Gölbaşı'nda kimi gazetecilerle görüşmüşler. Aydın Doğan'la da görüşmüşler. Ertuğrul Özkök çeşitli biçimlerde bu olayı etrafına anlatmış. Aydın Doğan'ın askerlerle görüşmeye davet edildiğini, onun, bu işi akıllı bulmadığını, askerlere yardım etmeye yanaşmadığını çeşitli yerlerde dile getirmiş. Hatta o dönemde ben bir yazımda, Radikal'in Ankara Temsilcisi Murat Yetkin'i Genelkurmay Başkanı'na sorduğu siyasi sorulardan ötürü eleştirmiştim. Ertesi gün Murat beni aradı. 'Ben o toplantılara katılmadım' dedi. 'Hangi toplantılar?' dedim.

'Ankara'da yapılan toplantılara daha çok İstanbul'dan gazeteciler katıldı' dedi. Askerlerle toplantılar yapılıyormuş ve gazeteciler bu toplantılara katılıyormuş. Bazı gazeteciler darbecilerle iş tuttu..."

Evet, soru: Gölbaşı'ndaki darbe toplantılarına kimler katıldı? Darbecilerle, İstanbul'dan giden hangi gazeteciler iş tuttu?

Ergenekon'un medya ayağında gerçekten ne var?

Hatırlayalım, Ergenekon'un sırları, gazeteci (şimdi Kanada'da hahamlık yapan) Tuncay Güney'in konuşmasıyla çözüldü. Aksiyon dergisi bu haftaki son sayısında konuyu gündeme getirdi. Yıllarca Veli Küçük'le birlikte çalışan Tuncay Güney, 3 Şubat 2001'de 'dolandırıcılık ve sahtecilik' iddialarıyla İstanbul Emniyeti Asayiş Şube Müdürlüğü'nce gözaltına alınmış, organize suç örgütlerine ilişkin beyanları üzerine soruşturma genişletilmişti. Bir video kasetine çekilen konuşmasında Tuncay Güney şunları söylüyordu:

"Radikal Gazetesi'nde 'Nerede faili meçhul orada Veli Küçük' manşeti çıkınca Veli Küçük, "Perinçek, gitsin Aydın Doğan ile görüşsün." dedi. Aydın Doğan, Perinçek'i dış kapıda karşıladı. Doğu Perinçek, Doğan'ın Milliyet gazetesinde haber yapmamaya gayret edeceğini; ama Radikal'e karışamayacağını, 'Hürriyet gazetesi her ne kadar benim gözükse de aslında Rahmi Koç'un...' dediğini, anlattı bana..."

Kimin eli kimin cebinde? Kim kimle iş tutuyor? Ergenekon'un medya ayağında sahi ne var?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT