Ergenekon'u tartışmaya nereden başlamalı?

05.07.2008 03:49

Mehmet Kamış

Eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur'un Fenerbahçe Orduevi'ndeki odasında ele geçirilen belgeler arasında darbe planlarının da olduğu basına yansıdı.

Dört aşamalı plana göre ülkede kaos oluşturulacak, suikastlar yapılacak, ekonomik kriz çıkartılacak ve Yüksek Askerî Şûra'ya müdahale edilecekti. Gaziantep'te bir yargı mensubu öldürülecek, daha sonra 'sahte Yeşil' olarak tanınan Osman Gürbüz liderliğindeki 30 kişilik tetikçi timi yargı mensuplarına yönelik suikastlar düzenleyecekti. Bundan sonra Atatürkçü Düşünce Derneği aracılığıyla 40 ilde eşzamanlı olarak yargıya saygı mitingi düzenlenecek, polis ile halk karşı karşıya getirilerek silahlı çatışma çıkartılacaktı. Böylece 'polis laiklerle çatıştı' görüntüsü verilip ülkede bir anda gerilim tırmandırılacaktı. Ekonomik kaos oluşturulacak, ülke yönetilemez hale getirilecekti. Tıpkı 12 Eylül öncesinde yapıldığı gibi. Hafızalarımız unutmaya çok meyilli olduğu için yeniden hatırlamakta ve hatırlatmakta yarar var. 13 Haziran 2007'de Amerika'daki Hudson Enstitüsü'nde böyle bir senaryo tartışılmıştı. Genelkurmay'ın bünyesindeki Stratejik Araştırma ve Etüt Merkezi'nin Başkanı'nın da aralarında bulunduğu bir dizi sivil ve askerî stratejistin Türkiye üzerine kurguladıkları birtakım senaryolar basına yansımıştı. Hatırlayacaksınız bu kıyamet senaryosuna göre, Yüksek Mahkeme Başkanı bir suikasta kurban gidiyor, daha sonra PKK Beyoğlu'nda onlarca kişiyi öldürecek bombalı saldırı düzenliyor, kaotik ortamda etkisini artıran asker Kuzey Irak'taki sorunu da bizzat oraya girerek çözmeye çalışıyordu. 'Hudson' açığa çıkmış çok nadir senaryolardan biriydi.

Bu tür senaryoları duyduğumda geçmiş olaylar gözümde yeniden canlanır. Bütün yakın tarihi, ortaya çıkan senaryolara göre yeni bir gözle okumaya çalışırım. Basına sızan Şener Eruygur'un kaos planı gerçekse Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde başlatılan bayrak mitinglerinin de kaotik bir planın parçası olduğu ispatlanmış olacak. Bu mitinglerin aslında bir plan dahilinde olduğunu, Şener Eruygur ve saz arkadaşlarının bu mitingleri stratejik bir kaos planının parçası olarak tertip ettiğini anlamak için çok akıllı olmaya gerek yok. Basına sızan kaos planı bu bayrak mitinglerinin finaliydi sanıyorum.

Bu bakış açısıyla yakın tarihe baktığımızda, birçok faili meçhul olay bir stratejik planın parçası mıydı diye düşünüyor insan. 1 Mayıs 1977'de Taksim Meydanı'nda otelden kalabalığa ateş açanlar ve kim olduğu asla bulunamayanlar da bir plan dahilinde mi gerçekleştirmişti bu eylemi? 17 Nisan 1978'de Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu'na gönderilen bombalı paket ve ondan sonra şehir halkı arasında, Alevilerin içme suyuna zehir attığının yayılması vs... 30 yıl öncesine gitmeyelim. Çünkü ülkenin kaotik bir ortama sokulması öyle açık bir senaryonun sonucudur ki, bunu yeniden konuşmaya gerek bile yok.

Mesela Sivas'taki provokasyon sonucu, 2 Temmuz 1993'te Madımak'ta onlarca masum insanın katledilmesi yazılmış bir senaryo mudur? Bir ay sonra toplanacak Yüksek Askerî Şûra öncesi terfilerle bir alakası var mıdır? Ya da bambaşka bir oyunun sekansları mıdır bilemiyorum. Turan Dursun'un, Bahriye Üçok'un, Muammer Aksoy'un öldürülmeleri de aynı oyunun farklı sekansları mıdır? Gazi olayları hangi kaotik ortam senaryosunun bir parçasıydı acaba? 28 Şubat darbesi ise tam anlamıyla bir 'andıç' çalışmasından başka bir şey değildir. Son otuz yılda böylesine, senaryo parçası olan, faili meçhul kalan o kadar çok olay var ki, değil bu satırlar kitaplar bunları anlatmaya yetmez. O nedenle Ergenekon meselesi; AK Parti kapatma davası, Erdoğan, cumhuriyet savcısı vs. gibi günlük tartışmalar arasında yer alacak bir mesele değildir. Bugün Eruygur, Tolon, Ersöz gibi isimlerle anılan bu yapının aslında Türkiye'nin ayaklarına vurulmuş, kökleri çok daha eskilere dayanan bir pranga olduğunu fark etmek lazım. Bu dava Türkiye'nin var olma ya da var olmama meselesidir.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim