1. YAZARLAR

  2. Mustafa Ünal

  3. Ergenekon'da Danıştay sürprizi
Mustafa Ünal

Mustafa Ünal

Yazarın Tüm Yazıları >

Ergenekon'da Danıştay sürprizi

A+A-

Ergenekon soruşturmasında her türlü bilgi doğru yanlış süzgecinden geçmeden ortalığa saçıldı. Neler yok ki... Yeni darbe planından tutun, emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un arşivinden çıkan Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'la ilgili çok özel belgelere kadar.

Bu kafaları karıştıran bilgi kırıntıları bile iddianamenin bir an önce yazılmasını zorunlu kılıyor. Uzun süredir Ergenekon soruşturmasına en büyük eleştiri, iddianamenin ortaya çıkmamış olması. Dün iyi bir haber geldi: Nihayet bu konuda bir gelişme var. Devletin resmi ajansı yazımı tamamlanan iddianamenin bilgisayara aktarma işleminde sona gelindiğini, cuma gününe kadar Başsavcılığa teslim edilmesinin beklendiğini duyurdu. Bu, iddianamenin birkaç güne kadar kamuoyuna açıklanacağı anlamına geliyor. 'Bugüne kadar birkaç kez tarih verildi fakat her defasında boş çıktı' diye itiraz edebilirsiniz. Haklısınız.

Ancak bu kez durum çok farklı... Son gözaltı ve tutuklamalar iddianamenin habercisiydi. Daha fazla beklemeye kimsenin tahammülü yok. Kısa süre içinde açıklanması kesin gibi. İddianame ile Ergenekon soruşturmasının en önemli aşamasına gelindiği muhakkak. İddianamenin dört gözle beklenmesi olağan karşılanmalı. Çünkü 2 bin 500 sayfayı bulan doküman bugüne kadar hakkında değişik yorum ve değerlendirmelerin yapıldığı Ergenekon örgütünün gerçek boyutunu ortaya koyacak. Mahkeme süreci resmen başlayacak. Şimdi nefesler tutuldu, herkes sabırsızlıkla gündemin etrafında döndüğü iddianameyi bekliyor. Özellikle de biz gazeteciler.

Ajansın haberinde iddianamenin içeriğine ilişkin ilginç bir ayrıntı var. Buna göre 'Danıştay saldırısı' iddianamede geniş şekilde yer alıyor. Yaklaşık 60 sayfa... Kanlı Danıştay baskını son yılların en önemli siyasi olayı. Çok konuşuldu, tartışıldı. Saldırgan Alparslan Arslan binadan çıkarken suçüstü yakalandı. Ardından yargılandı ve müebbet hapse mahkûm oldu. Kamuoyunda oluşan kanaat, mahkemenin kararına rağmen arka planının karanlıkta kaldığı ve tam aydınlatılamadığı yönünde...

Maalesef tetikçiyi kullanan asıl güç anlaşılamadı. Ülkeyi istikrarsızlaştırmayı hedefleyen, kaosa zemin hazırlayan o karanlık ele ulaşılamadı. 'Karanlık el' diyorum çünkü öteden beri faili meçhul siyasi cinayetlerde bu kavram sürekli kullanıldı. Ancak bir türlü bu karanlık örtülü kaldı, katilin yüzü belirmedi, eli görülmedi. Ete kemiğe bürünerek somuta indirgenemedi. Kim veya kimlerin kastedildiği ortaya konamadı. Bunu yalnızca Danıştay baskını için söylemiyorum, siyasi amaçla işlenen cinayet ve suikastları da kastediyorum. Birçoğunun faili yakalanamadı, yakalananların ise arkasındaki güç çözülemedi.

Danıştay saldırısı tetikçi ile sınırlı kaldı. Olayın çok daha derin boyutları olduğuna ilişkin ciddi kuşkular vardı. Ergenekon'da tutuklanan Veli Küçük ile Alparslan Arslan'ın birlikte fotoğrafının ortaya çıkması soru işaretlerini daha da artırdı. Danıştay'la Ergenekon'u ilişkilendirecek bir delil olabilir miydi? Çok tartışıldı. Çok önemseyen de çıktı, küçümseyen de. Ancak ilgili mahkeme olayı tetikçi ile sınırlı tuttu, daha fazla derinleştirme gereği duymadı. Danıştay baskınının Ergenekon iddianamesinde yer alması bu açıdan önemli bir gelişme. Uzun süredir Türkiye'nin kaderine etki yapan karanlık el yakalanıyor mu? Savcı hangi izler üzerinden gitti, elinde sağlam kanıtlar var mı? Görünen o ki Ergenekon davası sadece darbeleri soruşturmakla kalmayacak ülkenin karanlıkta kalan yüzünü de mi aydınlatacak? Heyecan ve merakla bekliyoruz...

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT