1. HABERLER

  2. HABER

  3. Ergenekon'da Artık Tek Dosyada
Ergenekonda Artık Tek Dosyada

Ergenekon'da Artık Tek Dosyada

Mahkeme, 1. ve 2. Ergenekon davalarını aralarında 'hukukî ve fiilî' irtibat bulunduğu gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde birleştirdi.

A+A-

Haber: Büşra Erdal / Zaman

Mahkeme, 1. ve 2. Ergenekon davalarını aralarında 'hukukî ve fiilî' irtibat bulunduğu gerekçesiyle geçtiğimiz günlerde birleştirdi. Bu şekilde tek dosya üzerinden sonuca gidecek. Mahkeme bütün delilleri inceleyecek, resmin tamamını görebilecek. Tek dosya üzerinden verilen hüküm, örgütsel yapının tam olarak ortaya çıkarılmasına önemli bir katkı yapacak.

Ergenekon soruşturması 12 Haziran 2007'de Ümraniye'de bir evde 27 el bombasının bulunmasıyla başladı. Ancak asıl 'Ergenekon' ismi ilk kez 2008 yılının Ocak ayında, emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün tutuklanmasıyla duyuldu. Çünkü Küçük'te, Ergenekon yapılanmasına ilişkin dokümanlar çıkmıştı. Hazırlanan iddianamelerin büyük bölümü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava olarak görüldü. 20 Ekim 2008'de başlayan yargılamadan sonra, 2009 yılında ikinci ve daha sonra üçüncü iddianamelerin davaları birleştirildi. Son olarak bütün dosyalar birleştirildi ve tek ve 'ana dava' haline geldi. Yargılama sürecinde, Danıştay davası, İrtica ile Mücadele Eylem Planı ve İnternet Andıcı davalarını da sayarsak 16 iddianamenin davası da birleşmişti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkeme-si'nin birleştirme kararında bir ayrıntı da dikkat çekici. Mahkeme, ilk başlayan ve Veli Küçük'ün sanık olduğu ilk Ergenekon davası dosya numarası üzerinden değil de, emekli orgeneraller Şener Eruygur ve Hurşit Tolon'un sanık olduğu ikinci dava üzerinden birleştirme yaptı. Yargılamanın merkezi, 'Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz, Eldiven' darbe planları, 2003-2007 yılları arasındaki Cumhuriyet mitingleri, üniversitelerdeki faaliyetler, Cumhuriyet Çalışma Grubu'nun, cephaneliklerin yargılama konusu olduğu ikinci Ergenekon davası oldu oldu. Bu davada Özel Harekât Dairesi Başkan Vekili İbrahim Şahin de sanık. Bu şekilde darbe planları ve bunları gerçekleştirmek için kaos ortamı oluşturacak eylemler için kullanılacağı iddia edilen cephanelikler de aynı dosyada yer alıyor. Bu yaklaşımdan anlaşılacağı üzere, darbe planlarının merkezinde olan ikinci dava sanıkları kilit konumda. Dosyalara bütün olarak bakıldığında, birinci davanın sanıkları Veli Küçük ve Muzaffer Tekin, Eruygur ve Tolon'la irtibatlı. Ulusal Birlik Platformu'nun başında olan Semih Tufan Gülaltay, Türk Ortodoks Patrikhanesi'nin toplantılarına katılmıştı. UBP'nin Ankara temsilcisi de Eruygur'du. Cumhuriyet mitinglerini yapan beyin takımı da UBP'ydi. Öte yandan Tekin de, Cumhuriyet mitinglerinde Eruygur'la beraber boy göstermişti. İki dosya sanıkları arasında buna benzer onlarca bağlantı, irtibat sayılabilir.

Mahkeme, 27 Nisan 2012 tarihindeki duruşmada verdiği birleştirme kararında, '2008/209(1. İddianame) ve 2009/191 (2 ve 3. iddianame) esas sayılı dosyaların iddianamelerinin birleştirme istemli olarak açılmış olması' ilk gerekçe olarak saydı. Bu açıdan daha yargılamanın başında iddianameler tüm sanıklar hakkında tek dosyadan karar çıkmasını öngören bir şekilde hazırlanmıştı. Kararın devamında, 'her iki dosyada ele geçtiği iddia olunan belgeler, telefon konuşma kayıtları ve sair belge ile bu dosya sanıklarına isnat edilen eylemler arasında paralellik ve bağlantı' olduğu vurgulandı. Daha sonra, 'bunun yanında birleştirilmesi istenen dosya ile dosyamız sanıkları arasındaki örgütsel bağlamdaki fiilî ve hukukî irtibat ve her iki dosyadaki eylemlerin iddia olunan Ergenekon terör örgütünün faaliyeti kapsamında değerlendirildiği yönündeki iddiaların varlığı'na dikkat çekildi. Son aşamada ise, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 250 ile görevli mahkemelerden çıkan kararları inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, 'aynı örgütün kuruluşu ve terör örgütü olarak tespiti aşamasında görülmekte olan farklı dosyalar üzerinde yürütülen davaların bir arada yargılamaların yapılması gerektiği' yönündeki yerleşik içtihatlarının bulunduğu hatırlatıldı.

Tek Dava, Daha Çabuk ve Doğru Sonuca Götürür

Böylece 'birleştirme talepli' olarak mahkemeye sunulan iddianameler tek çatı altında toplanmış oldu. Bu, sanık savunmaları ve tanık dinleme gibi davanın asıl aşamalarının bitmesinin ardından usul açıdan önemli bir karar. Davanın sona yaklaştığının en büyük göstergesi olan bu kararla birlikte, artık tanık dinleme aşamasından sonra toplam 256 sanık için tek bir mütalaa hazırlayacak. Dosya bütünlüğü, tüm delilleri bir arada değerlendirme sonucu savcılık mahkemeye mütalaa olarak tek bir büyük resim sunacak. Hem usul ekonomisi hem de aradaki irtibatı tam göstermesi açısından önem arz eden bu uygulamada, mütalaadan sonra bütün sanıkların esas hakkındaki savunması alınacak. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, her iki dava için ayrı ayrı işlem yapmayacağından zamandan da kazançlı çıkacak. Yani, 'yargılama uzuyor' tezi de geçersiz. Son aşamada hüküm çıktıktan sonra ise Yargıtay, bu şekilde tek dosya üzerinden bütün delilleri bir arada görebilecek. Sonuç olarak mahkeme, bu yargı sürecinin ruhuna uygun bir karar verdi. Bundan sonra asıl beklenen sonuç ise kararın kısa zamanda çıkması.  

HABERE YORUM KAT