Ergenekon tahliyeleri

23.09.2008 05:40

Bülent Korucu

Ergenekon soruşturmasında mahkeme günü yaklaşıyor. Savunma tarafının söyleyecekleri kadar savcılık makamının iddialarını ortaya koyabilme performansı merakla bekleniyor.

İddianamenin kapsamı, eklerinin verdiği ayrıntılar ve mahkemelerce verilen tutuklama kararları savcının elinin güçlü olduğunun işaretleri. İddianamenin fos çıkmasını bekleyen, onu sulandırmak için olmadık hareketler yapanlar başarılı olamadı. Kamuoyunda savcıların önemli delillere ulaştığı kanaati hâkim.

Dalgaların dinmemiş olması ve ilk defa muvazzaf subayları içine alması yeni ama sürpriz olmayan gelişmeler. Soruşturma savcılarının Türk Silahlı Kuvvetleri'yle ilgili çok özenli bir dil kullanmasına rağmen herkes TSK içindeki uzantıları sorguluyordu. Ergenekon'u savunanlar, "üç beş tane emekli askerle mi darbe yapılacak?" sorusuyla, soruşturmanın zayıf noktalarını yakalamaya çalışıyordu. Aynı soruyu karşı taraf da soruyor ama niyet farklı. Onlar soruşturmanın genişletilmesi ve bütün şüphelileri kapsaması adına aynı soruyu dile getiriyor. Tutuklanan 4 teğmen, Mustafa Balbay'ın Cumhuriyet gazetesinde manşet yaptığı rahatsız 'genç subaylar'ın devamı mı bilmiyoruz. Bu subayların İslamcı kisveli örgütlerle ilişkisi yeni provokasyon hazırlıkları olarak yorumlanabilir mi? Zamanla bu soruların cevapları netleşir. Tutuklama kararları mahkemeye sağlam deliller sunulduğu şeklinde yorumlanabilir. Genç subaylar ısrarla 'komutanlarının bilgisi dâhilinde' icraatta bulunduklarını kayıtlara geçiriyor. Ortaya delil de koyabiliyorlarsa yeni ve belki yukarılara doğru çıkan dalgalar kaçınılmaz demektir.

Diğer ilginç gelişmeler ise hukuki mücadeleden sonuç alamayan bazı sanıkların 'çürüğe ayrılarak' tahliye olmaları. Asuman Özdemir ve Ferit İlsever'den sonra emekli Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur da doktor raporu ile tahliye aldı. Kuddusi Okkır'ın hapishanede kanserden vefat etmesi, hem doktorları hem de yargı mensuplarını daha dikkatli davranmaya itiyor. Yoğurdu üfleyerek yemeyi tercih ediyorlar. Anlaşılabilir bir durum. Fakat, tahliyeyle beraber yurtdışına çıkış yasağı konan Eruygur'un başına gelenler ayrıntılı şekilde sorgulanmalı. Hapishanedeki insanlar, devletin yed-i eminine teslim ediliyor. Yaşanan her sorun mercek altına alınmalı. Cezaevinde, tuhaf kazalarla hayatını kaybeden veya izahı zor usullerle intihar etmeyi başaran tutuklular örneği hiç az değil. Ergenekon'un gönüllü avukatlarının ifadesiyle senelerce dağlarda terörist kovalamış bir askerin merdivenlerden düşerek vücudunda bu kadar hasar meydana getirmesi şüphe uyandırıyor. Üç beş basamaklı cezaevi merdiveninde hem beyin kanaması, hem boyun kırığı biraz fazla görünüyor.

Söylenenlerin gerçekten yaşanmış olma ihtimali elbette var. Ama psikolojik ortam insanları şüpheci yapıyor. Halk olaya acabayla yaklaşıyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un emri ile TSK adına yapılan ziyaret bu ortamı hazırladı. Ne zaman ve ne şekilde tahliye edilecekler beklentisi oluştu. Ziyaret sonrasında yapılan eleştirilerin ortak paydası da buydu. 'Haklı olarak tahliye edildiklerinde bile şüphelerin önüne geçilemeyecek' denilmişti. Bazen kaş yapalım derken göz çıkartılabiliyor. Başta Eruygur olmak üzere bütün sanıkların sağlıklarını kazanmalarını diliyoruz. Bize dilemek, devlete ise tedbir almak düşüyor. Sanıkları sağlam şekilde mahkemeye çıkarmak, aklanmaları veya suçlularsa cezalandırılmalarını sağlamak devletin vazifesi. Şüpheli durumları araştırmak da öyle.

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim