Ergenekon şimdi ne ifade ediyor?

08.01.2009 17:29

Mustafa Karaalioğlu

Ergenekon örgütü, çağrışımları çok güçlü bir isim ve topluma ‘derin’ ilişkiler bağlamında çok şey ifade ediyor. Bugüne kadar gelinen aşama bu çağrışımları destekler bilgiler de ortaya çıkardı.

Dün de gerçekten sarsıcı, şok edici bir tutuklama dalgası yaşandı. Fevkalade önemli sayılması gereken bu isimlerin suçlarının ne olduğunu henüz bilmiyoruz. Evlerin aranması, gözaltılar hele böylesine isimler söz konusu olduğunda arka planda önemli iddiaların da varlığını zorunlu kılar. Yargı sürecini izleyeceğiz, göreceğiz.

Bununla birlikte, kimse Ergenekon’un nereye kadar gideceğini, nereye varacağını, kimlere, hangi güç odaklarına uzanacağını bilmiyor. Bu da normal olmalı... Bir demokrasi inşa ediliyor ve ülkenin geriye doğru on yıllarına egemen olmuş bir yapılanmadan hesap sorulması hiç de kolay bir iş değildir.

Nasıl bir yapılanma?

Devletin en üst düzeydeki karar organlarında sivil-askeri-ekonomik, bürokratik şapkalarla oturmuş; Türkiye tarihinin en kritik süreçlerinde roller oynamış; bu rollerinin yanında gerek duyduklarında derinlerdeki mekanizmaları da harekete geçirmiş bir yapılanma.

Adı geçen isimlere bakalım, geçmişte oturdukları koltukları hatırlayalım. Sonra da hangi tarihi kararlarda, hangi önemli süreçlerde nasıl rol almışlardı düşünelim. Bu insanlar, Türkiye’nin en önemli sorunlarında kararlar aldılar. Devleti, hukuku, orduyu, üniversiteleri sevk ve idare ettiler; Kürt sorununun, demokratikleşmenin, Avrupa Birliği’nin, temel hak ve özgürlüklerin seviyesini veya seviyesizliğini belirlediler. Türkiye’nin dünyayla ilişkilerinde doğrudan rol icra ettiler. Hükümetler üzerinde bazen hükümet yıkıp yenisi kuracak kadar tesirleri vardı.

Bu isimler örgüt üyeliğinden gözaltına alınabiliyorsa derin düşüncelere dalmak da gerekir. Sormak da gerekir...

Bu ülkenin yakın tarihinin ne kadarı gerçek ne kadar provokasyon ve perde arkası ilişkilerle yazıldı? Ergenekon davası bu sorunun cevabını arıyor...

Bazıları biliniyor, bazıları hissediliyor, bazılarının gizlenmesi imkansız ama bu yapılanmanın ülkenin, kurumlarını, kişilerin kaderlerini belirleyen hangi kararlara ne ölçüde tesir ettiklerini kestiremiyoruz.

Önceki tutuklama safhaları ve mahkeme safhasında ortaya çıkan bilgiler o kadar sarsıcı ve şok edici ki doğal olarak geride kalan birçok şeyin görünen yüzüne inancımız kalmadı.

Kaldı ki Ergenekon örgütünün portföyünde 28 Şubat gibi bir yarı-darbe, 2003/2004 Ayışığı, Sarıkız gibi darbe teşebbüsleri var...

Mumcu, Kışlalı, Aksoy, Hablemitoğlu gibi provokasyon yaratma amaçlı olduğuna dair şiddetli güçlü şüpheleri barındıran cinayetler var...

Türkiye’yi iç çatışmanın eşiğine getiren Danıştay baskını var...

Güneydoğu’da son 30 yıldır yaşanan hemen hemen bütün olaylarda aynı yapılanmanın izleri görünüyor. Ki, içlerinde askerlerin generallerin, subayların öldürüldüğü birçok vak’a ile sayısız fail-i meçhul var.

Kanlı, kirli, hukuksuz ve kendini devletin yerine koyan muazzam bir küstahlık tarihiyle yüzleşiyoruz.

Bugüne kadar gerçekleşen Ergenekon dalgaları da şok edici ve bir dönemin karanlığı üzerindeki perdeyi kaldıran önemli adımlardı hiç şüphesiz... Dokunulması hayal edilemeyen kişiler, kurumlar; tutuklandı, sorgulandı ve mahkeme önüne çıkartıldı.

Karanlığın üzerindeki bazı örtüler çekilmişti.

Yeni tutuklamalar artık daha büyük bir örtünün kalkmakta olduğunun ifadesidir.

Türkiye’de bir daha kimse kendini devlet yerine koyarak demokrasiye, hukuka, siyasete egemen olma cesaretini bulamayacak.

Kimse, hem dilediği gibi davranıp hem de ebediyyen korunacağının garantisini hissedemeyecek.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim