Erdoğan'ın çıkışı ve İsrail'in tutumu?

06.02.2009 05:18

Yasin Doğan

Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki çıkışının sadece moderatöre veya İsrail Cumhurbaşkanı Peres'e yönelik olduğunu düşünmek eksik bir değerlendirme olur. Erdoğan, eleştirinin muhatabının İsrail devleti, toplumu ve Yahudiler olmadığını, İsrail hükümeti olduğunu söyledi.

Uygunsuz davranışlarda bulunan moderatör, tepkiyi hak etmiştir. Peres de hem İsrail'in sebep olduğu dram, hem de bağıra çağıra suçlayıcı bir konuşma yapmasıyla tepkiyi hak etmiştir. Ama asıl tepki 1300 kişinin ölümüne sebep olan İsrail hükümetinedir. İsrail'de seçimler savaş naralarıyla şekilleniyor. Livni ve Barak'tan aşağı kalmamaya çalışan Netenyahu da seçilirse Hamas'ı yok edeceği vaadinde bulundu.

Erdoğan'ın çıkışı İsrail'in pervasızlığına göz yuman, yaptığı zulümlere alkış tutan çevreleredir aynı zamanda.

Peres'in gözü dönmüşcesine konuşmasının arkasında yatan sebep, bu acı gerçeğin yüzüne vurulmasıdır. Dünyanın şımarık çocuğu olan İsrail yönetimi, hak-hukuk tanımadan istediğini yapmakta, sonrasında da aymaz bir tavır içine girmekte, başkalarını suçlayarak kabahatini örtmeye çalışmaktadır. İsrail hükümetini cesaretlendirenler de Erdoğan'ın eleştirisine muhataptır.

Her türlü eleştiriyi Siyonizm karşıtlığına indirgeyerek, kendisine koruma kalkanı oluşturan İsrail hükümeti, hakikatin yüzüne vurulmasıyla, dünya kamuoyunda oluşturdukları illüzyonun çöktüğünü görmüştür.

Medya ve sermaye dünyasında etkin olan Yahudilerin bu kandırmaca içinde hiçbir rolü yokmuşcasına, "dünyada Semitizm karşıtlığı yükseliyor" yaygarası yapmasını artık kimse yutmuyor. Siz her türlü insanlık dışı işi yapacaksınız, sonrasında da lobilerle, medya gücüyle Semitizm karşıtlığı söylemi üzerinden perdeleme yapacaksınız… Erdoğan'ın yaptığı bu perdeyi de yıkıp atmak olmuştur.

Bu olayları fırsat bilerek Semitizm karşıtlığı yapmak ne kadar yanlışsa, bu olayların Semitizm karşıtlığa sebep olduğu görmemek de o kadar yanlıştır.

Eğer bugün dünya üzerinde Semitizm veya Siyonizm karşıtlığı yükseliyorsa, bunda mağdurların söylemleri değil, bu mağduriyeti oluşturanların eylemleri daha etkilidir. Söylem ve eleştiri somut bir olayın neticesidir. Asıl sorumlu olan, bu olaylara imza atanlardır. Bugün dünya üzerinde Semitizm karşıtlığı yükseliyorsa, bunun sorumlusu İsrail hükümetinin hukuksuz eylemleridir. Benim Türkiye'de veya herhangi bir ülkede yaşayan Yahudilere tavsiyem, İsrail'i bu olaylara sebep olduğu, Semitizm karşıtlığının yükselmesini tetikleyecek haksızlıklara sebep olduğu için uyarmalarıdır.

Erdoğan'ın çıkışının sarstığı diğer bir kesim ise Arap ülkelerinin yönetimleridir. Halklarının duyarlılıklarını değil de, İsrail'in kaygılarını paylaşan, buna göre hareket eden çoğu Arap ülkesindeki yönetici de, Türkiye Başbakanının oyunu bozmasıyla açığa düşmüştür.

İsrail'in gerilimi tırmandırması halinde, Türkiye'nin bu söylemi devam ettirmesi, bir çok bölge ülkesini yeni bir konum geliştirmeye, halkının sesine kulak vermeye zorlayacaktır. Bu durum, ne bu rejimlere yarar, ne de İsrail'e… Türkiye, İsrail'e yönelik organize bir kampanya başlatırsa, bunun karşısında hiçbir bölge ülkesi veya yönetimi duramaz. Bu yüzden, belden aşağı vurmaya alışan İsrail'deki bazı çevrelerin, medya manipülasyonuyla veya lobilerle Türkiye'yi sıkıştırmaya çalışması çok anlamsızdır, durumu tam idrak edememektir.

İsrail devletini tanıyan, güçlü ilişkilere sahip olan, Yahudi karşıtlığını kesinlikle yanlış bulan, bölgenin normalleşmesi için İsrail'in tüm ülkelerle iyi ilişki geliştirmesi için çaba gösteren Türkiye'yi rahatsız edecek yaklaşımlara girmek, öncelikle İsrail'e çok şeyler kaybettirir.

Lobiler ve medya gruplarıyla Türkiye'yi baskı altına alma girişimi, yine İsrail'in kaybedeceği sonuçlara zemin hazırlar.

Peres'in olayın hemen ardından Erdoğan'ı araması, bu gerçeğin bir parçasıdır. Doğru olan, İsrail yönetiminin tüm katmanlarıyla bu gerçeği görmesi ve gerilimi artırmaya değil, normalleştirmeye çaba harcamasıdır.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim