Erdoğan: Nefes Aldıkça Affetmeyeceğim!

11.05.2014 19:32
Erdoğan: Nefes Aldıkça Affetmeyeceğim!
AK Parti kampının kapanışında konuşan Erdoğan, Gülen Cemaati için "Bu ülkeye ihanet edenlerin görev yerinin değişmesi cadı avıysa, evet biz bu cadı avını yapacağız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, öncelikle Danıştay'ın kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmaya tepki gösterdiği Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nu hedef aldı. Erdoğan, "Biz bu ülkenin sahipleriyiz, biz bu ülkede varız. Bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız. Bir zümrenin parmağını sallayarak bize kibirle ders verme dönemi kapanmıştır. Birileri kürsülerde konuşurken kendilerini Yassıada mahkemelerinde savcı, bizi de mahkum gibi görüyor" dedi.  

Erdoğan, "Hukuk katili hukukçulara hiç kimsenin eyvallahı yok. Herkes haddini bilecek. Herkes konumunu sınırını hududunu bilecek. Siz babalarınızın, dedelerinizin çarpık istikametinde yürümek isteyebilirsiniz. Siyasete parmak sallayabilirsiniz. Ama biz babalarımızın kutlu şanlı izinden yürüyoruz. Bu istikametimizi asla değiştirmeyeceğiz. Karşınızda yüzünü öne eğip haklı öfkesini içine atacak kimse yok. Yassıada dönemi geçti. Sinen pısırık bakanlar, başbakanlar da yok" diye konuştu. 

'Danıştay mı CHP Kurultayı mı?'

Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: 

“Bizi bu makamlara millet getirdi. Milletin mührü tüm mühürlerin üzerindedir. Hiçbir atanmış kalkıp da milletin temsilcilerine ders vermeye kalkmasın. Dün Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde devletin zirvesi oradaydı... Danıştay’ın başkanı 25 dakikalık herkesin saygı duyacağı bir konuşma yapıyor. Gerek yasama, yürütme, yargıyla ilgili değerlendirmelerini geniş bir açıdan takdim ediyor. Kim bu? Ev sahibi. Bu konuşmadan sonra orada konuşma yetkisi olmayan, ne iç tüzüğünde ne tüzüğünde, meğerse bu bir gelenek olduğu için bunları savunma makamı olarak kabul ettikleri için söz verirlermiş. Yargıtay’da da yıllar yılı böyle şeyler maalesef oldu. O yüzden gitmedik. Oraya konuşmaya çıkan kişinin karşısındaki insanların savunma hakkı var mı? Devlet ricaline her türlü saygısızlığı yapacaksın. Baro Başkanı'na 15-20 dakika konuşması söylenmiş. Bir saat konuşma yapıyor. Devlet protokolünde böyle şey olamaz. Seçilmişlere o hücrelerine sinmiş kibirle parmak sallamaya kalkıyorsun. Devlet protokolünün karşısında nasıl konuşulacağını, ne konuşulacağını insan bir kendisine dert eder ve bunu düşünür."

"CHP kurultayının kürsüsünden değil Danıştay kürsüsünden konuşuyor yahu. İnanın Danıştay salonunda mıyız, yoksa CHP kurultayında mıyız şaşırdım. Şu hale bakın. Bir yüksek mahkemenin kuruluş yıldönümünde, memleketin son yüzyıldaki tüm gündem konularını tek tek hatırlatıyor, siyasete siyasetçiye hiza vermeye çalışıyor."

'Siz kimsiniz ya'

"Arkadaşlar bazı köşe yazarları bunları göreve davet ediyorlar. Dün yapılan bu saygısızlık, tek bir şahsın değil, bir zihniyetin değişmez ruh halidir. Her yıl dönümlerinde biz nezaketle kutlamalara katılıyoruz. Birileri bunu fırsat olarak görüp, fırça çekebileceği imkan olarak görüyor. Siz kimsiniz ya, siz kimsiniz? Siyasete ayar verme cüretini kendinizde görüyorsunuz." 

'Bir daha katılmam'

Yalnızca halka hesap vereceklerini söyleyen Erdoğan, "Biz beş yılda bir milletin huzurunda hatalarımızı bedelini ödeyeceğiz. Biz bu ülkede siyasete itibar kazandırdık. Bu törenlerin her yıl ihtilalci zihniyeti tarafından siyasetçilere ayar verme zihniyetinden çok rahatsızız. Ve bu makamda olduğumuz sürece bunların konuşacağı yere hiç bir zaman katılmam. Çünkü bunların burada konuşma hakkı olmadığı halde bunlara söz veriliyor" dedi. 

Erdoğan, "Konuşması gereken kişi varsa, o da adalet bakanı veya başbakan yardımcısı olabilir. Dün o kürsüde o konuşmayı yapan zat belli ki CHP kurultay konuşmasıyla Danıştay konuşmasını karıştırmış. CHP’ye genel başkan olma niyetiyle o kürsüyü işgal edemez. Cübbelerine sığınanların bizi hizaya getirme niyetine pabuç bırakmayız" diye ekledi. 

'Van'da 67 aile direniyor'

Feyzioğlu'nun sözlerinin doğruları yansıtmadığını söyleyen Erdoğan, "Doğru olmayan sözleri konuşuyorsun. Van’a depremden sonra bütün bu süre içerisinde yaptığımız yatırım 5 milyar. Eski rakamla 5 katrilyon. Bundan haberin var mı senin ya? Neymiş ona öyle bilgi verilmiş. Sen bilginin kaynağına inmemişsin ki. Senin gibi düşünenler, senin şaklabanların geliyor sana bu bilgiyi veriyor. Sen bu işin asıl sahibi karşısında bu doğru olmayan sözleri konuşuyorsun. Yalancının mumu yassıya kadar yanar. Sana yalan konuşmak yakışır mı, sen bir hukukçusun. Güya önünde de profesör var. Tutturmuşlar bir konteynerkent istismarıdır gidiyor. Sadece 67 aile var. Ve bunlar da hak sahibi olan afetzedeler değil." dedi. 

Van meselesiyle ilgili muhalefete de yüklenen Başbakan, "Şu anda bütün konteynerlar boşaltıldı ama bu 67 aile direniyor. Bu CHP, BDP, MHP zihniyetindeki istismacılar bunu istismar ediyor" ifadesini kullandı.

Erdoğan, "Bu beyefendi Danıştay kürsüsünden yakın zamanda gösterilerde hayatını kaybedenlerin isimlerini sayıyor, istismar yapmaya çalışıyor. İstanbul’daki olayı anlatıyor. İsim vermeme gerek yok. İstanbul'da yatıyorlar, kalkıyorlar Berkin Elvan. Ekmek almaya giderken maskeyle mi gidilir, sapanla mı gidilir. Her şey ortada. O olayların olduğu gün terör örgütleri Burak Can'ı şehit ederken o Baro Başkanı Burak Can'dan sözetmiyor. Çünkü Burak istismara elverişli değil. Ama diğerleri istismara elverişli" diye ekledi.

'30 Mart'ta millet paralel yapıyla mücadele talimatı verdi' 

Erdoğan konuşmasında daha sonra Gülen Cemaatini hedef aldı. 'Paralel yapı' diye nitelediği Cemaat'i affetmeyeceğini söyledi. Erdoğan şöyle konuştu:

"Bu konuda bizler hep birlikte görevlendirildik. 30 Mart öncesinde yeni bir istiklal mücadelesi olarak isimlendirmiştik. Ülkemize birliğimize bağımsızlığımıza yönelik çok alçakça haince, aynı zamanda unutulması, üstünün örtülmesi affedilmesi mümkün olmayan bir saldırı yapıldı. Karşımızda mertçe ortaya çıkan, iddialarını ortaya koyan bir yapı yok. Bu öyle bir yapı ki, sütün içine karışmış pis suya benziyor. 35 yıl boyunca o ak sütün içine sızmışlar, orada her türlü hileyi kullanarak gizlenmişler."

"Dışardan baktığınızda o pis su anlaşılamazsa, bu yapı da maalesef bakmakla görülemiyor. Amaçları için her yol bunlara meşru. Yalanla, takiyeyle, kendisine sinsice gizlemek suretiyle olduğundan farklı görünerek, inandığının tersini yaparak bu yapı hücrelere sirayet etmiş. Eğer karşımızda mert bir düşman olsaydı, şerefli bir düşman gibi yenilgiyi kabul edip kenara çekilirdi. Ama hasımlarımız en asgari insani vasıflardan, şeref belirtilerinden dahi yoksunlar."

'Artık ülkeye zarar veremezler'

"Tabii 'düşmanımın düşmanı dostumdur' anlayışıyla, bu yapıya Türkiye’den de destek olunduğuna şahit olduk. CHP bu yapıyla işbirliğine gitti. Seçim sonrası kendi aralarında ne hale geldiler gördünüz. MHP, istismar ettiği milliyetçiliği çiğneyerek bu yapının arkasında vagon oldu. Hiç ummadığımız, makamlar tarafından bu yapı desteklendi. Desteklenmese bile bu yapıya karşı sessiz kalındı. İşte biz böyle zor bir yapıyla mücadele ediyoruz. Hem mertçe kendisini göstermeyen, rakiplerimiz tarafından kullanılan bir yapıya karşı mücadele veriyoruz. Şundan emin olunuz ki bu yapının ayakta kalması, Türkiye’ye yeni zararlar vermesi artık mümkün değildir. Bu yapının ana kaynakları köreltildi."

"Anadolu’da Trakya’da bir hizmet örgütü olduğunu zannederek destekleyen vatandaşlarımız bu yapıyla aralarına mesafe koymaya başladılar. Çocuklarını okullarından dershanelerinden almaya başladılar."

"Şu anda okullar henüz kapatılmadı, herkes kesin kararını veremiyor. Bunlar tabii aileleri birbirine düşürdüler. Bunlar evde karı kocayı birbirine düşürdüler. Böyle bir noktaya böyle bir aşırılığa işi getirdiler. Bu yapının dini değerlerimizi, milli değerlerimizi, Hazreti Kur'an-ı, Peygamberi, Said-i Nursi’yi nasıl istismar ettiğini herkes gördü."

'15 yıldır neden gelemiyorsun?'

Konuşmasında Fethullah Gülen'e de seslenen Erdoğan şöyle konuştu: 

"Bugün buradan yine söylüyorum. Eğer samimiysen, dürüstsen Pensilvanya’da ne işin var? Çık kendi ülkene gel. Madem suçun filan da yok gel ülkene. Niye gelemiyorsun? Gel. Demek ki vatansever değil. İnzivaya çekilmiş. Nasıl oluyor da Pensilvanya inziva yeri oluyor ya. Gel Afyon’da Emirdağ’da, gel Bursa’da, memleketin Erzurum’da çekil. Buralar güzel yerler. Ama gelemez. O suçluluk psikolojisi içerisinde orada duruyor. Ama ne olursa olsun takipçisiyiz. Uluslararası platformlarda bu yapının gerçek yüzü görülmeye başlandı. Adana’da İstanbul’da Ankara’da yürekli savcılar hakimler mesleklerinin gerektirdiği vicdani sorumluluğu üstlendiler, vatanseverce adımlar atıyorlar. 1999’da Türkiye’den çıkış 15 yıl niye gelemiyorsun, gel."

'Bu cadı avını yapacağız'

Paralel yapıyla mücadelede kararlı olduklarını söyleyen Erdoğan, "Paralel yapıyla mücadelenin bir cadı avına dönüşmesini ikide bir konuşuyorlar. Bu ülkeye ihanet edenlerin görevlerini değiştirmek cadı avıysa, biz bu cadı avını yapacağız, bunu da bilin. Oturdukları makamda her türlü, provokatif eylemleri sinsice yapanları bulup çıkardıkça gereğini yapacağız. Bu işin mücadelesi sıradan bir mücadele değil. Bu konuda nerede kim neler yapıyorsa bunları bize bildireceksiniz. Bütün vatandaşlarıma söylüyorum bildireceksiniz gereğini yapalım" dedi.

'Moleküllerine ayrırarak...'

Erdoğan, "Açık söylüyorum, belediye başkanlarıma, il başkanlarıma hepsine söyledim. Kurucu arkadaşlarıma, hukukun demokrasinin dışına çıkmadık çıkmayacağız. Çıkılmasına da müsaade etmeyeceğiz. İnançlı kesimlerin, cemaatlarin, dayanışma ruhunun yıpratılmasına da asla meydan vermeyeceğiz. Sütün içine karışmış bu pis suyu, gerek kaynatarak gerekirse moleküllerine ayırarak sterilize edeceğiz" diye ekledi. 

'Son nefesime kadar affetmeyeceğim'

30 Mart öncesi paralel yapının hem şahıslara hem de ülkeye zarar verdiği ifade eden Erdoğan şu sözleri söyledi: 

"30 Mart önce bu yapı bana, aileme, çocuklarıma, arkadaşlarıma, partime, çözüm sürecimize, kardeşliğimize, Filistin davamıza, Suriye’deki insanlık davasına saldırdılar. Bunlar MİT tırları üzerinden, dışişleri toplantıları üzerinden bayrağımıza, toprağımıza saldırdılar. Vatanınıza, bayrağınıza, şerefenize saldırıldı. Susmayın diyorum. Susanı tarih affetmeyecek.  Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Başta CHP ve MHP olmak üzere bu suskunluk bu destek tarihe kara leke olarak geçti. AK Parti buna ortak olmayacak, kendine leke sürdürmeyecek. Bakanlar görevler değişse de bu mücadele devam edecek. Bu alçakça saldırıları nefes aldığım sürece unutmayacağım ve affetmeyeceğim. Çünkü birçoklarıyla bunu çok yaşadım. Çok iyi tanıyorum bunları. Ama ben bunların bu kadar yalancı, takiyeci ve müfteri olacağına inanmıyordum. Ama öğrendik. 2010 bize çok şey öğretti. 2010’dan sonraki süreçte her şeyi açık açık görmeye başladık. Bunu neferi olmaktan gurur duyduğum dava için unutmayacağım. Bütün arkadaşlarım, sevenlerimizi bu şuurla harekete edecektir." 

Cumhurbaşkanlığı seçimi

Erdoğan, kampta cumhurbaşkanlığı konusunun da ele alındığını söyledi. "Adayımız kim olursa olsun, aramızdan kim olursa olsun ilkelerimizde istikametimizde en küçük bir sapma olmayacaktır" dedi. 

"Gerek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gerek sonrasında partimiz içinde nifak tohumları serpmek isteyenler olacaktır" ifadesini kullanan Erdoğan, "Allah'a şükür biz bunlara şerbetliyiz. Partimizden ayrılıp parti kuranlar olmadı mı oldu. Şimdi neredeler?" dedi. Erdoğan şöyle devam etti: 

"Birileri çıkmış çatı aday bulacak. 30 Mart'ta milletin estirdiği rüzgar bunların çatılarını uçurdu. Bunların üstünde çatı falan yok. CHP genel müdürü adayımız MHP'nin Kürtlerin sosyalistlerin desteğini alacak diyor. Haliyle hem ulusalcı hem sosyalist hem kapilalist hem faşist olacak. Gerektiğinde bozkurt gerektiğinde zafer işareti yapacak. Aslında Pensilvanya'daki akıl hocaları bu tarife uyuyor ama onun da üniversite mezuniyeti yok. CHP ve MHP'nin üçgen çatı kuracak adayı doğrusu biz de merakla bekliyoruz. Ödünç oyla taşıma suyla çatı kurulmaz."

Kaynak: Al Jazeera

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim