Erdoğan: BM İsrail'in Şımarıklığına Destek Veriyor

25.07.2014 18:36
Erdoğan: BM İsrail'in Şımarıklığına Destek Veriyor
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan, "BM İsrail'in Gazze'ye başlattığı barbarca katliama karşı sessiz, hatta İsrail'in şımarıklığına destek veriyor" dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının açılışı nedeniyle Eskişehir Tren Garı'nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, 12 yıllık Başbakanlık döneminde asla unutmadığı ve hiç unutamayacağı özel anlar olduğunu belirtti. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yıllardır bitirilemeyen Bolu tünelini tamamlayıp hizmete açmak, o anı yaşamak benim için müstesna bir an oldu. Yıllardır bitirilemeyen Karadeniz sahil yolunu tamamlayıp hizmete açmak benim için unutulmayacak bir hatıra oldu. Marmaray'ın açılışı aynı şekilde benim için, arkadaşlarım için, hareketimiz için büyük bir gurur vesilesi oldu. Çocuklarımıza yeni okullar açmak, etkileşimli tahtaları okullarda yaygınlaştırmak, tablet bilgisayarlar vermek, onların ellerine ücretsiz kitaplarını teslim etmek benim için büyük bir bahtiyarlık oldu. Milletimizi köhne, sağlıksız, yetersiz sağlık sisteminden, hastanelerden kurtarmak, milletimizi modern, insanca hizmet alacağı tertemiz hastanelere kavuşturmak benim için aynı şekilde mutluluk vesilesi oldu. Nice böyle anlar, gurur tablolarına şahit oldum, nice büyük temeller attık, nice büyük açılışlar gerçekleştirdik."

Unutulmaz bir gurur tablosunu 13 Mart 2009'da Eskişehir'de yaşadığını ifade eden Erdoğan, Ankara-Eskişehir arasına inşa edilen ilk YHT hattını kullanarak Eskişehir'e geldiğini ve hattın açılışını yaptıklarını hatırlattı. YHT'nin 5 yıldır sorunsuz şekilde çalıştığını anlatan Erdoğan, Ankara ve Eskişehir'i hızlı tren ile Konya'ya bağladıklarını söyledi.

"Osmanlı cihan devletinin muhteşem başkenti İstanbul'u bu başkentler ile kucaklaştırıyoruz"

Ankara-İstanbul YHT hattı için çok çalıştıklarını, dağları aştıklarını, nehirlerin üzerinden geçtiklerini bildiren Erdoğan, "Sabotajlara rağmen, engelleme, yavaşlatma çalışmalarına rağmen, işte o hattı da bitirdik ve bugün onu da hizmete alıyoruz" dedi. 

"Türkiye'nin, bizlerin, bu günleri görmesini nasip eden Allah'a sonsuz hamd olsun" diyen Erdoğan, bugünün sadece Eskişehir için değil, Ankara, Bilecik, Kocaeli, Sakarya, Konya ve İstanbul için de önemli olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları söyledi:

"İlk önce 2009'de Hacı Bayram Veli'nin şehri Ankara ile Yunus Emre'nin şehri Eskişehir'i kucaklaştırmıştık. Ardından Hazreti Mevlana'nın şehri Konya'yı bu kucaklaşmaya dahil ettik. Bugün de Eyüp Sultan Hazretlerini, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerini, Sultan Fatih'i, bu hayali ilk kez kuran Sultan Abdülhamit'i bu halkaya dahil ediyoruz. İlk önce Türkiye Cumhuriyeti'nin modern başkenti, Gazi Mustafa Kemal'in Ankara ile Türk dünyasının kültür başkenti Eskişehir'i birleştirmiştik. Sonra da Anadolu Selçuklu Devleti'nin kadim başkenti Konya'yı bu hatta dahil ettik. İşte şimdi, Osmanlı cihan devletinin muhteşem başkenti İstanbul'u bu başkentler ile kucaklaştırıyoruz."

"Bursa'yı da bu hatta bağlıyoruz"

Erdoğan, YHT ile Ankara ile Eskişehir arasının 1 saat 15 dakikaya, Eskişehir ile Konya arasının ise 1 saat 40 dakikaya düştüğünü anımsatarak, şöyle konuştu:

"Şimdi bu açtığımız yeni hatla Eskişehir'den Bilecik sadece 32 dakika. Eskişehir-Sakarya arası 1 saat 10 dakika. Eskişehir-Kocaeli 1 saat 38 dakika. Eskişehir-İstanbul arası da artık 2 saat 20 dakika. Şu anda Ankara'dan İstanbul artık 3,5 saat. Bunu daha da düşüreceğiz, nereye? 3 saate. Hat üzerindeki tüm diğer işler tamamlanınca inşallah Ankara-İstanbul 3 saat içinde alınabilecek. Burada elbette durmuyoruz. Yakın bir zamanda Osmanlı'nın bir başka kadim başkentini Bursa'yı da bu hatta bağlıyoruz. Orada çalışmalar hızla devam ediyor. Yozgat, Sivas ve bununla bağlantılı Erzincan, Erzurum hattı hızla devam ediyor. Bu ağı çok daha genişletecek Şanlıurfa, Adana, Mersin, Antalya, Kayseri, Kars, Trabzon ve daha nice şehrimizi de hızlı tren ile buluşturacağız."

"2017'de Türkiye'nin milli yüksek hızlı trenini artık Eskişehir üretecek"

Bir sanayi, üniversite, kültür şehri olan Eskişehir'in ulaştırmanın da merkez şehri, hızlı tren şehri konumuna yükseldiğini dile getiren Erdoğan, Eskişehir'deki Tülomsaş Demiryolu Fabrikasının ilk buharlı lokomotif olan Karakurt'u imal ettiğini hatırlattı. Erdoğan, "Şimdi de bu fabrika, hızlı trenlerimizi imal etmeye başlayacak. Projeler hazırlandı. 2017'de Türkiye'nin milli yüksek hızlı trenini artık Eskişehir üretecek. Tülomsaş, hem hızlı trenlerimizi üretecek hem de artık dünyaya ürettiklerini ihraç eden bir konuma yükselecek. Bugün, Avrupa'ya ihraç edilecek bir lokomotofinhamdolsun açılış kurdelasını kestik. Bugün, şahsım için tüm arkadaşlarım için, unutulmaz bir anı, unutulmaz bir gurur ve bahtiyarlık tablosunu siz Eskişehirli kardeşlerimizle birlikte yaşıyoruz. Burada sizlere, şunu özellikle sormak istiyorum. Sizlerin de kendi kendinize bunu sormanızı rica ediyorum. Türkiye, 2002 yılındaki manzara ile o günün şartları ile yoluna devam etseydi biz, bu muhteşem gurur tablosunu yaşayabilir miydik? Yamalı bohça gibi koalisyonlar, sanal gerilimler, ufuksuz, vizyonsuz hükümetler, işbaşında olsaydı Türkiye ve Eskişehir, bu gururu yaşayabilir miydi? Çeteler, mafya, vesayet sistemi devam etseydi Türkiye ve Eskişehir, bu muhteşem anı acaba görebilir miydi? İnanın, bundan 12 yıl önce hızlı tren bir hayalden öteye geçemezdi."

"Yaptıkların ortada"

SSK genel müdürünün genel müdürlük yaptığı dönemde İstanbul'da Samatya ve Okmeydanı SSK Hastanelerinin halini merhum Savaş Ay'ın yaptığı belgeselle açıkladığını anımsatan Erdoğan, ''O hastanelerin halini gördünüz değil mi? Bu millete bunlar layık mıydı?'' dedi.

CHP'nin genel müdürünün o zaman SSK'nın genel müdürü olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

''Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür. Onun için bunu özellikle ben de tekrar grup toplantımızda göstermek istedim. Millet, özellikle gençlik bunları görsün. Bu adam genel müdür iken bu hastanelerin hali neydi görsün. 3 yaşındaki bir yavruya yanlış serum takıldı diye sol kolunun nasıl kesildiğini bu millet görsün. Bir kadıncağızın kadın hastalıklarından dolayı gidip ondan sonra bir böbreğini söküp almak suretiyle dışarı gönderdiklerini görsün. O dönemlerde bunlar ölülerimizi rehin aldılar, ölülerimizi. Şimdi çıkıyor utanmadan, sıkılmadan konuşuyor. Sana üç tane koyun verseler, kaybeder gelirsin. Seni gördük biz. Sene 92, sene 98. 6 sene orada genel müdürlük yaptın. Yaptıkların ortada.''

''Türkiye her alanda örnek''

Başbakan Erdoğan, ''Biz artık Avrupa kentlerine bakıp, orada hızlı trenleri görüp oralara hayranlık duyacak değil, kendisine hayranlık duyulan bir milletiz'' diye konuştu.

Türkiye'nin hayal eden, hayallerini gerçeğe dönüştüren bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, sadece karayollarında, hızlı trende değil, savunma sanayinde, eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette, enerjide, çevrede, konutta; hemen hemen her alanda artık örnek bir Türkiye'nin olduğunu vurguladı.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''Hiç kuşkunuz olmasın. Artık kendi helikopterlerimizi üretiyor muyuz? Üretiyoruz. Kendi yerli tankımızı üretmeye başlıyor muyuz? Kendi milli silahımızı, kendi milli gemimizi üretiyor muyuz? İnsansız Hava Araçlarımızı da üretiyor muyuz? Onlar da yeterli değil. Daha ileri gideceğiz. İnşallah füzelerimizi de çok daha uzun menzilli olarak üretir hale getireceğiz. Kendi kendimize yeter hale geleceğiz. Caydırıcı bir ülke olacağız. Ulaştığımız her hedef, bizim için yeni bir başlangıçtır. Tamamladığımız her yatırım, her proje bizim için bir yenisinin başlangıcıdır. Gelişmiş ülkelerde ne varsa aynısı, hatta daha da fazlası bizde olacak. Türkiye inşallah bölgesinin ve dünyanın parlayan yıldızı olmaya devam edecek. Şu anda G20'nin içerisinde var mıyız? Varız. Hedef inşallah 2023'te ilk 10'a girmek.''

''Milli irade AK Parti ile güçlendi''

10 Ağustos'ta cumhurbaşkanı seçimlerinin olduğunu anımsatan Erdoğan, ''Milletimiz için, ülkemiz için bir gurur vesilesi. Türkiye, duble yollar inşa ederken, hızlı tren hatları inşa ederken, okullar, üniversiteler, hastaneler, barajlar inşa ederken, demokrasi ve özgürlük alanındaki ilkleri gerçekleştiriyor. Araçlar için nasıl otoyollar inşa ediyorsak, demokrasi otobanını da dünyanın en ileri standartlarına kavuşturmanın mücadelesini veriyoruz'' diye konuştu.

Bu amaçla yaptıkları Anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanını halkın seçmesini sağladıklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu.

''Bu CHP halkın cumhurbaşkanını seçmesine karşı çıktı. Bu MHP halkın cumhurbaşkanını seçmesine karşı çıktı. Bu HDP halkın cumhurbaşkanını seçmesine karşı çıktı. Şimdi hangi yüzle sizin karşınıza gelecekler? Bunların halka itimadı yok. Bunlar Gazi Mustafa Kemal'in lafını yaparlar, 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.' E niye millete inanmıyorsun? Niye o zaman milletin iradesine saygı duymuyorsun? Milli irade AK Parti ile güçlendi. AK Parti ile güçlenmeye devam edecek. 10 Ağustos'ta milletimiz sandığın başına inşallah gidecek. Cumhurun başını yani halkın başını bizzat kendisi seçecek.''

''Hızlı tren diye bir hayalleri var mı?''

Başbakan Erdoğan, 10 Ağustos'ta iki tercih yapılacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Şimdi soruyorum, ya eski Türkiye ya yeni Türkiye? Ne diyorsunuz? Muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak yeni Türkiye ile olur. Eski Türkiye ile battık, bittik. Ama şimdi yeni Türkiye ile tırmanan bir ülke var. Sizler de istiyorsunuz. Eski Türkiye şu anda koalisyon halinde karşımızda, bunlar saf tuttu. Soruyorum, mevcut cumhurbaşkanı adaylarının, onları destekleyen partilerin hızlı tren diye bir hayalleri var mı? Olabilir mi? Bizim karşımızda saf tutanların, demokratik, öncü Türkiye diye bir dertleri var mı? Olabilir mi? Bunların milli geliri üçe katlamak gibi bir derdi var mı?''

Milli geliri 230 milyar dolardan, MHP, CHP'nin yavrusu DSP ve ANAP'tan aldıklarını ifade eden Erdoğan, şu anda milli gelirin 820 milyar doları aştığını söyledi. Erdoğan, ''230 milyar dolar nere, 820 milyar dolar nere. Devletin borcu, milli gelire oranla hesaplanır. 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. IMF'ye borçlandılar. Bize 23.5 milyar dolar borçla devrettiler. Geçen 14 Mayıs'ta borçları ödedik, ödedik, sıfırladık'' diye konuştu.

Artık IMF'ye Türkiye'nin borcu olmadığını belirten Erdoğan, şimdi IMF'nin Türkiye'den borç istediğini söyledi. Erdoğan, ''Dedik ki, size 5 milyar dolar borç verebiliriz. Milli bankamız Merkez Bankasının döviz rezervi neydi biliyor musunuz, 2002 sonunda? 27 buçuk milyar dolar. Şimdi 134 milyar dolar. Güçlüyüz, inanıyoruz. Onun için de başaracağız'' dedi.

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

"İsrail'in Gazze'ye başlattığı barbarca katliam tüm hızıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler katliama karşı sessiz, hatta İsrail'in şımarıklığına destek veriyor"

"İçeride dışarda sözlerimizi çarpıtarak bizi antisemitist gibi göstermeye çalışarak ahlaksızca bir kampanya yürütüyorlar. Dünyada antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ifade eden belki de ilk başbakanım ve bunu söyledikten sonra İslamafobya konusunda onların da İslamafobya'nın bir insanlık suçu olarak ilan etmelerini istedim. Varşova'da yapılan bir uluslararası toplantıda son anda bunu kayda geçirdik ama Avrupa dürüst davranmadı, samimi davranmadı. Aynı şekilde İslamafobya'yı bir insanlık suçu olarak ifade edemediler, biz etmeye devam ediyoruz, isteseler de istemeseler de etmeye devam edeceğiz, nerede olursa olsun bunu seslendirmeye devam edeceğiz"

"Bunların derdi Türkmenler değil. Dünyanın neresinde Müslüman, Türk, mazlum, mağdur hangi dinden olursa olsun varsa biz oradayız. Bunların dertleri İsrail'e dalkavuk olmak. Eğer dertleri Türkmenler olsa bu kadar sorumsuz, pervasız, ahlaksız davranmazlardı"

"Şu an insani yardımı ulaştırmada zorlanıyoruz"

Bir önemli hususu daha vurgulamak istediğinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:

"İsrail'in Gazze'de başlattığı barbarca katliam tüm hızıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler, katliama karşı sessiz hatta İsrail'in şımarıklığına destek veriyor. Dünyadaki birçok devlet, bu zulüm karşısında susuyor. Şehit olan 150'ye yakın yavrunun o bedenlerini gördünüz değil mi? O annelerin feryadını, şehit olan annelerin halini görüyorsunuz değil mi? Şu anda 750- 800'e varan şehit Gazze'de. Biz, şu anda insani yardımı ulaştırmada bile zorlanıyoruz. İlaç göndereceğiz, gıda göndereceğiz onu bile engellemenin gayreti içerisindeler. Er veya geç ulaşacağız. Hastaları oradan Türkiye'ye getirmek istiyoruz, bunu engelliyorlar, yaralıları getirmek istiyoruz engelliyorlar. Bizim de yaptığımız bu konuşmalar bu beyefendileri rahatsız ediyor. İçeride, dışarıda birileri bundan rahatsız oluyor.

Dışarıda sözlerimizi çarpıtarak, bizi antisemitist gibi göstermeye çalışarak ahlaksızca bir kampanya yürütüyorlar. Dünyada antisemitizmin bir insanlık suçu olduğunu ifade eden belki de ilk başbakanım ve bunu söyledikten sonra İslamofobi konusunda onların da İslamofobi'nin bir insanlık suçu olarak ilan etmelerini istedim. Varşova'da yapılan bir uluslararası toplantıda son anda bunu kayda geçirdik ama Avrupa dürüst davranmadı, samimi davranmadı. Aynı şekilde İslamofobi'yi bir insanlık suçu olarak ifade edemediler, biz etmeye devam ediyoruz, isteseler de istemeseler de etmeye devam edeceğiz, nerede olursa olsun bunu seslendirmeye devam edeceğiz. İçeride de bunların yandaşları var. CHP, MHP, HDP, Pensilvanya, malum medya İsrail'in işini kolaylaştırmak için her türlü çirkinliği yapıyorlar. Ahlaksızca iftiralardan, yalanlardan hiçbir zaman geri durmuyorlar. Gündemi Gazze'den alıp başka yönlere şimdi başka yerlere çekmek istiyorlar. Bizi güya oyalayıp Gazze için susmamızı istiyorlar. Maalesef bunun için de Türkmen kardeşlerimizi istismar ediyorlar. Ey CHP-MHP sizin Türkmen kardeşlerimizle ne işiniz var? Türkmen kardeşlerimize her türlü maddi, manevi yardımı yapan biziz."    

"Ben emredersem ne olacak?"

Başbakan Erdoğan, Adana'da MİT'in tırlarını durdurmak suretiyle arayanların Pensilvanya'nın temsilcileri olduğuna dikkati çekti. 

"MİT'in tırlarını arayamazsın" diyen Erdoğan, "Yasal olarak bu mümkün değil ama onlar müşterek bir operasyonla bunu yapacak kadar ihanet içerisine girdiler. Geçen gün Cumhuriyet gazetesi diyor ki, 'Başbakan'ın emri ile durduruldu'. Gerçi burada benim emrim yoktu ama ben emredersem ne olacak? MİT'in tırını sen durduramazsın, arayamazsın, buna yetkin yok. Bunlar Türkmenler'e insani yardım götürüyorlardı. Önünü kesenler belli, ne MHP konuştu, ne CHP konuştu, ne diğerleri konuştu. Aynı şekilde Irak'taki Türkmen kardeşlerimiz devamlı desteklerini yapıyoruz. Bu konuda onlar bütün gerçekleri biliyor, onlar bunu yaşıyorlar, her alanda yapıyoruz ve bu yardımları yapmaya devam edeceğiz. Eğer bunlar Türkmenler'i dert edinseydiler, sorumsuzca açıklamalar yapıp, Türkmenler'in şartlarını daha zorlaştırmazlardı. Üç oy için şu anda Türkmen kardeşlerimizin Uygur Türkü kardeşlerimizin güvenliğini tehlikeye atıyorlar. Bizim Türkmen kardeşlerimiz için ne yaptığımızı gerçekten öğrenmek istiyorlarsa gitsinler Irak'ın, Suriye'nin Türkmenler'ine sorsunlar, soramazlar" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Erdoğan, Kırım'daki Tatarlar'ın yanında kendilerinin olduğunu, Kırım'daki camileri, okulları yaptıklarını, tarihi eserleri yenilediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Ama bunlar, utanmadan sıkılmadan bizim oralara ulaşmadığımızı söylüyorlar. 12 yıl önce bunlar Kırım'a ulaştılar mı? Bunların derdi Türkmenler değil. Dünyanın neresinde Müslüman, Türk, mazlum, mağdur hangi dinden olursa olsun varsa biz oradayız. Bunların dertleri İsrail'e dalkavuk olmak. Eğer dertleri Türkmenler olsa bu kadar sorumsuz, pervasız, ahlaksız davranmazlardı. Adayları 'Gazze'yi bırak, Rabia'yı bırak Türkmenler'e bak' diyor. Bir ay içerisinde nasıl da Kılıçdaroğlu'nun dümen suyuna girmiş, ne kadar çabuk girmiş; ben bu kadar kabiliyetli olduğunu zannetmiyordum. Bir ay içinde babasını, bu ülkeden kovan CHP, şimdi onun safına girdi, açıklama yapıyor Kılıçdaroğlu, 'Bu toprakların evladı' diyor. Hangi bu toprakların? Kahire'de doğmuş, 30 yaşında Türkiye'ye gelmiş. Kimi aldatıyorsunuz? Bu toprakların evladı biziz, burada doğduk, burada büyüdük, burada çalışıyoruz."

"Bizim için Gazze milli meseledir"

Erdoğan, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu'nun, "CHP Genel Müdürü gibi takiyeci, yalancı, müfteri bir yapıyla Arap kardeşlerimize maalesef bir ırkçı görüntü vermeye başladığını" belirterek, "Şimdi gidin bu monşere sorun, Türkmen nedir, nerelerde yaşar, sorunları nedir diye sorun, inanın bilmez. Çünkü öyle bir derdi yok. Onların sofralarında oturup, onlarla beraber kalkmamış, yememiş, içmemiş" diye konuştu. 

"Bizim için Gazze milli meseledir, insanı meseledir ve sonuna kadar yanlarında olacağız, her türlü desteği vereceğiz" diyen Başbakan Erdoğan, bu sabah Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu görüşmelerde bulunması için yurt dışına gönderdiğini, daha önce de özel temsilcisini gönderdiğini söyledi.

Erdoğan, "Sürekli şu anda bu ateşkesi nasıl sağlayacağız, nasıl ideal bir noktaya getireceğiz, onun mücadelesi içerisindeyiz. Biz, ırkçılık yapmayacağız, hiçbir zaman yapmadık. Hem Gazze hem Rabia hem de Suriye, Irak demeye devam edeceğiz. Libya demeye devam edeceğiz, Patani demeye devam edeceğiz, Myanmar demeye devam edeceğiz. Nerede bir zulüm varsa mazlumların yanında yer almaya devam edeceğiz. Allah'ın izniyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da dünyanın tüm mazlumlarına, özellikle de soydaşlarımıza, akrabalarımıza ulaşmaya, onlara el uzatmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

Ankara - İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattı

Başbakan Erdoğan, bugün Ankara - İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattının açılışıyla büyük bir gurur yaşadıklarını vurgulayarak, "Bize bu muhteşem anı yaşattığı için Rabbime bir kez daha hamd ediyorum, milletimize bize destek verdiği, hayır dualarını esirgemediği için... Kendilerine hizmetkar olmaya inşallah seçilmemiz halinde cumhurbaşkanı olarak devam edeceğiz" diye konuştu.

Ankara - İstanbul Yüksek Hızlı Tren projesinin gerçekleşmesinde emeği geçen eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan başta olmak üzere TCDD Genel Müdürlüğüne, emeği geçen herkese teşekkür eden Erdoğan, "Rabbim hızlı trenin yolunu açık eylesin, Rabbim tüm yolcuları ve çalışanları kazalardan muhafaza eylesin. Hızlı tren Eskişehir'e hayırlı olsun, Ramazan Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Biz, bu büyük gurur anını yaşarken Gazze'de, Suriye'de, Irak'ta, Mısır'da, Libya'da zulüm gören kardeşlerimize de Rabbim bayramı bayram gibi yaşatsın, onlara da ferahlık nasip etsin diyorum" ifadelerini kullandı. 

Hızlı trenle Bilecik'e, ardından da İstanbul'a gideceklerini belirten Erdoğan, vatandaşlardan 10 Ağustos cumhurbaşkanı seçiminde mutlaka oy kullanmalarını isteyerek, "10 Ağustos'ta sandığa gidin, yeni Türkiye'nin harcına katkıda bulunun" dedi. 

Türk bayrakları ve Erdoğan bayraklarının yanı sıra Filistin bayraklarının da görüldüğü alanda vatandaşlar sık sık "Kahrolsun İsrail" şeklinde slogan attı. 

Halka hitabın gerçekleştirileceği alanda "Sayın Başbakanımız desteğinizle ilk milli hızlı treni TÜLOMSAŞ’ta üreteceğiz", "Sen Bu Milletin Kabul Olmuş Duasısın Usta", "Müslümanlar Birleşin", "Yürüyeceksin Gençlik Yürüyecek Arkandan" şeklinde pankartlar dikkat çekti. 

Alanda, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş,  Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve Genel Başkan Başdanışmanı Binali Yıldırım ile milletvekilleri de hazır bulundu.

Bilecik'te halka hitap etti

Erdoğan, Bilecik'te yaptığı konuşmada ise, ''Biz büyük bir dava çınarının mirasçısı olarak, emanetçisi olarak  bu kutlu  yolculuğa çıktık. O dava çınarı Selçuklu çınarıdır, o dava çınarı Osmanlı çınarıdır, o büyük dava çınarı Türkiye Cumhuriyeti çınarıdır. Selçuklu'nun büyük sultanı Alparslan bizim rehberimiz oldu. Bilecik'te, Söğüt'te ilk tohumları atan Ertuğrul Gazi, Osman Gazi onların hocası , Osmanlı'nın gönül mimarı Şeyh Edebali rehberimiz oldu. Biz onların mirasını, onların emanetini, onların dava şuuru ve dava ahlakını kendimize azık edindik'' dedi.

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan,  Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren'in (YHT)  Bilecik İstasyonunda halka hitap etti. Konuşmasına, Bilecik ve Bilecik'in ilçesindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Erdoğan, ''Alperenler serdarı Ertuğrul Gazi'yi Bilecik'te bir kez daha hürmetle, minnetle yad ediyor, mekanı inşallah cennet olsun diyorum. Ertuğrul Gazi'nin oğlu Osman'a 'beni üz, ama Şeyh Edebali'yi üzme' dediği Osmanlı cihan devletinin manevi mimarı muhterem Şeyh Edebali'yi rahmetle ve minnetle yad ediyor, Allah onlardan razı olsun diyorum.  Dursun Fakı'yı, Mihalgazi'yi, Söğüt'teki Alperenleri hürmetle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum'' dedi.

Bundan 13 yıl önce 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduklarını ve ülke ile millet için kutlu bir yolculuğa çıktıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

''Biz büyük bir dava çınarının mirasçısı olarak, emanetçisi olarak  bu kutlu  yolculuğa çıktık. O dava çınarı, Selçuklu çınarıdır, o dava çınarı Osmanlı çınarıdır, o büyük dava çınarı Türkiye Cumhuriyeti çınarıdır. Selçuklu'nun büyük sultanı Alparslan bizim rehberimiz oldu. Bilecik'te, Söğüt'te ilk tohumları atan Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, onların hocası Osmanlı'nın gönül mimarı Şeyh Edebali rehberimiz oldu. Biz onların mirasını, onların emanetini, onların dava şuuru ve dava ahlakını kendimize azık edindik. Onların ufkunu kendimize ufuk edindik, onların hayallerini, hedeflerini, onların medeniyet muhayyilesini  kendimize rehber olarak edindik. Allah'a hamdolsun,  asırlar içinde yaşanan onca zorluğa rağmen işte  bugün buradayız, dimdik ayaktayız. Ve o büyük insanların hatıralarını en güçlü şekilde yaşıyoruz. Onların emanetine sımsıkı sahip çıkıyoruz. Onların yolundan, izinden gidiyor, onların  tavsiyeleriyle bu yolda yürüyoruz. Onlar hep büyük düşündü, bizler de büyük düşünüyor, büyük adımlar atıyoruz. Ertuğrul Gazi'den, Osman Gazi'den, Orhan Gazi'den bugünlere ulaşan dava sancağını gururla, onurla, şerefle taşıyoruz.''

Bugün, bu kadim tarih içinde, bu kadim medeniyet yolculuğunda çok önemli bir anı, muhteşem bir töreni yaşadıklarını belirten Erdoğan, 2009 yılında Cumhuriyetin başkenti Ankara'yı Türk dünyasının başkenti Eskişehir'le hızlı tren aracılığıyla kucaklaştırdıklarını, Ankaralı Hacı Bayram Veli'yi Eskişehir'de Yunus Emre'yle buluşturduklarını söyledi. Ardından 2011 yılında bu hatta, Anadolu Selçuklu devletinin kadim başkenti Hz. Mevlana'nın şehri Konya'yı da yine Ankara'yla kucaklaştırdıklarını ifade eden Erdoğan, ''Şimdi bugün bu modern ve kadim başkentleri, bu ulu insanları, Bilecik'le Ertuğrul Gazi'nin,  Şeyh Edebali'nin, Dursun Fakı'nın şehriyle kucaklaştırıyoruz. Adeta Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet yolculuğunu hızlı tren hatlarıyla çok anlamlı bir şekilde farklı bir boyuta taşıyoruz'' şeklinde konuştu.

Ankara ile Bilecik arası 1 saat 47 dakikaya düşüyor

Eskişehir'de az önce Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Tren'in (YHT) açılışı yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, Bilecik'te şu an açılışı yaptıklarını, buradan İstanbul'a geçip orada açılışı tamamlayacaklarını söyledi. Bugün yapılan açılış ile  Ankara-Bilecik arasının, bir saat 47 dakikaya düştüğünü bildiren Erdoğan, vatandaşlara seslenerek, ''Nasıl iyi mi?  Size bu yakışır, bu millete bu yakışır'' dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Ankara'dan inşallah binlerce yolcu yüksek hızlı trene binecek, Bilecik'i, Ertuğrul Gazi'yi, Şeyh Edebali'yi, Dursun Fakı'yı ziyaret edecekler. Bilecikli kardeşlerim hızlı trene binecek, bir saat 47 dakikada Ankara'ya ulaşacaklar. Bitmedi, Konya'nın tarihi ve manevi havası ile Bilecik'in tarihi ve manevi havası, bu açtığımız hatla  2 saat 11 dakikaya düşecek. Eskişehir, artık 32 dakika. İstanbul bu hat sayesinde 1 saat 48 dakika. Rabbime hamdolsun, dağları deldik dağları, toplam 41 kilometre uzunluğunda 31 tünel yaptık. 15 kilometre uzunluğunda 27 viyadük yaptık. Bilecek'i bugün itibariyle sapa bir şehir, ulaşılması güç bir şehir olmaktan çıkardık. İnşallah hem Türkiye'nin hem dünyanın şehirlerine yakınlaştırdık. Bilecik'e yalnız bir de ayrımcılık yaptık.  Hızlı trenin her şehirde bir istasyonu var ama Bilecik'te Merkez ve Bozüyük olmak üzere iki istasyon var. Çok da modern,  çok da estetik. Mimari tasarım olarak çok farklı. Yakında Bursa'yı da Bilecik'te bu hatta bağlıyoruz. Ardından Edirne'den Kars'a kadar, Kayseri'den Şanlıurfa'ya, Denizli'den Antalya'ya kadar bu ağı genişleteceğiz.''

''Bu rüyaların, hayallerin peşine düştük''

Kendilerinin Türkiye için, ülke ve millet için hayal kurduklarını belirten Erdoğan, ''İşte bugün o büyük hayali gerçeğe dönüştürüyoruz. Unutmayın, Osmanlı Cihan devletinin büyük yolculuğu Şeyh Edebali'nin bir rüyasında tecelli etmişti. İşte biz bu rüyaların, bu hayallerin peşine düştük ve Türkiye'yi bu günlere taşıdık'' dedi.

Gelişmiş ülkelerde ne varsa Türkiye'nin de çok hızlı şekilde o imkanlarla buluştuğunu dile getiren Erdoğan, Türkiye'nin 81 vilayetinin  modern okullarla, hastanelerle, baraj, konut, bölünmüş yollarla, hızlı tren hatlarıyla buluştuğunu söyledi.

 ''Bölünmüş yolları görüyorsunuz değil mi? Nasıl? Şu Bilecik'ten Sakarya'ya geçerken o tüneller nasıl?" diye soran Erdoğan, ''Oralar çile yoluydu, çile, oralar ölüm virajıydı ölüm, ama şimdi bunların hiçbirisi kalmadı'' şeklinde konuştu.

AA

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim