Erdoğan: "Barbarlıkta Hitler'i Bile Geçtiler"

20.07.2014 02:45
Erdoğan: "Barbarlıkta Hitler'i Bile Geçtiler"
Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçimi dolayısıyla Ordu'da Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Konuşmasında ''Filistin'den içimizi acıtan haberler alıyoruz'' diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Terör devleti İsrail bir kez daha Gazze'ye saldırdı. Bir kez daha masum çocukları, plajda oynayan çocukları vurdu, masum kadınları, masum insanları katletmeye başladı. Bunların gözü o kadar dönmüş ki bir İsrail kadın milletvekili çıktı, 'bütün Filistinli anneler ölmeli' dedi. Sen ne biçim kadınsın?  Kadın Hakları Derneklerinden ses çıkıyor mu? Çıkmadı, niye çıkmıyor? Çünkü aynı zihniyetin mensupları bunlar. Bunlar analığa da karşı olanlar biliyor musunuz? Ben hani her zaman söylüyorum ya, annelik bambaşka kutsiyeti olan bir makamdır. İstanbul'da bir toplantıda bir bayan çıktı, 'ikide bir anne anne, anne diyorsunuz, niye kadın demiyorsunuz?' dedi. 'Ben o yüce makamı konuşuyorum' dedim. Kadın için en önemli makam analıktır' dedim ve bizim değerlerimizde cennet annelerin ayakları altında, babaların değil. Hep hayatımda anacığımın ayağının altını öpe öpe büyüdüm. O öptürmezdi ama ben sarılıp öperdim. Niye? 'Anacağım çekme ayağını' derdim, orada cennetin kokusu var'' Böyle yetiştim. Fakat bu makamların kıymetini bilmeyenler var, anlamayanlar var. Varsın anlamasınlar. İşte bu kadın bunu bilmez ama biz biliriz.''

Üzerinde hamile, çarşaflı Müslüman bir kadının resmi bulunan altında da ''bir atış iki vuruş'' yazan bir t-shirtin yaptırıldığını anlatan Erdoğan, ''Yani Müslüman kadının karnına ateş et, bir kurşunla iki can al diye t-shirt yaptırmışlar. Bunların insanlıktan nasibi yok. Bu adiliktir, bu alçaklıktır, bu namuzsuzluktur. İnsanlık adına nefret ediyorum, lanet ediyorum. Bunlarda vicdan yok, bunlarda  şeref, izzet, haysiyet  yok. Sabah akşam Hitler'e söverler. Fakat şu anda barbarlıkta Hitler'i bile geçtiler'' görüşüne yer verdi.

Hitler benzetmesi

''Amerikalılar'ın bazıları 'sayın Başbakan, niye Hitler'le böyle bir benzetme yapıyor' diyor. Size ne?  Sen Amerikasın ya, Hitler'le ne alakan var? Yani bu insanlar öldürülecek, sen koskoca Amerika, adaleti arayacağın yerde kalkacaksın hala 'İsrail'in savunma hakkı var.' Ne savunması?'' ifadelerini kullanan Erdoğan orantısız güç kullanıldığını söyledi.

Şu ana kadar 1 İsrailli'nin öldüğünü, ancak 300'ü aşkın Gazzeli'nin hayatını kaybettiğini anlatan Erdoğan, ''Neyin savunmasını kullanıyor. Atom bombasına varıncaya kadar bu İsrail'de var. Uçak dersen uçak, füze dersen füze, hepsi var. Fakat ne diyor; 'ey Filistinli senin silahın olmayacak' diyor. O neyle kendi savunacak? Onun için diyor, 'tünelleri bombalayarak kaldıracağız'. Böyle adaleti olmayan bir dünya olur mu? Onun için Orhan Baba diyor ya 'batsın bu dünya' Ne için söylüyor, işte adaleti olmayan bir dünya için söylüyor. Batsın bu dünya'' şeklinde konuştu.

''Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı doğru bulmuyorum''

İsrail'in meşrebinin gereğini yaptığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ben vatandaşlarıma sesleniyorum; vatandaşımız olan, Türkiye'deki Musevilere yönelik herhangi bir tavrı ben doğru bulmuyorum. Niye? Onlar bu ülkenin vatandaşıdır, bu ülkenin vatandaşı olmaları hasebiyle onlar şu anda bizim güvencemiz altındadır. Bizim hedefimiz İsrail'in zalim yönetimidir, terör estiren yönetimidir, biz onu hedef alarak konuşmalıyız, onu hedef alarak uluslararası çalışmalarımızı yönetmeliyiz ve İsrail halkını kendi yönetimine karşı tavır almaya davet etmeliyiz.''

Bu vahşet, bu barbarlık karşısında Batının, Amerikanın, medeni olduğunu söyleyen dünyanın, İslam ülkelerinin çoğunun sustuğuna işaret eden Erdoğan, hatta bu ülkelerin bir kısmının bu insanlık suçuna destek verdiğini söyledi.

''Ekmel de rahatsız oluyormuş''

Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Biz konuşunca, biz sesimizi yükseltince de bu susanlar, zalime destek verenler rahatsız oluyor. Ekmel de rahatsız oluyormuş. Bayramdan sonra sesini yükseltecekmiş. Sesi fazla yükselmezmiş ama yükseltecekmiş. Geç kaldın Ekmel, hadi sesini bir an önce yükselt. Tayyip Erdoğan 20'sinde neyse 60'ında da o. 20'sinde de böyle konuşuyordum bugün de böyle konuşuyorum. Dün başka ,bugün başka değil. Ben sanal değilim, olduğum gibiyim ama bizim de susmamızı, bizim de zulme rıza göstermemizi bekleyenler varsa boşuna bekliyor."

Erdoğan Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü Alkışlayamam" şiirinin şu bölümü okudu:

"Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum. Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim, adam aldırma da geç git diyemem. Aldırırım, çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım. Zalimin aslıyım amma... İrticanın, şu sizin lehçede manası bu mu?"

''Pensilvanya'daki zatın Gazzeli çocuklar için ağladığını gördünüz mü''

Kendilerin vicdanlara seslendikçe, bazılarının ciddi şekilde rahatsız olduğunu dile getiren Erdoğan, şu görüşlere yer verdi:

"Bakın önceki gece İsrail kara harekatını başlatınca TBMM'de 4 parti ortak bir bildiri yayımladı, son derece güzel bir gelişme ama parti yönetimlerine baktığınızda Meclis'teki o cesareti göremiyorsunuz. Hatta CHP'nin getirdiği teklif çok manidar. 'İsrail'in savunma hakkı var' teklifi böyle yapıyor. Ne demek? Mağdur durumda olan Gazze, mazlum durumda olan Gazze. Bu ifadeyle metni teklif ediyor. Kabul edilmedi, tabii o ayrı mesele. dikkat edin ne yapıyorlar? Yarım ağızla Gazze'ye destek veriyormuş gibi yapıyor, ardından hükümete, bize veryansın ediyorlar. Bir cümle Gazze için söylüyorlar, 10 cümleyle hükümeti eleştiriyorlar. Çünkü bunlar İsrail'e ses çıkaramazlar. Bu CHP tarihi boyunca İsrail'in yanında yer almış, İsrail politikalarını desteklemiştir. Bugün de aynısını yapıyorlar, niye? Korkuyorlar. Korktukları için İsrail'e bir çift söz söyleyemiyor. AK Parti'ye, AK Parti hükümetine saldırıyor. Aynısını bunların Pensilvanya'daki akıl hocası da yapıyor. İsrailli çocuklara ağlıyordu, İsrailli çocuklar için taziye yayınlıyordu, Mavi Marmara'nın Gazze'ye gidişini eleştiriyordu. Kim? O, Penslivanya'daki zat. Ne dedi? Otoriteden izin almalıydılar' dedi. Kim otorite? Otorite biziz, bizden izin aldı ama o bunu düşünerek söylemedi, İsrail'den izin alınacak. Şimdi ne yapıyor? Gazzeli çocuklar için ağladığını gördünüz mü ? duydunuz mu? Gazzeli çocuklar için taziye yayınladığını duydunuz mu? İsrail'i eleştirdiğini gördünüz mü? Yapamaz, ipini tutan efendisini eleştiremez. Onun medyası da İsrail için Gazze için hiçbir şey söylemiyor. Hükümete saldırarak sıvışmaya çalışıyor. Bu ihanet benim Ordulu kardeşimin gözünden kaçmaz. Milletim bu ihaneti affetmedi, affetmez."

"Müslüman'ın Müslüman ile bütünleşmesini istemiyorlar"

Ortadoğu'da hem kardeş kavgalarını bitirmenin hem de İsrail zulmünü sona erdirmenin mücadelesini verdiklerini dile getiren Erdoğan, "Büyük devlet susan, oturan, oturduğu yerden hadiseleri izleyen devlet değildir. Büyük devlet, olaylara müdahil olan, ara bulucu olan, barış için mücadele eden devlettir" dedi.

Erdoğan, gece sahurda eve gittiğini, sürekli değişik ülkelerle telefon görüşmeleri yaptıklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Ne yapabiliriz, ne gibi adımlar atabiliriz. Dün öyle, evvelsi gün öyle sürekli telefon diplomasisi. Bugün özel temsilcimi aynı şekilde ilgili ülkelere gönderdim. Neden? Acaba biz ne yapabiliriz? Türkiye'yi bu ateşin içine atmayacak ama ateşin sönmesi, yaraların sarılması için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız. Şu anda insani yardımlar olarak Kızılay ile Gazze'deyiz. TİKA ile Gazze'deyiz. Onlara bir şeyler yapalım, bunun gayreti içerisindeyiz. Utanmadan, sıkılmadan çıkıyorlar 'Türkiye ve Katar ateşkesi engelledi' diyorlar. Ateşkes için gayret ediyoruz gayret ediyoruz da, 2012'de de ateşkes yapıldı. Mısır'ın öncülüğünde yapıldı ama İsrail ateşkese uymadı. Şu anda olay Batı Şeria'da başladı. Gazze herhangi bir şey atmadı ki. Havan topu, herhangi bir şey atmadı ki. Ama İsrail bir bahane uyduruyordu. Neydi hedefi? Hamas ile El Fetih birleşti ya ortak hükümet kurdular ya şimdi bu hükümeti yıkmak istiyor. Derdi o. Çünkü Müslüman'ın Müslüman ile bütünleşmesini istemiyorlar. Bölmek istiyorlar, parçalamak istiyorlar, ondan sonra da bitirmek istiyorlar."

"İçimize kapanarak büyüyemeyiz"

Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Kuzey Afrika huzurlu olursa Türkiye'nin daha da huzurlu olacağını ve büyüyeceğini anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"İçimize kapanarak büyüyemeyiz. On yıllar boyunca Türkiye içine kapandı ve adeta yerinde saydı. Şu anda çıkmış adaylardan bir tanesi 'Türkiye 10 bin dolarda kaldı' diyor. Sen bizim 10 bin dolarda kalmamızı bırak. Biz kaçtan aldık onu söyle. Bunu 3 bin 400 dolardan aldık, 11 bin dolara çıkardık. Şu anda seni destekleyen partilerden MHP'nin iktidarda olduğu, CHP'nin yavrusu DSP'nin iktidarda olduğu dönemde Türkiye'nin IMF'ye 23,5 milyar dolar borcu vardı. Bu borcu biz ödedik, biz. Senin ağaların ödemedi. Bunlar 'milliyetçiyiz' diyorlar ne milliyetçisi. Bunlar kafatası milliyetçisi. Milliyetçi olan biziz. Merkez Bankası'nın döviz rezervini 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıkardık. Bunu biz yaptık. Onlar batırdı, biz çıkardık. Şimdi daha da güçleniyoruz."

Erdoğan, 10 Ağustos'ta cumhurbaşkanlığı makamını millet şahsına emanet ederse bütün tecrübesiyle Türkiye'yi daha da büyütmenin gayreti içerisinde olacağını vurguladı.

Her zaman 77 milyonu kucakladıklarını ve yine 77 milyon ile birlikte hareket edeceklerini dile getiren Erdoğan,  millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini kaydetti.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim