1. HABERLER

  2. HABER

  3. Erdoğan: Andımızın Yazarı Tartışmalı Bir İsim
Erdoğan: Andımızın Yazarı Tartışmalı Bir İsim

Erdoğan: Andımızın Yazarı Tartışmalı Bir İsim

Başbakan Erdoğan "Andımız olarak bilinen metnin yazarı Reşit Galip insanları kafataslarına göre sınıflandırıyordu" dedi.

A+A-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de AK Parti Grup toplantısında gündeme ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. 

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının ana başlıkları şöyle:

"Biz kader ortaklığı yapmış bir kadroyuz. Böyle bir kadro içinde birbirine çelme takmak, kuyusunu kazmak, birbirinin başarısızlığından medet ummak asla olamaz" 

"Muhalefet kendini değiştirmeyi başaramadı, küçük meselelere takılıp kalmayı tercih etti. Türkiye 11 yıllık süreçte istikrar ve güven sorununu aşarken muhalefet sorununu aşamadı"

 "Seçimler öncesinde gerilim siyasetine başvuracak muhalefet karşısında sağduyulu davranacağız. Gerilim siyaseti tuzağına düşmeyeceğiz"

"Siyaset, sandığa ve sandık sonuçlarına saygı duymakla, demokrasi içinde kalmakla, milli iradeye tabi olmakla yapılır. Çetelerin, terör örgütlerinin, sokak eylemlerinin Türkiye düşmanı kimi odakların vesayetinde, onların boyunduruğu altında, onların emir ve talimatıyla sağlıklı bir siyaset yapılamaz"

"Bizim Cumhuriyetimiz, 29 Ekim 1923'te, 23 Nisan 1920 ruhu üzerine inşa edilmiştir... Bugün attığımız her adımı Cumhuriyete karşı gibi göstermeye çalışan cahil ve istismarcılar var"

"Başörtüsü yasağını Cumhuriyet ile ilgilendirmek nasıl bir cahilliktir, nasıl bir istismardır? Bu Cumhuriyet 28 Şubat'ta, 12 Eylül'de, 27 Mayıs'ta kurulan Cumhuriyet değildir"

 "Cumhuriyet, 76 milyonun cumhuriyetidir. Başı açık olan bu Cumhuriyetin ne kadar sahibi ise başı örtülü olan da bu Cumhuriyetin o kadar sahibidir"

"Bu kısıtlamanın kalkması (kamuda başörtüsü yasağı) sadece ve sadece normalleşmedir. Benim başı açık kardeşim de başı örtülü kardeşim de rahat rahat birlikte çalışmanın hazzına, mutluluğuna ereceklerdir"

"Demokratikleşme paketiyle milletimize verdiğimiz sözü tutuyoruz. Paket belli bir takvim içinde ilerlemeye başladı"

"Birileri çıkıyor, 'Gitsinler Arabistan'da okusunlar' diyor. Burası bizim toprağımız, vatanımız, hiç bir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz, burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz"

"BDP, partilerin kapatılmasına yönelik maddeye destek vermedi. Bizim içimizden de ne yazık ki 3-4 arkadaş ihanet etti. Eğer onlar bırakıp gitmeseydi, biz yine 330'u yakalardık ve bugün partilerin kapatılması diye bir olay olmazdı"

Ruhban Okulu

"Bizim için Ruhban Okulu meselesi anlık bir meseledir. Biz bir şeyin iadesini yaparken, bir şeylerinde iadesini bekleme hakkına sahibiz"

"Fethiye camisi ve diğer cami ile Batı Trakya'daki kardeşlerimizin başmüftü seçimini birlikte, aynı zamanda yapalım, biz ruhban okulunu da açarız"

"Batı Trakya'da başmüftüyü Yunan hükümeti kendi memuru gibi atıyor. Ben nasıl Bartholemos'u atayamıyorsam, sende benim başmüftümü atayamazsın"

Andımızın yazarı tartışmalı isim

İlk ve ortaokullarda ant uygulamasanın 1933 yılında başladığını, ''Andımız'' olarak bilinen metnin yazarının, son derece tartışmalı bir isim olan Reşit Galip olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Milletimin şunu özellikle bilmesini isterim; Andımız'ın yazarı olan Reşit Galip, Türkçe ezan zulmünün mimarlarından, Türkçe ezan metninin yazarlarındandır'.

Aynı Reşit Galip, insan kafataslarını ölçen, insanları kafataslarına göre sınıflandıran anlayışı destekeyen sözümona bir bilim insanıdır. Geçen yıl biliyorsunuz buradan arşivlerden bazı görüntüleri sizlere göstermiştim. Ant uygulamasının Cumhuriyetimiz ile Cumhuriyetin temelleriyle uzaktan yakından ilgisi yoktur. CHP ve MHP, bu uygulamanın tarihini bilmedikleri, bu uygulamanın tarihi gelişimini okuma zahmetine girişmedikleri için kestirmeden bir istismar kampanyası başlatıp, milleti yanıltma yoluna gidiyor. Ant uygulaması içeriğindeki sorunlar bir yana, en başta şekil olarak bugüne, bugünün Türkiyesi'ne, bugünün dünyasına denk düşmeyen bir uygulamaydı.

Bu nereye dönüyor biliyor musunuz? 1930'lardan ve 40'lardaki Hitler ve Stalin gibi diktatörler zamanında toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Bunun başarısız olduğu, anlamsız olduğu görüldüğü ve dünyanın hemen hiçbir ülkesinde böyle bir uygulama artık kalmamıştır.

Dünyanın hiçbir gelişmiş hiçbir ülkesinde sabah çocukların okul önünde içtimaya dizildiği, hazırolda bekletildiği, içeriği sorunlu, ayrımcı, ırkçı  sloganlar dizisinin okutulduğunu göremezsiniz. Baskıcı, diktatoryal rejimler dahil,  bu uygulamanın faydasız olduğunu görmüş, toplumu formatlayamadıklarını görmüş ve bundan vazgeçmişlerdir.

Bal, bal demekle ağız tatlanmaz. Balı yersen ağız tatlanır. Her sabah 'Türküm' demekle Türk olunmaz. Her sabah 'doğruyum, çalışkanım' demekle doğru ve çalışkan olunmaz. Çocuklara her gün aynı şeyleri söyleterek ancak ve ancak lafzı hafızalara kazırsınız ama anlamla ilgili hiçbir yansıma göremezsiniz. İnsan sabah okul bahçesinde  slogan tekrarlayarak değil, ailesinden, öğretmenlerinden, çevresinden aldığı eğitimle, terbiyeyle bir takım değerlere sahip olur. ''

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Eğer ilkokullarda okutulan andımız lafzın ötesine geçebilseydi en başta CHP, en başta MHP Türkiye'ye bu kadar ağır bedeller ödetmezlerdi. Gideceksin  IMF'nin kapısında nöbet tutacaksın, 'aman bana 3, 5 kuruş  borç verin'  diye. Ondan sonra da 'doğruyum, dürüstüm, çalışkanım' diyeceksin. Ondan sonra 'milliyetçiyim' diyeceksin."

Kimseye imtiyaz vermiyoruz

"Kılık kıyafet yönetmeliğindeki değişiklikle çok canlar yakan, gençlerimize, onların anne babalarına çok ağır acılar yaşatan bir uygulama, bir karanlık dönem böylece sona eriyor. Hiçkimseye imtiyaz vermiyoruz, tam tersine yıllarca esirgenen bir insan hakkını, inanç hakkını nihayet bugün hak sahiplerine teslim ediyoruz"

"Bu kısıtlamanın kalkması sadece ve sadece bir normalleşmedir. Bu baskının, bu dayatmanın kalkması, sadece ve sadece eşitliğin tesis edilmesidir"

"Devlet vatandaşına bakarken, muteber ve muteber olmayan,  öz evlat, üvey evlat muamelesi yapıyordu. Devlet vatandaşına yaşam tarzı, kılık kıyafet,  resmi tarih, resmi ideoloji dayatıyordu. Biz bugün devletin bu çarpık bakışına bir son veriyor, 76 milyonun devlet nazarında bir ve beraber olması için tarihi bir adım atıyoruz.''

Bayram sonrası adaylar açıklanmaya başlanacak

Başbakan Erdoğan, 30 Mart seçimlerinde aday gösterilecek isimleri bayram sonrası açıklamaya başlayacaklarını belirterek, " Her zaman olduğu gibi şu ana kadar 81 vilayetimizde  bir kamuoyu araştırması yaptık. Kılı kırk yaran bir hassasiyetle, bir kuyumcu titizliğiyle en iyi en uygun adayı liyakat ve ehliyet sahibi adayları belirleyecek ve onlarla inşallah seçimlere gireceğiz" dedi.

"Kurbanı kesen hak sahibidir"

Bir Müslüman'ın inancı gereği kurban keserek bir farizayı yerine getirdiğini anımsatan Erdoğan, ancak devletin buna bile el attığını söyledi. Erdoğan, "Devlet ne yaptı? Dedi ki 'bunun derisini bana vereceksin' veya 'ben sana nereyi gösteriyorsam, oraya vereceksin.' Bu kurban benim, bunun herşeyi benim, derisi de benim, barsakları da benim. Her şeyi benim. Niçin buna müdahale ediyorsun? Ne oldu bu? Suça dönüştü. Eğer biri deriyi kalkar da 'kaçırayım, ben bunu gideyim herhangi bir vakfa, derneğe vereyim' derse ve bu esnada da  yakalanırsa yandı keten helva. Bunu da yaptılar. Bundan dolayı tutuklananlar oldu. Şimdi bu da ortadan kaldı. Kurbanı kesen hak sahibidir. Bunu istediği gibi  tasarruf eder. Kurban ibadetimizi eda ederken artık bu tür engellerle de milletim karşılaşmayacak" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Arafat'ta, Müzdelife'de, Mescid'i Haram'da İslam dünyasının  arklı ülkelerinden gelmiş hacı adaylarının hem burada hem de kurbanların başında Suriye ve Mısır'daki mazlum halkları hatırlamalarını istedi.

Zaten hakaretin daniskasını yapıyorsunuz

Suriye'de 110 bini aşkın insanın "zalim", "terörist" ve "diktatör" Esed tarafından öldürüldüğünü ifade eden Erdoğan, Suriye'de artık bir devlet terörü estirildiğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu kadar bunu açık söylüyorum. Türkiye'den gidip orada Esed ile röportaj yapan bazı sözde medya burada gelip bakıyorsunuz kendi ülkesinin Başbakanı'nı onun malum sözleriyle burada değerlendirmek, yargılamak istiyor. Ona ihtiyacın var mı ya? Sen zaten bunları daha fazlasıyla söylüyorsun, ne gerek var. Siz burada zaten ne yapıyorsanız, hakaretinizin daniskasını yapıyorsunuz. Oradan  aldığınız destek size çok daha fazla  güç mü katar. Böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü bu millet sizin ne olduğunuzu biliyor, bizim de ne olduğumuzu biliyor. Adeta  malum ana muhalefetin yayın organı durumunda olan medyada bunu görüyorsunuz, televizyonunda bunu görüyorsunuz. Tablolaları bu."

AA

HABERE YORUM KAT