1. YAZARLAR

  2. Roni Margulies

  3. Erbakan Hoca’nın yeni partisi
Roni Margulies

Roni Margulies

Yazarın Tüm Yazıları >

Erbakan Hoca’nın yeni partisi

A+A-

Siyasetten emekli olduğunu sanıyordum, ama Necmettin Erbakan ileri yaşına rağmen Türkiye Komünist Partisi’ne üye olmuş galiba. Emin olamıyorum, Doğu Perinçek’in İşçi Partisi de olabilir.

Gerçi bu iki partinin azgın İslam düşmanlığı düşünüldüğünde, Müslümanlıktan vazgeçtiğini, ömrünün geri kalanını Cumhuriyet’in kazanımlarını korumaya adayacağını kanıtlamakta zorlanmış olsa gerek. Belki de özel bir törenle Nutuk üzerine el basmış ve yüksek sesle üç kez “Kahrolsun şeriat!” diye bağırarak bir yakasına Atatürk, diğer yakasına İlker Başbuğ rozeti takılmasına hak kazanmıştır, kimbilir.

Üyeliğe kabul edildikten hemen sonra Altınoluk Beldesi’ndeki yazlığına giden Erbakan, Ayvalıburun Camii’nde kıldığı cuma namazından sonra kameriyede oturup geleneksel cuma sohbetini yapmış. Ve çevresindekilere Haim Nahum Doktrini’ni anlatmış. Duymamış olabilirsiniz; ben duymamıştım. Nahum Efendi 1909-1920 yıllarının Hahambaşı; o kadarını biliyordum da, meğerse bir de doktrini varmış. Allahtan, izah etmiş Hoca:

“Nedir, bu doktrin? ‘Türkiye’yi İsrail’e bin yıldan beri vilayet yapamadık. Beş sene Cihan Harbi yaptık. Beş sene İstiklal Harbi yaptık, gene bunları işgal edemedik. Öyleyse stratejimizi değiştiriyoruz’ diyorlar. ‘Türkiye’yi aç bırakacağız, borca esir edeceğiz, dininden uzaklaştıracağız. Böylece birbiriyle çarpıştıracağız. Güçsüz bırakıp, güçsüz noktaları İsrail’e vilayet yapacağız’ diyorlar. Seksen senedir üzerimizde bu doktrin uygulanıyor... Bunlar dış güçlerin meseleleri, Haim Nahum planı. Türkiye’yi bölmek için oynanan oyunlar. Böyle Türk-Kürt diye, ayrım diye bir meselemiz yok. Kürt-Türk birbirimizin kardeşiyiz. Tek bir milletiz, tek bir ümmetiz. Tarih boyunca da birbirimizle kardeş gibi yaşamışız.”

İlgimi çekmişti, not etmiştim, bir zaman önce Hoca Siyonizm’i timsaha benzetmiş, bu timsahın üst çenesinin Amerika, alt çenesinin ise Avrupa Birliği olduğunu söyleyerek, “Bunları bilmeden dünya olaylarını, bugün yaşananları anlayamayız” demişti.

Ben yaşananları tam olarak anlayamıyorum galiba. Hoca bu gazeteyi okuyor mudur, bilmem, ama okuyorsa belki beni aydınlatabilir.

Seksen yıl önce, İsrail devletinin kurulmasına daha 20 yıl varken, Türkiye’nin güçsüz parçaları hangi İsrail’e nasıl vilayet yapılacaktı?

Bin yıl önce, ne İsrail, ne Türkiye, ne Osmanlı, ne Amerika, ne Avrupa Birliği, ne de Siyonizm varken, kim neyi bölüp nereye vilayet yapmaya çalışıyordu?

Amerika’nın Anglo-Sakson Protestan egemen sınıfı aptal mıdır ki Ortadoğu’nun küçük bir ülkesinin çıkarlarını kendi çıkarlarının önüne koysun; Amerikan emperyalizminin değil de, İsrail’in çıkarlarını korusun?

Avrupa Birliği’ni yaratan Alman, Fransız ve İngiliz egemen sınıfları salak çocuklar mıdırlar ki Ortadoğu’daki bir avuç Yahudi’nin ketemperesine gelip kendi çıkarlarını unutsunlar, tüm politikalarını İsrail’in çıkarları doğrultusunda saptasınlar?

Madem Kürt-Türk birbirimizin kardeşiyiz, tarih boyunca da birbirimizle kardeş gibi yaşamışız, şu son yıllardaki 40 bin ölüm, 17 bin faili meçhul, köylerin boşaltılması, yakılması, köylülere bok yedirilmesi ABD ve AB silahlı kuvvetleri tarafından mı gerçekleştirildi? Yoksa Haim Nahum tarafından mı?

Yoksa bunların hiçbiri aslında gerçekleşmedi de, Siyonistler Kürtleri kandırıyor mu? Olur a, Amerikan ve İngiliz egemen sınıflarını kandıranlar Kürtleri haydi haydi kandırır!

Bir de, kafamı iyice karıştıran bir mesele daha var. Saflığıma verin, ama ben Müslümanlığın “millî” bir şey olabileceğini hiç düşünmemiştim. Müslümanlık bir yana dursun, Yahudiliği bile doğru dürüst bilmem, koca Erbakan’ın karşısında ahkâm kesemem elbet. Ama önemli olan ümmet değil miydi yahu? Müslüman’ın Türk olanına özel önem vermek garip değil mi biraz?

Ha, bir de, sosyalistler gibi, Müslümanların da adalete ve mazlumun yanında saf tutmaya düşkün olduğunu biliyordum ben. Yanılmış olabilirim. Dedim ya, dinden anlamam pek.

Ya da yanılmıyorum, Erbakan Müslümanlıktan vazgeçti, milliyetçilikte karar kıldı ve yeni partisine katıldı. TKP’de de, İşçi Partisi’nde de rahat edecektir. Onlar da çünkü, Erbakan gibi, sanki Türkiye’de bir egemen sınıf, devlet ve silahlı kuvvetler yokmuş gibi, memlekette olup biten her şeyi dış güçlerden bilirler. Tüm dünya nüfusunun gece gündüz Türkiye’yi bölme planları yaptığına inanırlar.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT