1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Erbakan, bir çınar!
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Erbakan, bir çınar!

A+A-

Şu ilahi hikmete bakın, 28 Şubat postmodern darbenin yıldönümünde darbenin en büyük mağduru Prof. Dr. Necmettin Erbakan vefat etti.

28 Şubat sürecini çok iyi yaşamış, yakından takip etmiş biriyim. O günlerde Erbakan Hoca bizi Ankara'ya davet etmişti. Süreç hakkında bilgilendirdi. Bugün hayli yüksek makamda bulunan bir zat, gece saat 2'de beni kenara çekti ve "Erbakan Hoca'yı ikna edin. Yine inadı tuttu, bildiğini okuyor. Çok tehlikeli bir süreç bu, hepimize felaket getirecek" dedi. Bu zatın istediği, Erbakan Hoca'nın MGK toplantısında alınacak kararlara direnmemesi, askerlerle diyalog içinde olması ve hatta ne istiyorlarsa yerine getirmesiydi. Ben toplantıda bu zatın taleplerini dile getirdim, Erbakan Hoca, MGK'nın hazırladığı paketin asla kabul edilmeyeceğini, ancak fazla gürültü-patırtı çıkarmadan, Türkiye'yi tehlikelerin içine atmadan bu badireyi atlatmaya çalışacağını söyledi. Bu, Erbakan Hoca'nın, "28 Şubat kararlarını paşa paşa imzaladı" yolunda yerleşmiş bir kanaatin tamamen yanlış olduğunu gösterir, bu yanlış olaya tanıklık etmiş biri olarak tashih etmeyi görev biliyorum. Erbakan Hoca, hiçbir zaman korkmadı, salt iktidarı muhafaza etme düşüncesiyle de MGK'nın skandal kararlarını imzalamadı. O, askerleri ikna edebileceğini, imzalasa bile tatbikatta empoze edilen hüküm ve kararları etkisiz hale getireceğini düşünüyordu.

Erbakan Hoca'nın o süreçte oynadığı rolün ne kadar doğru olduğunu son on yılın siyasi tecrübesi açıkça göstermektedir. O isteseydi milyonları sokağa dökebilirdi. Partisinin 4 milyon 100 bin kayıtlı üyesi vardı, 6 milyonun üzerinde oy almıştı. Ucuz ve yanlış yola sapmadı, Türkiye İslamcılarının araziye aşina olan geleneksel yöntemini takip etti ve o tarihî konuşmasını yapıp şunları söyledi: "Bu olay (28 Şubat) bizim yolumuzda bir virgül hükmündedir. Kimin canı sıkılıyorsa, kim bağırıp çağırmak, rahatlamak istiyorsa ormana gitsin bağırsın."

Sonraki siyasi olaylar Erbakan Hoca'nın o günkü isabetli teşhis ve hatt-ı hareketinin doğruluğunu açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır. Erbakan Hoca dostlarına vefası olan bir insandı, bu bazen sorunlara yol açacak kadar süren bir vefaydı. Hiçbir zaman bizim gibi yazar, aydın ve gazetecilerden utanmadı, her kritik dönemde çağırdı, fikir sordu, gezilerine davet etti, önemli medya toplantılarına aldı. Devletin gizli kayıtlarında "makbul olmayan kişi" diye sicil kaydı olanları onore etmekten çekinmedi, onlarla bir arada olmaktan sarf-ı nazar etmedi. Bir başka özelliği, düşünce ve ideallerinde çok kararlı olmasıydı. Hiçbir zaman asli ideallerinden şüphe etmedi. O, sosyal ve siyasal hayatın tanziminde kendi içten bağlı olduğu referans çerçevesinin ve ihtiva ettiği hükümlerin tayin edici gücüne iman derecesinde bağlı kaldı, İslam Birliği idealinden kuşkuya düşmedi. Bu yüzden sadece Türkiye'de değil, bu referans çerçevesine ve ideallere bağlı İslam dünyasında da büyük bir saygı gördü, lider olarak kabul edildi. İslam dünyasının vefatı dolayısıyla büyük bir üzüntü duyduğunda hiç kuşku yok.

Bundan birkaç ay önce kendisiyle görüşme fırsatım oldu. Yine takım elbisesi, kravatı üzerindeydi. Her sabah, sanki o gün Başbakan olacakmış gibi hazırlanır, güne böyle başlardı. Son derece disiplinliydi. Nüktedandı, yerine göre ayağa kalkmış sinirleri yatıştırmak üzere mizah yapardı, ama ciddi bir insandı, işlerini tesadüflere bırakmazdı. Siyasi kimliği ve mücadelesi dışında o bir misyon adamıydı. Diğer hocaefendiler ve hocalar gibi bu toprakların yetiştirdiği büyük bir çınardı. Bu çınar büyük bir medeniyetin, kerim bir geleneğin, zengin bir tefekkür, bilgi ve irfan mirasının sularıyla sulanmış, bereketli topraklarda neşvü nema bulmuş kutlu bir çınar. Erbakan Hoca'nın Türkiye siyasetini, toplumsal ve kültürel algılarını bir şekilde etkilediğinde hiç kuşku yok. Yaşadığı tecrübeden herkes istifade edecek.

Güzel, yoğun ve anlamlı bir hayat yaşadı, her fani gibi süresi dolunca Rabb'ine doğru yürüdü. Hepimiz O'ndan geldik, O'na döneceğiz. Allah rahmet etsin, nur içinde yatsın.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum