1. YAZARLAR

  2. Taha Kıvanç

  3. Encümen-i Daniş'le ilgili iki soru çengeli
Taha Kıvanç

Taha Kıvanç

Yazarın Tüm Yazıları >

Encümen-i Daniş'le ilgili iki soru çengeli

A+A-

Kamuoyunun da yakından tanıdığı bir bilim kadını, “Fazla büyütmüşsünüz” diye takıldı. Büyükelçi olan babası emeklilik sonrası Encümen-i Daniş'e davet edilmiş. Dediği özetle şu oldu: “Yaşını başını almış bir takım insanların kendilerince önemli gördükleri konuları konuşmak üzere biraraya gelmeleri hiç ilginç gelmemişti babama. 'Sıkıldım' diyordu. Devam da etmedi zaten...”

Cumhurbaşkanı ile Başbakana çalışmalarının sonucunu rapor etmeyen Encümen-i Danişçiler'in hiç değilse TBMM Başkanını muhatap almış olabileceklerini düşünmüştüm; Başkan Köksal Toptan aradı, o da mektup listesinde değilmiş.

Benim ilk yazımla aynı gün, üyelerden Org. Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun görüşleri çıktı Hürriyet'te; Abdullah Gül'e başbakan iken göndermişler raporlarını; şimdi ne ona ne de Tayyip Erdoğan'a gönderiyorlarmış...

Hadi bir açıklama daha: İlk yazımın girişinde Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun geçen mart ayındaki 'itirafları' konusunu ele alırken, sarf ettiği bazı sözleri “Bu açıklamayı yapmaya bir-iki eski bakan da beni teşvik etti” diye özetlemiştim. O konuşmayı yapan Hürriyet'ten Şükrü Küçükşahin, “Açıklamayı yapmaya değil de, benimle görüşebileceğine eski bakanlar tarafından teşvik edilmiş” dedi bana.

Encümen-i Daniş konusunu ekrana taşıyan televizyonların en çok kullandığı görüntü neydi, onu da kayda geçeyim: Dünyanın gidişini değiştirecek devr-i daim makinası 'Erke'nin icat edildiğine dair yapılan basın toplantısının görüntüsü... Meğer üyelerinin önemli bir bölümü o toplantıya katılmışlar...

Dün de Oktay Ekşi, yazısının bir bölümünü, Encümen-i Daniş konusunu kalemine dolayanlara cevap vermeye ayırmıştı. Ona göre de, “Gün görmüş, her türlü ikbal kavgasını geride bırakmış insanların, sadece ülke geleceğiyle ilgili görüş paylaştıkları bir platform” imiş Encümen-i Daniş...

Önemli olduğuna kuşkular bulunan bir oluşumla ilgili daha fazla bir şeyler okumak istemezseniz, bu yazının devamını sizlere tavsiye etmem. Ne de olsa konum yine Encümen-i Daniş olacak... Daha doğrusu, konuyla ilgili okuduklarımdan aklıma takılan iki soru çengeli...

Oluşumun ilk günleriyle ilgili üyelerden alınan bilgiler gazeteci veya yazar taifesinin de üye kabul edildiğine işaret ediyor. 1940'lar ve 1950'lerin ünlü yazarları Falih Rıfkı Atay, Hüseyin Cahit Yalçın, Yusuf Ziya Ortaç ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu zamanında Encümen-i Daniş üyesi imişler...

“Bugün kimler üye?” sorusuna cevap teşkil edecek açıklamalarda sayılan isimler arasında tek bir gazeteci veya yazar ismi geçmiyor. Hiçbir gazeteci/yazar üyesi yok mu bugün, var da isimleri sayarken akıllarına mı gelmiyor? “Gizliyorlar” diyeceğim, ama Oktay Ekşi'nin tezkiye ettiği bir oluşuma üye olmuş gazetecileri neden gizlesinler?

Gazetelerde yazan ama meslekten olmayan iki üyesi var Encümen-i Daniş'in, biri eski büyükelçi, diğeri eski bakan: İlter Türkmen (Hürriyet) ile Mustafa Aysan (Radikal)...

Bir ara Mehmet Ali Kışlalı oluşumu öven bir yazı yazmış, bayağı ayrıntılı bilgiler vermişti. Sorulduğunda, “Öyle bir şansım yok; devlete en üst düzey kademede hizmet etmiş çok önemli şahsiyetleri alıyorlar; bizim orada yerimiz yok” demişti...

İkinci sorum ise, hiyerarşik yapısı bir başkan ile genel sekreterden oluşan Encümen-i Daniş'in şimdiki genel sekreterinin kim olduğu?

Son dönem başkanlarının kim olduğunu biliyoruz: Fethi Çelikbaş ve Necmettin Karaduman... Çelikbaş bakanlıklar yapmış, Özal'ın karşısına cumhurbaşkanı adayı olmuş, Karaduman da ANAP'ın uzun yıllar TBMM başkanlığını yapmış siyasetçiler... Şimdi de Prof. Sefa Reisoğlu başkan...

Önceki iki başkan döneminde genel sekreter eski ANAP'lı bakan Cahit Aral'mış, peki daha sonra kim oldu?

Yakından bilenler tarafından 'tezkiye' edilen, ya da önemli bulunmayan bir kuruluşun başkanı ve genel sekreterini de herhalde önemsememek gerekir.

Yine de ilginç bir kuruluş bu. 12 Eylülcülerin yeni siyasi dönemde TBMM Başkanı olmasını istedikleri kişi Amiral Bülend Ulusu'ydu; Turgut Özal onun yerine Vali Necmettin Karaduman'ı seçtirdi. Bugün her ikisi Encümen-i Daniş içinde...

CHP'li Fethi Çelikbaş'ı ileri yaşında Burdur'dan yeniden milletvekili seçtiren Özal'dı; Özal'ı cumhurbaşkanı yapmak istemeyenlerin başını o çekti; seçimde liderine değil de kendisine oy veren Özal'ın bakanı Cahit Aral'la Encümen'de buluştu...

Bir dostum, kulağıma, “Eski ANAPlı Bedrettin Dalan'ı üye yapmışlarsa genel sekreterliği de ona vermişlerdir” diye fısıldadı. Ne bileyim ben. Bedrettin Bey şu sıralarda ABD'de sağlık sorunlarıyla uğraştığı için ülkemize gelmiyor.

Önemsiz bir oluşumla ilgili önemsiz bir yazı okudunuz.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT