1. YAZARLAR

  2. Ahmet Turan Alkan

  3. Emmoğlu'na mektup
Ahmet Turan Alkan

Ahmet Turan Alkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Emmoğlu'na mektup

A+A-

Ah Emmoğlu, ben sana ne söyleyim, nasıl hitab edeyim vallahi bilemiyorum. Tamam, vaktiyle kalbini kırdık; biraz nobran ve kibirli davrandık, hatta adam yerine koymayıp da size, ağa kapısına yanaşmış maraba muamelesi yapmışlığımız da olmuştur.

Kusura bakma Emmoğlu, bahâne değil fakat biraz aklımız karışıktı bizim; bu hususta tek tesellim, size kaba ve hoyrat davranan devlet kâhyalarının, menfaatleri söz konusu olunca bize de hödüklük etmekten geri durmadıkları olmuştur. "Böyle teselli mi verilir?" diye homurdanmakta haklısın, gelgelelim vaziyet budur; bilirsin, "Varını veren utanmamış" diye bir sözümüz vardır; ben aklımdakini söyleyim de sen yine bildiğin gibi anla...

Şimdi Emmoğlu, aile arasında kırgınlık, dargınlık, küslük olur, anlaşılır şeylerdir. Söz temsili, bayram gelir barışılır; lâkin mübarek bayram gününde sağa sola bomba koyup çoluk-çocuğu, bîgünah masumları herhangi bir "Dâvâ" uğruna paramparça etmenin kitapta yeri var mı Allah aşkına? Koca Ramazan geldi geçti, biliyorum sen de oruçluydun; "Nerden biliyon?" demeyeceksin herhalde. Tanır mıydın bilmem, Cemil Meriç diye bir büyüğümüz demiş ki vaktiyle, "Bizler ki aynı kitaba baş eğmiş topluluklarız, bizden âlâ akraba mı olur?" Ee, hısım, doğru söylemek gerekirse, sizin mutekidliğiniz bizden de kavîdir hani. Evet, sizde de bizde de, az da olsa oruçta, namazda, dinde-diyânette pek gözü olmayan bir haylaz takımı vardır da, hamdolsun, ekserimiz kitaplı millettir; lâkin Emmoğlu sizin "Cahal"lar Ramazan, bayram dinlemedi ekmeğimize kan doğradılar şu aziz vakitlerde... Yakışmadı; husûmetin de edebi vardır yok mudur? Nedir bu bağımsız devlet kuracağız diye hunharlıkla sabi-sıbyan demeyip mâsum katletmek?

Emmioğlu, vaziyetin farkındasın; şu aziz mübarek günde ateş düşen ocakların tütünü arş-ı âlâyı buldu; ahali burnundan soluyor desem yeridir. Mazlumun âhı üzerine bina olmaz.

Örfî diye şair var, demiş ki, "Rüzgârın böyle eyyâmından olma Örfi şâd/ Keştî-i mihnet-zeden bahr-i serâb üstündedir"; yani demeye getiriyor ki, "Şimdilik işim rast gidiyor, her aşığım şek düşüyor, her attığım kebab oluyor diye kerâmeti kendinde arama, çünkü bindiğin gemi, pek cilveli bir derya üstünde duruyor" Anladın veya anlamadın, senin bileceğin iş, lâkin bil ki, senin kaşının kırıştığı yerde bizim canımız sıkılır. Yarın dara düşersen "Oh" diyen nâmerttir; insanların birbirinin yüzüne bakacak yüzü kalmalı. "Burun yüzden düşmez" demişler, burnu yüzden düşürmemeli...

Aman derim, insafı elden bırakma zinhar. Sizin "Cahal" takımında, -nasıl söyleyim- garip bir, "Ne yapsam haklıyım ve alacaklıyım" havası var. Biliyorum, "Vallahi sözümüz geçmiyor kurban, bu uşakları bağ-bacak zaptetmiyor, acayip gürûh olmuşlar" diyeceksin. Öyle değil artık Emmoğlu, biz nasıl tedavi oluyorsak, siz de olacaksınız. "Nereye kadar mazlumdum da nereden sonra zalim oluverdim?" diye kendinizi hesaba çekebilmeli adam dediğin. Siz sabırlı bir kavimsiniz, lakin sabırda azminiz azgınlık, mağduriyet inancı tegallüp oluvermesin. Takdir et ki, biz de sabırlı bir kavmiz. Eğer, "Sizin haylazlar bizim uşaklara taş atmış; biz bizimkilere icab edeni söyleriz, siz de sizinkilere gerekeni tembih edin" diyorsak hâlâ, akrabalık hukuku gözettiğimizden... Akrabalıktan öte kapı bir komşuyuz yahu. Komşu ne demek; birbirine canını, malını, ırzını emanet edebilen akrabadan da öte insanlar demek.

Farkındayım, sizin cahallar bizim cahalların canını öyle acıtmak, öyle galeyana getirmek istiyorlar ki sokaklara dökülelim, tuttuğumuzu katledip yakıp yıkalım Allah muhafaza!.. Sonra yeni moda batılı hısımlarınıza dönüp, "Buralar vallah aynen Suriye gibidir kurban; bak faşist Türkler bizi katliam ediyor" diye şikâyetlenecekler güyâ. Ağzımdan yel alsın Emmoğlu; "Biz öyle şey yapmayız; sütten çıkmış ak kaşığız" dersek hilaf-ı hakikat olur. Unuttun mu, vaktiyle sizinkilerle bizimkilerin elele verip işlediği bazı azîm günahlar vardı. Allah hepimizi ıslah etsin. Öldürmek kolay yaşatmak zor; yıkmak kolay yapmak zor.

Aman Emmoğlu, siz ekseriniz sulhperver, mutekid, Müslüman insanlarsınız ama sükûtunuzu sizin cahallar kötüye kullanıyor. "Evladımızdır" diye aranızda gizlenen kaatilleri artık himâye etmeyin.

Sahi, hâlâ komşuyuk değil mi Emmoğlu?

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT