1. HABERLER

  2. HABER

  3. “Eli Kanlı Olanlara Arabuluculuk Edilmez”
“Eli Kanlı Olanlara Arabuluculuk Edilmez”

“Eli Kanlı Olanlara Arabuluculuk Edilmez”

Davutoğlu: Suriye’de eli kana bulaşmamışlarla yapılacak arabuluculuk girişimine destek veririz. Ama eli kana bulaşmış olanlar ile arabuluculuk uluslararası hukukun ihlali olur...

A+A-

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Finlandiyalı mevkidaşı Erkki Tuomioja ile baş başa görüştü. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Türkiye ve Finlandiya arasında diplomatik değişime ilişkin mutabakat zaptı imzalandı.

Düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Davutoğlu, Finlandiya’nın AB dönem başkanlığında Türkiye’ye verdiği desteğe teşekkür ederek, “AB konusunda Finlandiya’nın bize sağlamış olduğu desteğe müteşekkiriz. AB içindeki en hikmet sahibi seslerin ve kritik dönemlerde hakikati söylemekten çekinmeyen, çok doğru ifadelerle Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen ülkelerin başında Finlandiya gelmektedir” dedi.

Finlandiya Dışişleri Bakanı Tuomioja ise, “Finlandiya, AB’nin genişlemesini son derece istikrarlı bir biçimde desteklemiş ve Türkiye’nin birliğe katılımı için kapının açık tutulması gerektiğini düşünen bir ülkedir. Suriye’de bin yılın en kötü insani krizi yaşanıyor. Türkiye’nin bu konuda sergilediği çabaların ve üzerindeki yükün farkındayız. Suriye’deki kimyasal silahların imha edilmesi ve sorumluların adalet önüne getirilmesi gerekir” diye konuştu.

Davutoğlu, Tuomioja ile Türkiye-AB ilişkilerinin yanı sıra Balkanlar’daki gelişmeleri ve bölgesel konuları da değerlendirdiklerini söyledi. Suriye, Mısır ve Ortadoğu’daki gelişmelerin de gündemlerinde yer aldığına değinen Davutoğlu, “Birçok konuda Türkiye ve Finlandiya gelişmelere benzer perspektiften yaklaşmaktadır. Bölgesel konularda bundan sonra da birlikte çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“Dünyanın Her Zamankinden Daha Çok Barışa İhtiyacı Var”

Türkiye ve Finlandiya tarafından başlatılan Barış için Arabuluculuk Girişimi’nin önemine de işaret eden Bakan Davutoğlu, girişimin çok kısa zamanda BM Genel Kurulu tarafından kabul edilen önemli bir inisiyatif haline dönüştüğünü söyledi. Son gelişmelerin, arabuluculuk çalışmalarına yeni boyutlar katmayı zaruret haline getirdiğini belirten Davutoğlu, New York’taki BM Genel Kurulu marjında da bu çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Davutoğlu, “Dünyanın her zamankinden daha çok barışa, huzura, istikrara ihtiyacı var. İnsanoğlunun özgürlük ve onur arayışı dünya tarihinde belki de en büyük ivmeyle günümüzde yeni sınamalarla karşı karşıya kalıyor. Türkiye ve Finlandiya her zaman insan onuruna, erdemine yakışır bir uluslararası düzen kurulması yönünde ortak görüşleri benimsemiştir” diye konuştu.

Davutoğlu, Suriye krizinin çözümü konusunda barışçı yöntemleri deneyen ilk ülkenin Türkiye olduğunu belirterek, aslında rejimin muhalefete imkan tanıması yönünde 10 yıla yakın çalıştıklarını, kriz başladıktan sonra da henüz hiçbir uluslararası girişim yokken hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün hem Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın hem de kendisinin bir yıl boyunca Suriye rejimini ikna edip muhalefetle bir araya getirmeye çalıştığını söyledi.

“ELİ KANA BULAŞMIŞ KİŞİLERLE BAŞARIYA ULAŞILACAĞINA İNANMIYORUZ”

Uluslararası toplumun Suriye rejimine karşı caydırıcı tavır sergilemesi halinde bir tür arabuluculuk imkanı oluşabileceğini söyleyen Davutoğlu, uluslararası toplumun baskısı sayesinde kimyasal silahların tasfiyesine yönelik anlaşmanın yapıldığını belirtti.

Davutoğlu, şöyle devam etti:

“Bugün de arabuluculuk konusunda eğer teşebbüsler olacaksa insanlık suçu mahiyetindeki bütün eylemlerin alanda durdurulması, füzelerle sivillerin öldürülmesi, kimyasal silahlarla öldürülmesinin engellenmesi, sonra insani koridorların açılması ve insani yardımın mutlaka ulaşması lazım. Daha sonra da Cenevre 2 konferansında veya benzer konferanslarda eli kana bulaşmamış Suriyeli yönetim mensuplarıyla meşru ve mutedil muhalefet arasında yeni Suriye’nin inşası yönünde bir arabuluculuk imkanı olur. Ama eli kana bulaşmış, kimyasal silah kullananlarla bir arabuluculukla onların iktidarda kalmasını temin etmeye çalışmak aslında uluslararası hukukun başka yerlerde de ihlal edilmesine göz yummak anlamına gelir. Eli kana bulaşmamış şu anda yönetimde bulunanlarla Suriye Ulusal Koalisyonu arasında yeni Suriye’yi kurmak üzere yapılacak ve mutlaka halkın haklı taleplerine dayanacak bir arabuluculuk girişimi başarılı olabilir ve Türkiye buna katkı sağlar. Ama eli kana bulaşmış, kimyasal silahlarla elde edilebilecek bir çalışmanın başarıya ulaşacağına dair inancımız yoktur.”

HABERE YORUM KAT