1. HABERLER

  2. HABER

  3. Ekinci: "Özerklik Dayanıksız ve İçeriksiz Bir Söz”
Ekinci: Özerklik  Dayanıksız ve İçeriksiz Bir Söz”

Ekinci: "Özerklik Dayanıksız ve İçeriksiz Bir Söz”

Tarık Ziya Ekinci, demokratik özerklik ilanının “dayanıksız ve içeriksiz bir söz” olduğunu belirterek, açılımda devletin gelebileceği son noktada olduğunu söyledi.

A+A-

KÜRT siyasetini yakından izleyen isimlerden Dr. Tarık Ziya Ekinci, 13 askerin hayatını kaybetmesine neden olan PKK saldırısı ile kamuoyunda yükselen tansiyonun BDP’li milletvekillerinin Meclis’e gidip yemin ederek düşebileceğini söyledi. Türkiye’de mevcut toplumsal yapıda devletin Kürt sorununda yapabileceği açılımda son noktada olduğunu söyleyen Ekinci, BDP’nin Güneydoğu’da “Özerk Yönetim” ilanının fiilen bir anlamı olmadığını belirterek, bugün özerk bir yönetim olsa da Güneydoğu’daki seçimlerden AK Parti’nin zaferle çıkabileceğini söyledi. Dr. Tarık Ziya Ekinci, STAR muhabirinin sorularını cevapladı:

Devlet gelebileceği son noktada

Başbakan’ın açıklamaları açık ve net. “Türkiye’de asimilasyon yoktur, olağanüstü hal kaldırılmıştır, Kürtçe’yi öğrenebilirler ama ana dilde eğitim istemesinler” diyor. Türkiye’nin sosyal durumu içinde devletin gelebileceği son nokta budur. Belki ilerde Türkiye kamuoyu belli bir birikim oluşturduğunda, bugün konuşulandan farklı konular da gündeme gelebilir. Ama bugün, başka bir durumun söz konusu olması devlet açısından pek görünmüyor gibi.

Başbakan, “Hakları verdik” diyor ama verilen arka planının da olmadığını söylemek lazım. Bugün Adalet ve Kalkınma Partisi yerine başka bir parti hükümet olsa, istediği konuda yine Kürtlere savcılar dava açabilir. Bugün elastiki bir laf ettiğinizde Terörle Mücadele Kanunu’ndan hakkınızda 8-10 yıl istenen davalar açılabiliyor. Bu kazanımların hukuki dayanağının da olması lazım. Yani bugün hala “x” , “q” ve “w” harflerini kullanamazsınız, isteyen savcı dava açabilir şimdi açmıyor. Diyarbakır’daki o savcının sözleri önemliydi.

Özerklik bir içeriği olmayan laf

Buradan hareketle BDP de üzerine düşen görevi yerine getirmeli. Demokratik özerklik ilan ediyor. Demokratik özerkliğin ne anlamı var? İstediğin kadar ilan et. Hukuken dayanağı yok; uygulamada kabiliyetin yok. Ama “Ben ilan ettim” diyor. İlan et; herkes edebilir. Ben de kendim için “Bankerim” diyebilirim ama yasal olarak banker miyim, değilim. Böyle şeyler parlementoda görüşülür, konuşulur. Anayasa tartışmalarında gündeme getirilir. Anayasa belli ölçüde belli bir olgunluğa kavuştuktan sonra, haklar tespit edilir. Demokratik özerklik mi oluşacak, orada oluşturulur. Fakat böyle tek başınıza yaparsanız, size kaale almazlar. Zaten, istediklerinin hiçbir dayanağı yok. Havada söylenmiş bir laf. İçeriksiz bir laf.

Özerklik AK Parti’nin eline geçer

Demokratik özerkliği kim dikkate alır? Devlette ne ölçüde yankı bulabilir? Hayata ne ölçüde devreye girer? Hem demokratik özerklik varsa, orada siyasi partiler de olacak. Katalan bölgesinde siyasi partiler yarışıyor. BDP, bir tek kendisinin mi iktidar olacağını sanıyor. Orada seçim olsa AK Parti kazansa, özerklik AK Parti’nin eline geçer. Yani burada özerkliği BDP nasıl kendi tekeline alabiliyor, onu anlamıyorum. Yani zaten özerksin, ayrı bağımsız bir partisin, sana karışan yok. Kendi işlerini bildiğin gibi yürütebilirsin; bu toplumu ilgilendiren bir konu değil ki.

Özerk bir Güneydoğu’da seçim olsa, nasıl bir tablo ortaya çıkacağını değerlendiren Ekinci, “Güneydoğu’da, AK Parti’de, başka bir parti de ya da yeni kurulacak bir parti dahi seçimden birinci parti çıkabilir. BDP, özerklik olursa o bölgede tek başına yönetimi üstleneceğini mi sanıyor. Bir partinin, tek başına aldığı bir karar, toplumu bağlamaz. Özerklik, ancak parlementoda, anayasa da yapılacak değişikliklerin ardından gündeme gelebilir. Çoğulcu bir demokraside ve toplumda, başka bir şey düşünelemez.

BDP TBMM’DE YEMİN ETMELİ

BDP yemin etmediği sürece bu şehit olayları gibi olaylar yaşanabilir. Genelkurmay Başkanı ne diyor, “Dağda silahlı tek kişi kalmayana kadar mücadeleye devam” diyor. PKK da son olaydaki gibi pusu kurabiliyor. Demek ki olaylar yaşanabilir. Bu noktada BDP yemin jesti yapabilir. Çok isabetli hareket yapmış olur. Hem demokratik sürecin işlemesi bakımından, hem de büyük zahmetlerle kazandıkları bu mevziiyi bırakmamaları bakımından önemli olur.

BDP, ne istiyorsa, anayasa komisyonlarına getirecek, orada tartışılacak, hem de kazanılmış 30 küsür milletvekilliği kaybedilmemiş olacak. Ben BDP’nin yaptıklarını doğru bulmuyorum. . BDP, yükselen tansiyonu düşürmek için Meclis’te yemin etme jestini yapabilir. Bu hal, Ekim ayında Meclis açılana kadar geçecek sürede muhtemel kötü olayların da önüne geçecektir.

BDP, özerklik olursa

O bölgede tek başına yönetimi üstleneceğini mi sanıyor. Bir partinin, tek başına aldığı bir karar, toplumu bağlamaz. 

ERDİNÇ AKKOYUNLU / STAR 

 

HABERE YORUM KAT