1. HABERLER

  2. HABER

  3. EĞİTİM

  4. Eğitimde Başarı Gerçekler Görmezden Gelinerek mi Sağlanacak?
Eğitimde Başarı Gerçekler Görmezden Gelinerek mi Sağlanacak?

Eğitimde Başarı Gerçekler Görmezden Gelinerek mi Sağlanacak?

Karar gazetesinde yayımlanan bugünkü yazısında Elif Çakır, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) Direktörü Andreas Schleicher’in Türkiye’deki eğitim sistemiyle ilgili sözlerine dikkat çekiyor.

A+A-

Türkiye’deki mevcut eğitim sistemiyle ilgili dile getirilen olumsuz eleştirilere bir yenisi daha eklendi.

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) Direktörü Andreas Schleicher, “Türkiye’deki eğitim sisteminin değişen dünyaya uyum sağlayamadığını” söyledi.

Ancak gidişata bakacak olursak Türkiye’de eğitimden sorumlu olan yetkililer bu olumsuz eleştirileri görmezden gelmeye devam edecek gibi duruyor.

“Eğitim Sisteminiz Değişen Dünyaya Uyum Sağlayamadı” başlığıyla bugün Karar gazetesinde Elif Çakır imzasıyla yayımlanan yazının konuyla ilgili kısmını aynen iktibas ediyoruz:

Bu sözler (başlığa atfen) PISA Direktörü Andreas Schleicher’e ait. Yani MEB’e dolayısıyla Türkiye’ye ‘okuduğunu anlamayan öğrenciler yetiştiriyorsunuz’ notu veren PISA direktörüne!

Schleicher dün Habertürk gazetesine, Türkiye’nin eğitim sisteminde neden başarısız olduğunu ve ne yaparsa başarılı olacağına dair adeta bir yol haritası niteliğinde bir mülakat verdi.

Büyülü söz “değişen dünyaya uyum sağlayan bir eğitim sistemi”!

Yeniden bir eğitim sistemi değişikliğine geçildiği şu günlerde, “öğrettikleriniz artık gereksiz” diyen Schleicher’in mülakatını umarım ilgili yetkililer dikkate alırlar. Scheicher özetle şunları söylüyor:

Dünya değişiyor, tabii ki eğitim sisteminde de her zaman değişiklikler yapılabilir. Ancak devamlılık ve tutarlılık çok önemli

Eğitimde net bir vizyonunuzun olması lazım.

Öğretmenleriniz ne kadar iyiyse, sisteminiz o kadar iyi olur. (Eğitim Endeksi araştırmalarına göre Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 42’si nitelikli)

Mahalle okulu sistemi prensipte iyi işleyebilir. Bu sistemi getiriyorsanız, en iyi öğretmenler için dezavantajlı okulları cazip kılma konusunda çabanızı ikiye katlamanız lazım. (Bizde en iyi öğretmenler en iyi yerlere, düşük gelirle bölgelerdeki okullara da ya eğitim puanları düşük ya da yeni mezun olmuş deneyimsiz öğretmenler atanır.)

Her okul nitelikli olmalı. (Bizde sayı önemli nitelik önemli değil)

En muhtaç olan en iyi eğitimi almalı. Dezavantajlı kesimden geliyorsanız hayatınızda tek bir şans var: İyi bir eğitim almak.

Schleicher’in mülakatının tamamını mutlak okuyun. Ve şu soruya yanıt vermeye çalışın:

Sizce Milli Eğitim Bakanlığı 49 günde hazırladığı bir eğitim sistemi ile “değişen dünyaya uyum sağlayan bir sisteme” kavuşabilir miyiz?

Biz İngiltere’den ve Amerika’dan daha iyi konumdaymışız!

Dün PISA Direktörü Schleicher’in mülakatını okuyunca aklıma Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın başlıktaki özgüvenli sözleri geldi aklıma.

Şaka değil. Ülkemizdeki gündem yoğunluğundan dikkatinizden kaçmış olabilir, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz bir yıl önce böyle söyledi:

“Türkiye’deki eğitim standartları İngiltere’den hatta Amerika’dan daha iyi.” (Malatya 25 Kasım 2016)

Bunu söylediğinde PISA endeksleri “siz ezberci çocuklar yetiştiriyorsunuz okuduklarını anlamıyorlar” diyordu.

Biliyorsunuz UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) Eğitim Endeksi’ne göre okullardaki eğitim kalitesinde Amerika 5. İngiltere 14. sırada yer alırken Türkiye 69. sırada yer alıyor. Bir başka eğitim kalitesi endeksinde UNESCO’nun desteğiyle hazırlanan Herkes İçin Eğitim Endeksi’nde (EDI) İngiltere ikinci sırada yer alırken, ABD 40’ncı, Türkiye ise 65’ci sırada yer alıyor. Türkiye OECD’nin ortaya koyduğu eğitim endekslerinde de neredeyse sonuncu sıralarda yer alıyor. Velhasıl Türkiye’nin iyi sıralarda yer aldığını kanıtlayan, ortaya koyan, hiçbir eğitim endeksi çalışması yok.

Üstüne üstlük PISA Direktörü kalktı ve bir mülakat verdi; öğrettikleriniz işe yaramıyor diye.

Size bir şey söyleyeyim mi:

Maalesef “Türkiye’deki eğitim standartları İngiltere’den hatta Amerika’dan daha iyi” olduğunu söyleyen (muhtemeldir ki bizimle dalga geçmiyorlar gerçekten de böyle olduğuna inanıyorlar) Milli Eğitim kadrolarının eğitimde başarı sağlayacak bir politika stratejisi üretmeleri mümkün gözükmüyor.

HABERE YORUM KAT