1. HABERLER

  2. HABER

  3. Efkan Ala: Gözaltı Yetkisi Âmirlerin
Efkan Ala: Gözaltı Yetkisi Âmirlerin

Efkan Ala: Gözaltı Yetkisi Âmirlerin

İç Güvenlik Paketi'yle ilgili bilgi veren İçişleri Bakanı Efkan Ala, gözaltı yetkisinin tüm polislere değil belli sayıda kolluk amiri ve müdürlerine verileceğini söyledi.

A+A-

Reform Eylem Grubu'nun toplantısı sonrası AB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Âlâ gazetecilerin sorularını yanıtladı. Âlâ, iç güvenlik paketiyle ilgili 'gözaltı tartışmalarına' yanıt verdi. İçişleri Bakanı, her polisin gözaltı alma hakkının olmayacağını 'belli sayıda kolluk âmiri ve müdürünün bu hakka sahip olacağını' söyledi. Âlâ'nın açıklaması şöyle: 

"Eskiden her kolluk görevlisinin gözaltına alma yetkisi vardı. Türkiye'de bu 'çekerim karakola' anlayışını getirmişti. Tabii oralara fırsat vermeyen düzenlemeler yapıyoruz. Ama kolluk birimlerinin gözü önünde suçüstü hali olduğunda polisin onları gözaltına alıp karakola götürme ve adliyeye teslim etme prosedüründe açıklık var. Tereddütler doğuyor, gözaltına alma yetkisi yok. Belli suçlarda milleti tedirgin eden can ve mal güvenliğini, özgürlüğünü, haklarını kullanmasını tehdit eden, hususlarda suç üstü hali olursa polisin gözaltına alma yetkisini getiriyoruz."

Yetkinin sokakta görev yapan her kolluk görevlisine değil, amirlerine verileceğini belirten Âlâ, şöyle devam etti:

"Gözaltı önemli husustur, vatandaşın hürriyetini kısıtlayıcı bir düzenlemedir. Dolayısıyla belli sayıdaki kolluk amiri ve müdürüne bu yetkiyi vereceğiz. O bakımdan hem suçu önleme konusunda alacağı inisiyatif genişlerken hem de vatandaşın hak ve hürriyetini koruyacak önlemleri birlikte getiriyoruz. Kolluğun şikayet mekanizmasını da tekrar bu paket içerisine aldık. Meclis'te onu da çıkartacağız. Yetkiyle denetim ve görev arasında ciddi denge kuran, vatandaşın hak ve özgürlüğünü korurken diğer vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlayan, suçluyla mücadele ederken, bu işlerle ilgisi olmayan vatandaşa karşı da oldukça demokratik bir sistem içerisinde hareket edecek bir düzeni kurmayı taahhüt ediyoruz."

"Molotofa silahla karşılık veirlecek"

Âlâ, bir gazetecinin "İç güvenlik reform paketinde molotofkokteylinin silah olarak kabul edilmesi yer alıyor. Polisin silah kullanma yetkisinin olacağı ifade ediliyor, polisin görev ve yetkileri yeniden mi tanımlanacak?" sorusuna "Tabii ki molotof silahtır" yanıtını verdi. "Tekil olarak silahtan daha tehlikelidir ve atıldığı zaman toplu kıyımlara neden olabilmektedir" diyen İçişleri Bakanı, "İnsanlar iş yerlerinde, evlerinde otururken, otobüslerde araçlarıyla seyahat ederken bu çok yıkıcı etkileri olan silahtır. Mevzuattaki boşluk giderilerek silah olarak tanımlanan patlayıcı, yakıcı maddeler yeniden mevzuatta açıkça tanımlanıyor. Tabii ki silah olarak tanımladığınız zaman, polisin elinde silah olana karşı hangi yetkileri varsa burada da o yetkilere sahip olması tabiidir" diye konuştu.

"IŞİD üyelerini neden Avrupa'da engellemiyorlar?"

İçişleri Bakanı'na Uluslararası Polis Teşkilatı İnterpol'ün IŞİD üyelerinin gemilerle Türkiye'ye gelip buradan Suriye'ye geçtiği yönündeki raporu da soruldu. Âlâ bu soruya ta şu karşılığı verdi: 

"Evvelsi gün Fransa'da içişleri bakanlarıyla toplantı yaptık. Burada Avrupa Birliği'nin Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya, Polonya dışarıdan Kanada İçişleri Bakanı vardı, Amerika Adalet Bakanı vardı. Konuyu değerlendirdik. Bazı insanlar nasıl oluyor da o ülkelerden çıkıyorlar ve Türkiye sınırına geliyorlar? Türkiye sınırında bunları yakalayıp sınırdışı ediyoruz. Sorgulanması gereken de budur. Türkiye, 7 binden fazla insana giriş yasağı koymuştur, binden fazla 'yabancı savaşçı' diye adlandırdıkları kişiyi sınırdışı etmiştir."

Türkiye'nin 1400 kilometre Irak ve Suriye sınırını kontrole çalıştığını belirten Âlâ, "Türkiye bu kadar ağır sorumluluk üstlenmişken ve politikasını açık biçimde buralara yönelik koymuşken, gereksiz, lüzumsuz ve dezenformasyona dayalı bilgilerle Türkiye'yi meşgul etmek büyük bir haksızlık, bunu kesinlikle reddediyoruz. O ülkeler, AB ülkeleri ya da Batı ülkeleri ya da herhangi ülkeden Türkiye üzerinden Suriye'ye geçmeye çalışıyorsa asıl soruları o kaynak ülkelere sormak lazım, neden orada engellemiyorlar? Biz burada bu kadar insanın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışırken bir de bu sorunlarla Türkiye'yi neden uğraştırıyorlar? Biz hesap soracak mevkideyiz, hesap verecek mevkide değiliz" diye konuştu. 

Kaynak: AA

HABERE YORUM KAT