1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. BOSNA-HERSEK

  4. Durakoviç: 'Bosna-Hersek Bölünmeyecek'
Durakoviç: 'Bosna-Hersek Bölünmeyecek'

Durakoviç: 'Bosna-Hersek Bölünmeyecek'

Soykırımdan kurtuldu, ABD'ye gitti. Yıllar sonra ülkesine döndü, ölüme en çok yaklaştığı Srebrenitsa'da belediye başkanı seçildi. Çamil Durakoviç, savaştan 19 yıl sonra bölgenin sorunlarını Al Jazeera'ye anlattı.

A+A-

Alma Brnicanin / Al Jazeera

Srebrenitsa Belediye Başkanı Çamil Durakoviç, 1995 yılındaki soykırımdan kurtulabilen Boşnaklardan biri. Yıllarca ailesiyle Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşadı, burada idari hukuk okudu. 2005 yılında ülkesine geri döndü. 35 yaşındaki Durakoviç, iki yıl önce bağımsız aday olarak Srebrenitsa belediye başkanı seçildi.

Srebrenitsa, Bosna savaşından önce ülkenin en gelişmiş belediyelerindendi. Şimdi durum hayli farklı. Savaşta evler yıkıldı, altyapı yerle bir oldu. 8 bin Boşnak Müslüman erkeğin öldürüldüğü Srebrenitsa katliamının bazı kurbanlarının mezarıysa hala bulunamadı. 

Srebrenitsa Belediye Başkanı Durakoviç'le başta mezarlar olmak üzere bölgenin sorunlarını konuştuk. 

Savaştan yıllar sonra hâlâ yakınlarının cenazesini arayanlar var. Geçtiğimiz günlerde oğlunun bulunması için 19 yıldır bekleyen bir baba açlık greviyle konuya dikkat çekmeye çalıştı. Toplu mezar bulma ve kazı çalışmaları neden daha hızlı ilerlemiyor?

Toplu mezarlar hakkında elimize daha az bilginin ulaştığı bir dönemdeyiz. Burada hala toplu mezarları gizleme politikasını görüyoruz. Sırp entitesi kurumlarından Uluslararası Kayıp Kişiler Komisyonu'nun (ICMP) çalışmaları kolaylaştıracak bir işbirliği görmüyoruz. Çünkü ne kadar çok kişi bulunursa onlar suçtan daha çok sorumlu oluyor.
Kayıplar konusunda samimi bir yaklaşım görmüyoruz. Bu da bugün neden hala bin 500'ün üzerinde Srebrenitsalı kayıp veya öldürülmüş kişiyi aradığımızı açıklıyor.

Eylül ayının başında Sırbistan, Bosna-Hersek, Hırvatistan ve Karadağ arasında imzalanan ve kayıp kişilerin bulunması için işbirliği hedefleyen deklarasyonun katkı sağlayacağını düşünüyor musunuz?

Avrupa Birliği veya birileri bunu istiyor diye değil,  gerçekten kayıplar için imzalandıysa sonuç alınabilir. Hakikat için imzalandıysa süreçlere katkı sağlayabilir. Ülkelerin tutumu önemli, biliyorsunuz türlü türlü anlaşmalar imzalandı ama hakikat veya kayıplar için değil de herkes kendi çıkarı için imzalıyor.

Altı binden fazla kişinin mezarı olan Potoçar'daki anıtın geçtiğimiz günlerde 11'inci yıldönümüydü. Bu anıt, Sırp Cumhuriyeti Entitesi bölgesinde bulunduğu halde himayesi Bosna-Hersek devletinin....

Potoçari'deki anıt mezarlığı 2008 yılında devlet enstitüsü ünvanını aldı ve şu anda Bosna-Hersek devletinin parçası. Bu anıt mezarlığı devletin bir mührü gibi çünkü entiteden duyduğumuz 'olası bölünme' söylemlerini ortadan kaldırır nitelikte. Potoçari'deki anıt bir tanık. Srebrenitsa burada, bu şekilde var olduğu sürece de bu ülke bölünemeyecektir. Anıt da ülkenin bölünemeyeceğini gösteren bir temel taş. Eğer birileri 10 bin kişiyi öldürüp, en büyük savaş suçu sayılan soykırımla  Srebrenitsa'yı bu ülkeden koparıp götürebileceğini düşünüyorsa bizler, Boşnaklar buna asla izin vermeyeceğiz.

Anıt mezarlığının üstündeki tepede son bir kaç yıldır inşaatı devam eden kilise geçen ay açıldı, çevrede yeterli cemaatin olmadığı da görülüyor. Srebrenitsalı Boşnaklar, provokasyon amaçlı yapıldığını öne sürerek, inşaat sırasında çok kez eylemler düzenledilerKiliseyle ilgili sizin görüşleriniz nedir?

Belediye üç yıldır Potoçari'deki anıtın tepesinde 150 kişinin de çıkarıldığı Budak 2 toplu mezarının sadece birkaç metre ötesinde dikilen bu kötülükle mücadele etmeye çalıştı. Kilise inşaası taleplerini reddettik ancak Sırp Cumhuriyeti Entitesi Çevre ve Şehirleşme Bakanlığı bizim kararlarımızı iptal edip inşaat hakkı tanıdı. Bunlar hep bize olan yaklaşımı gösteriyor. Srebrenitsa çevresinde yakın zamanlı birkaç haç da dikildi ama bunlar dini sembol temsil etsin diye değil, sadece bölgeye geri dönmeye çalışan halkı korkutmak için yapıldı. Bu da dini kurumlardan siyasi olanlarına kadar hepsinin uyguladığı bir sistematik baskı.

Yetkileri olan Avrupa Birliği'nin Bosna-Hersek'teki temsilciliğinden bu konuda adım bekliyor musunuz?

Temsilciliğin yapabileceği şeyler var ancak görevini o kadar göreceleştirdi ki bu ülkede gerçekten bir şey yapıyorlar mı bilmiyorum. Temsilcilik Dayton Barış Anlaşmasını etkileyecek her şeyi feshedebilir. Toprağın böyle 'Sırplaştırılması' da barışı tehdit ediyor. Tüm bunlar akümüle olduğunda, bir gün bir sorun yaşanırsa herkes 'bu nasıl oldu' sorusunu sorar. Ben zamanında uyarıyorum.

Beraber yaşadığınız Sırplardan mezarlıkların olduğu bölgeye yakın kilise ve haçların dikilmesini hoş karşılamayanlar var mı ve tutumları nedir?

Yapılanları hoş karşılamayanlar var ancak  Sırplardan oluşan bu azınlık da kararları getirenlerden korktuğu için konuşamıyor. Kişisel görüşmelerimde gördüğüm tüm bu yapılanlardan iğrenen bir Sırp topluluğunun da olduğu.

Srebrenitsa'da barış içinde ortak yaşam için daha neler gerekli?

Bizim hakikate ihtiyacımız var. Gerçek barışa ve geçmişin gerçeklerinin kabul edilmesine. Ne yazık ki, bunu hala göremedik. Halk burada beraber yaşıyor ve halkların sorun olduğunu düşünmüyorum, sorun siyaset. Söylemleriyle etnik gruplar arasındaki görüş ayrılıklarını daha da derinleştirenler. Bu konuda çalışmalı ve politikalar çıkarmalıyız.

Savaştan 19 yıl sonra da yurtdışında yaşayan Srebrenitsalılardan  ev, iş imkanı ve diğer temel gereksinimlerini karşılayamacakları düşüncesiyle dönemeyenler var. Savaştan önce 36 bin nüfuslu belediyede şimdi 10 bin kişi yaşıyor. Bu durumu değiştirmek için projeleriniz var mı? 

Öldürülen insanların yanında Srebrenitsa'da nelerin yok edildiğini önce bilmek lazım. Öldürülen nesillerin yanında uzmanlar yok edildi; öğretmenler, doktorlar, mühendisler, yöneticiler öldürüldü. Büyük bir nesil kaybımız var. Maddi kayıplar konusunda ise altı bin Boşnak evin temeline kadar yıkıldığını söyleyebilirim. Yollar, altyapı harap edildi. Srebrenitsa Belediyesi hayli büyük, 527 kilometrekarelik alan üzerinde ve Srebrenitsa'ya yapılan 10-20 milyon dolarlık destek yıkılanı onarmak için yeterli değil. İnsanların yurtlarına dönebilmesi için devlet elinden evi alınan herkese ev, işini bırakmaya zorlanıp yurdundan olan herkese iş temin etmeli ancak o zaman geri dönüşlerin gerçek durumu hakkında konuşabiliriz, kim dönmek istiyor, kim istemiyor diye. Biz bin kadar evi onardık. Daha dört bin 500 başvuru bekliyor.

Yakın zamanlı bu onarımlar için Türkiye'den de destek alacağınızı duyurdunuz, bu hangi alanlarda kullanılacak?

İki buçuk ay önce Ankara Büyükşehir ve İstanbul Beykoz belediyelerinin konuğuydum ve somut adımlar üzerinde anlaştık. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden Srebrenitsa için 60 kilometre yol asfaltı sözü aldık. Bunlar savaşta zarar görmüş özellikle de halkın geri dönmeye çalıştığı köylere giden yollar.
Beykoz Belediyesi de gençlerimiz için bir spor kompleksi yapacak. Umuyorum ki işbirliğimizin sonucunu görürüz ve buradaki halkın yaşamını değiştirecek olumlu şeyleri beraber yaparız.

 

HABERE YORUM KAT