Dünyayı yönetemeyen Amerika

04.12.2010 13:59

Roni Margulies

Ne öğrendik WikiLeaks’ten?

Bilmediğimiz, “Vay canına!” dedirten ne çıktı ortaya?

Dünya hakkında neler öğrendik?

Geçen gece bir çizgi film izledim. Metropia. Yoksul, berbat, karanlık bir dünyayı birkaç şirket yönetiyor. En büyüğü, Trexx, Avrupa’nın bütün şehirlerini birbirine bağlayan bir metro inşa etmiş, insanlar adeta yeraltında yaşıyor.

Kahramanımız aykırı bir adam, işe metroyla değil, bisikletle gidip geliyor. Metro girişlerine yaklaştığı zaman kafasında bir ses duyduğunu ve hayatını bu sesin yönlendirdiğini fark ediyor. Anlıyoruz ki, Trexx metroya binen herkesin beynine nüfuz edebiliyor, herkese istediğini yaptırabiliyor, istediğini satabiliyor. Dünyayı keyfince yönetiyor.

Başta George Orwell’in 1984 romanı olmak üzere, ana fikri buna benzeyen ne çok film ve roman vardır!

“Birileri” dünyayı ve hepimizin hayatını kontrol etmektedir. Bu “birileri” kimdir, nedir, tam da bilemediğimiz için, yapacak bir şey yoktur. Derin bir çaresizlik ve karamsarlık duygusu içinde köle gibi yaşayıp gider bu film ve romanların kahramanları.

Ve bir yanıyla gerçekçi gelir hepimize bu. Çünkü hepimiz kontrol edemediğimiz, etkileyemediğimiz, kaçamadığımız bir toplumsal düzen ve ekonomik sistem içinde yaşıyoruz. Kapitalizm hayatlarımızın her ânını, her yanını yönetiyor ve her tarafta yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik yaratan bu sistem karşısında birey olarak yapabileceğimiz hiçbir şey yok.

Kendi deneyimimize denk düşer gibi göründüğü içindir ki, 1984 de, Metropia da gerçekçi geliyor bize, ilgiyle ve içimiz yanarak okuyor, izliyoruz.

Ve yine bu nedenledir ki, Türkiye’yi dışarıdan “birileri”, dış mihraklar, dış güçlerin maşası olan yerli “birileri” yönetiyor dendiğinde, pek çoğumuza makul geliyor bu düşünce.

Kim olabilir bu “birileri”?

Ya uzaylılar ya Amerika.

UFO’larında oturan yedi kafalı küçük yeşil yaratıklara inananlar az değil, ama daha yaygın kabul gören dış mihrak, Amerika.

Ulusalcılar, CHP tabanı, Cumhuriyet ve Birgün okurları dünyayı ve Türkiye’yi Amerika’nın yönettiğine inanır. Ve kendilerini solcu zannettikleri için, emperyalizmin bu olduğunu zannederler. Amerika tüm ülkeleri istediği gibi yönlendirir, her istediğini yaptırtır, dünyada olan biten her şey Amerika’nın oyunudur.

WikiLeaks’ten öğrendiğimiz birinci ders, Amerika’nın dünyayı yönetmeye çalıştığı ve yönetemediği.

Dünya kapitalizminin lokomotif gücü olarak, Amerika’nın her yere müdahale etmeye çalıştığı, her bölge hakkında planlar yaptığı, dünyayı kapitalizm için kârlı ve güvenli bir yer haline getirmek için muazzam bir ekonomik ve askerî gücü her an seferber ettiği açık.

Evet, Amerika dünyayı yönetmeye çalışıyor, ama evdeki hesabın çarşıya hiçbir zaman uymadığı WikiLeaks’in tüm kriptolarından sırıtıyor.

İslamabad elçisi Anne Patterson, örneğin, yırtınıyor: “Yaptığımız her şey ters tepiyor, Pakistan devletinin istikrarını tehlikeye atıyor, hem sivil hükümeti hem askerî liderleri kendimize yabancılaştırıyoruz. Hedeflerimize ulaşmıyoruz.” Ne dinleyen var, ne anlayan! Ne Pakistan’da hedeflerine ulaşabiliyor Amerika, ne Afganistan’da.

Ulusalcılar, CHP tabanı, Cumhuriyet ve Birgün okurları Amerika’nın Türkiye’yi yerli işbirlikçiler ve hainler yoluyla yönettiğine inanır.

Bu işbirlikçi hainlerin başında AKP gelir. Hemen ardından Türkiye’yi bölmeye çalışan ve hainlik ölçeğinde AKP’nin azıcık gerisinde kalan Kürt hareketi gelir.

WikiLeaks’ten öğrendiğimiz ikinci ders, ulusalcılar, CHP tabanı, Cumhuriyet ve Birgün okurlarının zannettiğinin tam aksine, Amerika’nın AKP’den şikâyetçi olduğu, hükümete her istediğini istediği gibi dayatamamaktan yakındığı, Erdoğan ve Davutoğlu’nun Türkiye’yi bölgesel bir güç haline getirme çabalarından Amerika’nın tedirgin olduğu.

Yani AKP hükümeti Amerika’dan bağımsız davranıyor, Amerika bundan memnun değil, MOSSAD hiç memnun değil, ama yapabilecekleri hiçbir halt yok.

Niye yer yer bağımsız davranıyor AKP? Türkiye egemen sınıfının çıkarlarını hem genel hem bölgesel düzeyde korumak ve geliştirmek için.

Demek ki, ne öğrenmişiz WikiLeaks’ten?

Bir. Emperyalizm her şeye kadir değildir.

İki. AKP Amerika’nın değil, Türkiye egemen sınıfının maşasıdır.

Üç. Anti-emperyalist olmak, ulusalcı olmaktan değil, anti-kapitalist olmaktan geçer.

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim