Dünkü “blok oy”un sebebi neydi?

30.04.2012 03:25

Ali İhsan Karahasanoğlu

Kendi düşüncelerimizi test etmek için, ara sıra muhalifleri okumak lazım.

Dün de bu amaçla, artık pek itibar edilmeyen Cumhuriyet’e şöyle bakayım dedim. İstanbul Barosu Genel Sekreteri’nin bir röportajı vardı.

“Bakalım bizim darbeci baronun sekreteri neler anlatmış” diye merak edip okudum. Vaktimi ziyan etmişim. Sizin de vaktinizi ziyan edeyim. Ama ziyan olan vaktinizden, kendinize bir özgüven çıksın.. 12 Eylül referandumuna hayır oyu verilmesini isteyenlerin, başörtü yasakçılarının, İmam Hatip karşıtlarının ne kadar kof olduklarını siz de görün, durduğumuz yerin haklılığına bir defa daha kanaat getirin.

Ne diyor Özbek amca? Şunları diyor: “Yargıtay’a yeni atanan üyeler niçin 160 kişilik blok oy kullanıyor? Bunlar aşiret, klan, akraba değil. Ama yeni atanan 160 yargı mensubu aynı doğrultuda oy kullanıyor.”

Bu itirazı yapan zata sorsam, “Siz İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nda; bir aşiret, bir klanın üyeleri misiniz? Siz, yönetim kurulu üyeleri akraba mısınız? Ki; kararlarınızın çoğunda, aynı yönde oy kullanıyorsunuz? Niye kararlarınızın çoğu oybirliği ile çıkıyor?”

Demek ki, itiraz ederken biraz düşünmek gerekir..

Her “blok oy”a itiraz etmemek gerekir..

İtirazın altyapısını hazırlamak gerekir..

Öyle ya..

“Blok oy kullanmak” temelden sakat bir uygulama ise.. İstanbul Barosu’ndaki de, sakat bir uygulama olmaz mı?

Özbek amca biraz düşünse, “blok oy”a değil, “seçilenlerin; hep aynı aile, aynı şehir, aynı klan, aynı mezhepten olması”na karşı çıkılması gerektiğini görecek..

Ama düşünmüyor. Sallıyor: “Niye blok oy çıkıyor?”

Kendi yönetim kurulunda da “blok oy kullanıldığı”nı unutarak.

Özbek amcaya, sorusunu cevaplama sadedinde, biz de değişik bir soru yöneltelim: “Eski Yargıtay üyeleri, aşiret, klan, akraba mıydı ki, onlar da hep aynı şekilde oy kullanıyorlardı? Hâlâ da, aynı yönde oy kullanıyorlar?”

Öyle ya.. 160 kişiyi blok sayıyorsanız. Onun karşısındaki, özellikle 1992-1995 Alevi yapılanması ile oluşan HSYK’nın atadığı Yargıtay üyelerinin her seçimde kullandığı “blok oy”un hesabını vermeniz gerekir.

Evet, buyur cevap ver Özbek amca: “Seyfi dede yapılanmasının seçtiği Yargıtay üyeleri, niye blok oy kullanıyorlardı? Hâlâ da, niçin aynı şekilde blok oy kullanıyorlar?”

Bu soruya, boşta bulunup şu cevabı verebilirler: “Evet, onlar bir mezhebin üyeleri.. Onun için blok oy kullanıyorlar!”

Hah işte.. Biz de onu diyoruz ya..

Eski dönemde, hep belli bir mezhepten adamlar Yargıtay’a seçildikleri için, 12 Eylül referandumu ile HSYK’nın yapısı değiştirildi.. Siz ise, bugünkü “blok oy” kullanımından hareket ederek, dünkü yapıyı savunuyorsunuz. Eğer tek sorun blok oy kullanma ise, ona cevabımız var. Ama tek sorununuz “blok oy” olamaz. Çünkü blok oy, dün de vardı..

Üstelik dünkü “blok oy”un sebebi, tam da itirazınızda dillendirdiğiniz gibi, “belli bir birliktelik”ten kaynaklanıyordu..

Ne yani, “belli bir birliktelik”ten kaynaklanırsa, blok oy kullanma meşru mu olacak?

Söyleyin söyleyin. Utanmayın..

“Merdi Kıpti, sirkatin söyler, şecaat arzederken..” diye bir sözümüz var.. Tam da ona uygun bir cevap olur.. Söyleyin, çekinmeyin..

Israr edecek Özbek amca: “Dünü boşver. Bugünkü blok oyu mu savunuyorsun sen?”

Cevap verelim..

“Blok oy”; tek başına kusurlu bir hareket değildir.

Yanlış yönde “blok oy” var ise.. Yanlış olan budur..

Yoksa, doğru yöndeki “blok oy”; olsa olsa, oy kullananların istisnasız olarak, ne kadar isabetli karar verebildiklerini gösterir..

Denilebilir ki, “Yargıtay Başkanı seçilecek.Bunda doğru ile yanlış, öyle çok net belirgin değil ki!”

İşte orada, “blok oy” kullananların, “klan, akraba, mezhep birliktelikleri”ne bakmak lazım..

Dün bunlardan, “mezhep birlikteliği” sebebi ile blok oy kullanılıyordu..

Bugün böyle bir birliktelik olmadığını, Özbek amca da kabul ediyor.

Onun için de soruyor zaten, “Niçin blok oy kullanılıyor” diye..

Oysa sormakla yetinmemeli idi..

Bizim gibi, tek tek somut verileri çıkartmalı idi.

Biz çıkartmıştık, “HSYK’daki 9 kişiden, ikisi Çorumlu, ikisi Malatyalı, ikisi Sivaslı!..”

Siz de çıkartıverin, “benzer bir birlikteliği” ki, itirazınızı anlayalım.

Bulabileceğiniz bir somut veri olmamasına rağmen, siz bu yönde çabalarken, ben size somut bir bilgi daha vereyim: “160 kişinin içinde, YARSAV üyeleri bile var!”

Haydi buyrun, itirazınızda haklı olduğunuzu söylemeye devam edin.

Utanmanız yok ise..

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim