1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Duble Yolların Varlığı, İbrahimlerin Eksikliği!..
Duble Yolların Varlığı, İbrahimlerin Eksikliği!..

Duble Yolların Varlığı, İbrahimlerin Eksikliği!..

AK Parti deneyimi, kendini İslami kimlikle ifade eden elbise ve gömleklerden soyunmuş ve İslam’a aidiyeti dar ilmihal düzeyine indirgemiş; ama sistemin Kemalist totaliter gücünü zayıflatırken halk için de TC tarihinin en yaygın hizmetlerini üretmiş bir te

A+A-

Duble Yolların Varlığı, İbrahimlerin Eksikliği!.. / Hamza TÜRKMEN

"Demokrasi", yönetimle ilgili toplumsal tercih ve eğilimleri kutsama iddiasında olan Batılı paradigmaya ait sistem içi araçsal bir statüdür. Ve yine bu paradigma tarafından kuşatıldığımız yerel ve küresel egemen sistemin işleyişi ile ilgili kontrol altındaki hukuk ve özgürlük alanını ifade etmektedir. Bu alan Müslümanlar açısından son 12 Eylül ve 12 Haziran seçimlerinde de görüldüğü gibi tamamen içselleştirilen veya reddedilen ya da  fıkıh usulü açısından "kötü" veya "daha az kötü" bağlamındaki tercihler açısından tartışılan bir konu olarak ele alınmaktadır.

Hâkim sistemin faşist ve totaliter eğilimi karşısında daha az kötü olan statünün Yusuf Peygamber (a) örneğinde olduğu gibi ilkeli olarak kullanıp kullanılamayacağı konusu, fıkhi tartışma ve müzakerelere gündem olmuştur. Ancak cahili sistemin araçlarının ve bazı alanlarının kullanılıp kullanılmayacağı konusunun müzakeresi için ciddi bir yeterlilik düzeyi gerekmektedir. Bunun için de ciddi bir tarih, toplum ve sistem analizi ve İslam'ı anlamada usuli tutarlılık kadar, mü'minler arasında istişare ve tavsiyeleşme şartlarına elverecek bir üslup ve âdap birikimi söz konusu olmalıdır.

Müzakere veya istişareye yeterlilik şartları açısından konuya yaklaştığımızda, sistemi ve sistem içi araçların kullanıp kullanılmayacağını tartışmak ikincil, bu tartışma için sahip olunması gereken vahyi ölçüler ve hikmet ise asli-birincil konumdadır.

İslam'ın evrensel-muhkem değerleri açısından birincil olanı elde edemeyenlerin veya İslami şahsiyet ve istişare ehliyeti konusunda yeterli olamayanların ikincil konuları tartışırken zaaflardan kurtulamadıklarını hep birlikte müşahede etmekteyiz. Birincil olanı elde edemeyenlerin, ikincil konuları nasıl da "asıl" haline getirdiklerini, acelecilikleriyle karşılıklı olarak nasıl da dedikudu, husumet ve tefrikacılık ürettiklerini gözlemliyoruz. Hayat yolu ve algımızda asıl-birincil olanın bilgi ve hikmetine ve bu kazanımların tevazu ve dirayetine ulaşamayanların, uzlaşmacılık ve savrulma ile tekfircilik ve tıkanma süreçlerine kaydıklarını, Kur'an ayetlerini yorumlarken bile bağlamlarından kopartarak ifrat ve tefrit kutuplarını güçlendirdiklerini izlemekteyiz.

Yazının Devamı…

HABERE YORUM KAT