DTP'nin kapatılması: AKP'yi bitirme planının bir adımı

14.12.2009 22:34

Yasin Aktay

Salt hukuki açıdan değerlendirildiğinde, DTP'nin bir terör örgütü olarak PKK ile olan apaçık ilişkisinden dolayı kapatma kararı verme konusunda AYM'nin hiçbir zorluk çekmemiş olduğunu söylemek yanlış olmaz. Hatta cümle âlemin bildiği ve giderek fiili bir durum olarak kanıksanmış olan bu duruma el attığında Mahkemenin kapatma kararı vermemek için pozitif hukukun mantığını çok zorlaması gerekecekti.

Mahkeme bu konuda bir zorlamaya gitmedi. Bir seferliğine de olsa siyasi karar almasını bekleyenleri yine hayal kırıklığına uğratarak bu kez kolay olanı yaptı ve kapatma kararını, üstelik oy birliğiyle verdi.

Ancak siyasi yasak kapsamına aldığı isimlerin seçimi konusunda aynı kolaylığı hissetmemiş olduğu da çok açık görülüyor. Sadece bu tercihler bile AYM'nin başta Kürt siyaseti üzerine genelde de Türkiye siyaseti üzerinde çok özel beklentileri ifade etmiş olduğunu gösteriyor. Şimdi herkesin haklı olarak cevabını arayacağı soru şudur: Ahmet Türk gibi, Orhan Miroğlu veya Aysel Tuğluk gibi DTP'nin temsil ettiği siyasal gelenek içinde gerçekten siyasete niyetli olanları yasaklayıp siyasete hiçbir şekilde niyeti olmayan, eli sokakta gözü dağda şahinleri serbest bırakmakla nasıl bir irade sergilenmiş oluyor?

Başkan Haşim Kılıç bu yöndeki eleştirileri şiddetle reddetse de, AYM'nin konuyu ele alma zamanlaması tartışma konusu olmaktan kurtulamayacaktır. Açılım rüzgârının herkesi bir şekilde etkisi altına aldığı bir ortamda arka arkaya Öcalan'ın cezaevi koşulları dolayısıyla başlayan sokak gösterileri, Reşadiye saldırısını PKK'nın üstlenmesi ve AYM'ndeki davanın gündeme alınıp kapatma ile sonuçlanması… Tek tek hiç birine anlam verilemeyen bütün bu gelişmeler ancak bir arada düşünüldüğünde tutarlı bir resim çıkabiliyor. O resim de açılıma soyunan AK Parti'yi bu açılımın akıntısına kaptırıp gönderme planını içeriyor…

Kapatılan partinin yasaklı listesine alınan vekil sayısının grup kurma yeter sayısından bir düşürülecek şekilde kritik bir noktada tutulması, kim ne derse desin hiçbir anlamı olmayan bir tercih gibi görünmüyor. DTP'nin kapatılmasının içerdiği bomba tesirinin asıl AK Parti'nin takınmak zorunda kalacağı şu veya bu tutuma terk edildiği anlamına geliyor bu tercih. Ancak bu bomba tesirinin görünmesi, DTP milletvekillerinin daha önce vaat ettikleri gibi istifa etmelerine bağlıdır. Açıkçası AK Partiyi bitirme yönünde kapsamlı bir plan var ve bu planda DTP'ye düşen rol vekillerin istifa etmesiyle tamamlanmış olacak.

Bu istifaların veya Meclis çalışmalarından çekilerek mustafi sayılmanın kabul edilmesi TBMM'nin onayına yani AK Parti'nin oylarına bağlıdır. AK Parti bu istifaları onaylarsa arkasından kalkacak olan dokunulmazlıklar ve bunun neticesinde yaşanacak olan muhtemel bütün tutuklama görüntülerinin sorumlusu görülecek Güneydoğu'da böylece açılımın önemli bir hedef kitlesiyle duygusal bir kopukluk veya kırıklık yaşayacaktır. Kabul etmezse bu sefer Orta ve Batı Anadolu'da aleyhine estirilecek milliyetçi fırtınanın ortasında kalacaktır. Her halükarda kapatma olayı AK Parti'nin eline pimi çekilmiş bir bombayı koymuş bulunuyor. Kuşkusuz bu planın nihai amacı hem bir macera olarak görülen açılım politikasını sonlandırmak hem de AK Parti'yi bitirmek.

Son birkaç hafta içinde sergilediği tutumla partinin kapanması karşısında hiçbir psikolojik barikat hazırlamaya çalışmayarak, aksine kapatmayı alabildiğine kolaylaştırarak plana destek olduysa da, hâlihazırda bu planın işlemesini engellemek yine de bir miktar DTP'lilerin elindedir. Bu plan içinde şu ana kadar oynadıkları rolü oynamaktan geri durmaları DTP'lilerin siyaset yapmaya ne kadar istekli olduğunu gösterme konusunda yeni bir fırsat da ortaya çıkarıyor. Doğrusu kendi isteğiyle bu noktaya gelen DTP'nin bu saatten sonra bunu bir fırsat olarak görmesini beklemek de makul değil. Meclis'ten çekilme kararını şimdiden açıklamış olan DTP, aksine şimdilik bu plan doğrultusunda tutarlı hareket etmeyi seçmiş bulunuyor.

Tabii ki bu planı boşa çıkarmak hususunda AK Parti'nin eli de boş değil. Demokratik açılım yolunda giriştiği siyasette sebat ederek bu oyunu boşa çıkarması yine de imkânsız değil ama kuşkusuz işi düne nazaran daha bir zorlaşmıştır.

Son bir not: Kapatma davası bölgede epeyce güç ve destek kaybına uğramış görünen PKK'nın bölgesel veya toplumsal önderlik konumunun daha da pekişmesine yaramış olacaktır. Açıkçası Kürt siyaseti üzerinde alternatif başka siyasi temsil mekanizmalarının gelişmesinin bundan daha etkili bir engellenmesi olamazdı. Epey garip gelecek bir etki yoluyla, kapatma kararı DTP'nin temsil gücünü yeniden restore etmiş görünüyor. DTP içinde güvercinlerin yasaklanması ise Kürtleri sadece DTP'lilerin, bunlar arasında da sadece en şahin olanların temsil edebileceği mahkeme kararıyla buyrulmuş oluyor.

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim