DTP'nin kapatılması AKP'nin de geleceğini etkileyecek

21.12.2009 19:53

Muhammed Nureddin

DTP'nin kapatılması Kürt sorununun yanı sıra AKP'nin geleceğini de etkileyecek. Ülkenin 'yerleşik yapı'sı değişime karşı koyuyor. AKP'nin modern ve demokratik bir Türkiye inşa etmek için stratejisini gözden geçirmesi gerekiyor.

DTP’nin kapatılması ve 37 parti üyesine siyaset yasağı getirilmesinin etkileri sadece Türkiye’deki Kürt sorunuyla sınırlı değil. Anayasa Mahkemesi, Kürtlerin kendilerine ait bir kültürü ve özellikleri olan bir grup olarak tanınması yönündeki taleplerine karşılık verilmesi için çalışan bir partiyi hedef aldı. Ancak kapatma kararının etkileri Kürt meselesini aşarak, seçim yoluyla devrilmesi hâlâ zor olan AKP’nin varlığına ve geleceğine de uzanıyor.

Kürt partisinin kapatılmasının ardından, Türkiye devleti veya en azından PKK’nın terörist olarak görülmesinin gölgesinde AKP hükümeti açısından Kürt muhatap kalmadı. Türkiye’nin iç şartları, toplumsal ve siyasi gerginlik yaratan diğer konulara kıyasla Kürt sorunu üzerinden daha kolay geriliyor. Zira parti kapatmak Kürt tabanı hayal kırıklığına uğratarak gerilim yaratıyor; bu taban yıllardır mahrumiyete, ihmale ve inkâra maruz kalıyor.

AKP’yse içeride reformu, dışarıda da açılım sürecini durdurmaya çalışan, farklı güçlerin ve yöntemlerin kullanıldığı çok yönlü bir kampanyayla mücadele ediyor. Anayasa Mahkemesi derin devletteki aşırı laik kalelerden biri. Bu mahkeme bağımsızlıktan, eski cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminden miras kalan yapıdan besleniyor. Türkiye’de geçmişte değişim güçlerini ortadan kaldırmak için askeri darbelere başvurulurken, bunun darbeyle gerçekleşemediği zamanlarda Anayasa Mahkemesi destekleyici bir kol oldu. Ordu siyasi nüfuzunu kaybetmiş değil; bu rolünü anayasal maddelerle koruyor. Komutanlar gerekirse bu yasaları uygulayacaklarına dair tehditlerde bulunuyor. Ancak her şeyin medyada ortaya dökülmesinin ve AKP’nin halk desteğinin gölgesinde askerin zorlukla karşılaşmadan darbe düzenlemesi pek kolay değil.

Ergenekon örgütünün ortaya çıkması, önde gelen çok sayıda eski generalin ve bazı muvazzaf subayların davaya adının karışması askerin nüfuzuna güçlü bir darbe vurdu. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ sürekli olarak ordunun saygınlığına ve insanların askere duyduğu güvene zarar verme amaçlı gizli bir plandan söz ediyor.

AKP’yi devirme planının da parçası olabilir

Diğer yandan başka partiler AKP iktidarının sarsılma ihtimalini düşük görüyor. Bu nedenle hükümete sert saldırılarda bulunuyorlar. Onlara  göre, ülkeye istikrar getirse bile AKP’nin her girişimine karşı çıkmaktan daha iyisi yok. Zira Kürtlere ve Alevilere açılım planlarına karşı çıktılar, Türkiye’ye büyük kazanımlar sağlamasına rağmen Ermenilerle anlaşmayı reddettiler.

DTP’nin yasaklanmasının etkileri çığ gibi büyüyecek. Bu durum AKP’nin büyük ölçüde başarılı olan AKP deneyimini vuruyor. Sorumluluk da tamamen AKP’nin omuzlarında. Parti karşılaştığı engellerin büyüklüğünün kesinlikle farkında. Fakat bu süren engelleri aşması, modern ve demokratik bir Türkiye’yi yerleştirmek için kendi stratejisini tamamen gözden geçirmesi gerekiyor. Türkiye’de yaşanan siyasi ve toplumsal karışıklık basit bir olay değil. Bunlar belki de AKP’yi devirmeyi hedefleyen büyük bir planın giriş kapısı olabilir. Dolayısıyla, Türkiye’nin ve bölgenin bu eşsiz ve seçkin deneyimi kaybetmemesi için bu sorunlara ve tehlikelere dikkat çekmek önemli. (Birleşik Arap Emirlikleri gazetesi Haliç, 19 Aralık 2009)

RADİKAL

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim