1. YAZARLAR

  2. Özlem Zengin

  3. “Dostlar Mahkemede Görsün”
Özlem Zengin

Özlem Zengin

Yazarın Tüm Yazıları >

“Dostlar Mahkemede Görsün”

A+A-

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM), üç generalin açığa alınmasıyla ilgili davada yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Bu kararın kamuoyunda olumlu karşılandığını, AYİM’e kısa bir süre önce yöneltilen eleştirilerin adeta unutulduğunu söyleyebiliriz.

AYİM kararı beklentilere uymayınca eleştirmek, beklentilere cevap verince memnun olmak doğru mudur? AYİM’e yöneltilen eleştirilerin hangi noktaya dayandığını sormak gerek; kararlarını mı, mahkemenin ortaya çıkış sebeplerini ve yapısını mı eleştiriyoruz?

Kararlarına bakacak olursak, AYİM’in olumlu sayılabilecek, hukuk kurallarına uygun, hukukun üstünlüğünü esas aldığını düşündürtecek pek çok karar bulabiliriz. Hatta sivil idare mahkemesi olan Danıştay’la karşılaştırıldığında, birçok noktada AYİM’in daha fazla hukuka uygun hareket ettiği bile söylenebilir. AYİM’in eleştirdiğimiz kararları, AYİM olmasa ve Danıştay’da görülse, daha da kötü sonuçlar ortaya çıkabilir.

Ancak kararları temel alan yaklaşım, münferit ve olağan davalar bakımından bazen olumlama sonucunu ortaya çıkarsa da, bu durum hukuk sisteminin bütünlüğü bakımından AYİM’in çok sorunlu bir alan oluşturduğu gerçeğini değiştirmez.

AYİM 1971’de kurulmuştur. Kuruluş gerekçesinde, askerlik hizmetinin kendine mahsus şartları ve özellikleri dikkate alınarak, sivil mahkemelerin davalara bakmasındaki sakıncalar dile getirilmektedir. Özellikle, 1971 öncesi Danıştay’ın generalliğe terfilerle ilgili vermiş olduğu kararların askeri otoritede ciddi rahatsızlıklar doğurduğu bilinmektedir.

Generalliğe terfi ettirilmeyen albaylar Danıştay’da dava açmakta, bir kısmı bu davaları kazanmakta, sonra da terfi ettirilmektedir. “Danıştay Paşası” tabiri dönemin bu tartışmalarından doğmuştur.

Danıştay’ın albayların terfileriyle ilgili kararlarında şu husus görülmektedir. Teğmenlikten albaylığa kadar bütün rütbelere yüksek derecede olumlu sicil notlarıyla terfi eden bazı kişiler, albaylıktan generalliğe terfi ettirilmeyip emekli edilmektedir. Öbür yandan, albaylığa kadar sicilleri bazen olumlu olmayan, en azından emekli edilenlerle kıyaslandığında daha düşük sicil notlarına sahip bulunan bazı albaylar ise general yapılmaktadır. Danıştay, sadece hukuk kurallarını uygulamakta, sicil notlarına ve terfi ile ilgili esaslara bakarak karar vermektedir. Terfii hak edenlerin emeklilik kararlarını iptal etmektedir. Danıştay kararı ile general olanlardan duyulan rahatsızlık sebebiyle “Danıştay Paşası” askeri otoritelerin tanımlamasıdır.

Askeri otoriteler Danıştay’ın bu kararlarından duydukları rahatsızlıkları ortaya koyunca, Genelkurmay’da hazırlanan ve o dönemde başbakanlıkça TBMM’ye gönderilen bir anayasa değişikliği ile AYİM’in kurulması istenmiştir.

AYİM adaleti sağlamak, hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmek için değil, askeri otoritelerin karar ve işlemlerinin “asker adaleti” içinde çözülmesini sağlamak için kurulmuştur. Sorunlu nokta işte bu bakıştadır.

Nitekim AYİM benzeri bir mahkeme, yani, sadece idarenin bir parçası olan askeri bürokrasinin işlemlerine bakan bir mahkeme, dünyada yoktur. Böyle bir kurumun “mahkeme” olduğu bile tartışılabilir. AYİM’de görev yapan değerli hukukçular, yargıçlar olabilir. Tartışmada bu husus talidir; önemli olan, mahkemenin ve hâkimlerin bağımsızlığı meselesidir. AYİM’de hukukçu kökenli olmayan, subay üyeler de bulunmaktadır. Bunlar bir yana, hukukçu kökenli hâkimlerin bile bağımsızlığının bulunduğunu söylemek güçtür. Hiyerarşinin bütün katılığı ile hüküm sürdüğü bir kurumda, rütbelerin “hâkimlik” sıfatına ağır bastığı çokça görülmüştür. Özellikle kritik davalarda, AYİM’in Genelkurmay görüşünün dışına çıkacağını söylemek çok zordur.

Sayın Başbakan’ın “gerekirse kanunu değiştiririz” dediği, AYİM’in kaldırılmasının tartışıldığı bir ortamda, açığa almalarla ilgili yürütmenin durdurulması kararı verilmemesi tamamen konjonktüreldir.

Her şey bir yana, mahkeme hukuku uygulamak, adalet dağıtmak için kurulur ve çalışır. “Dostlar mahkemede görsün” anlayışıyla mahkeme kurulmaz, çalışmaz. AYİM’in sorunlu tarafı, kararları değil kuruluş ve varlık amacı ile yapısı ve işleyişindedir.

YENİ AKİT

YAZIYA YORUM KAT