1. YAZARLAR

  2. Dr. Sivilay Genç (Abla)

  3. Dört duvar arasında anadil için geri sayım
Dr. Sivilay Genç (Abla)

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Yazarın Tüm Yazıları >

Dört duvar arasında anadil için geri sayım

A+A-

Soru: Sevgili Sivilay Abla, Kürtlerin talepleri her geçen gün artıyor. Şimdi de okullarda anadillerini öğrenmek istiyorlar. Bu gidişat beni korkutuyor. İstekler gittikçe artıyor. Bu gidiş nereye varacak? (Fehmi Göktürk)


Cevap:
Sevgili Fehmi, geciken çözüm çözüm değildir. Dünya değişiyor. İhtiyaçlar, talepler de değişiyor. Bugün, ağzımdan yel alsın sözün gelişi, Demirel yeniden ortaya çıksa “herkese aş herkese iş” dese oy alabilir mi? Alamaz! “Nasıl iş”, “Nasıl aş” diye sorar insanlar.

Buradan senin aracılığınla sevgili devletimize sesleniyorum: Anadilde eğitim hakkını vermek için elini çabuk tut, yoksa bir anlamı kalmayacak. Dört duvar arasında eğitimin beş, bilemedin on yıllık ömrü kaldı. Yakın zamanda; Şırnak’tan bir öğrenci Amsterdam merkezli ilkokula kayıt yaptıracak ve internetten eğitimine devam edecek. Bu eğitimin dili ister Kürtçe, ister Flemenkçe, isterse İngilizce olacak. Bu okuldan aldığı diploma ile bir online liseye kayıt yaptırabilecek. Dünyanın her yerinde geçerli lise diplomasıyla da istediği üniversiteye başvuru yapabilecek. O zaman “gel sana haftada on iki saat Kürtçe dersi vereyim” demen para etmeyecek. “Senin kırık dökük Milli Eğitim okulunda; Türklerin Orta Asya’dan geldiğini, Atatürk’ün zorla mahalle mektebine gönderilip boş zamanlarında da kargaları kovaladığını öğrenmek hiç ilgimi çekmiyor” cevabını alacaksın.

Bugün bu talepleri karşılamazsan o gün, birarada yaşamaya ikna etmek için ödeyeceğin “fatura” daha büyük olacak.


Eğitim seviyesi arttıkça


Soru:
Sevgili Sivilay Abla, seçmenlerin eğitim düzeyi yükseldikçe referandumda “Hayır” oyu kullanma oranının arttığı söyleniyor. Ben üniversite mezunuyum, on altı yıl boyunca bu ülkenin okullarında eğitim gördüm. Sonra gittim “Evet” oyu verdim. Demek ki her ne öğretilmişse o okullarda, ben öğrenememişim. Bütün hocalarımı arayıp özür dilemeyi düşünüyorum. Ne dersiniz? Saygılarımla, (Özden İçli) 


Cevap:
Sevgili Özden, Türkiye’de okul kalıcı hasarlar bırakır. Ne kadar çok okul o kadar çok hasar demektir. Mucize eseri karşına sıradışı bir öğretmen çıkmışsa, hayatını değiştirecek bir kitap okumuşsan ya da aykırı bir anne-babaya sahipsen belki biraz olsun yaralarını sarabilirsin.

Öte taraftan zaten seçimler de bilgi testi değildir. Oy verirken bilmen gereken tek şey kendin, ne istediğin, ihtiyaçlarının ne olduğudur.

Örneğin bir partinin, seçim beyannamesinde, doktorların devlet hastanelerinde tam gün çalışmasını zorunlu kılan bir kanun değişikliği vaat ettiğini okudun. Bu vaadi anlamak için tıp konusunda ya da hastane yönetimi konusunda uzman olmak gerekmiyor. Hayatında bir kere hasta olup devlet hastanesine düşmüş olman yeterli. Hayatı hastanelerde geçmiş ilkokul mezunu bir ev hanımı söz konusu olan kanun maddesini değerlendirmede, devlet hastanesinin yolunu bilmeyen bir hukuk profesöründen daha yetkin ve bilgilidir.


‘Batı çalışıyor, doğu yiyor’


Soru:
Sevgili Sivilay Abla, bir süredir Türkiye’nin bölünmüş haritaları havada uçuşuyor. “Hayır” oyu veren, CHP’yi destekleyen sahil kesimin zengin ve eğitimli olduğundan dem vuruluyor. “Batı çalışıyor, doğu yiyor” diyen köşe yazılarını okudukça, doğuda yaşayan bir vatandaş olarak kendimi asalak gibi hissettim. Yardımınızı rica ederim. (Abdurrahim Kalın)


Cevap:
Sevgili Abdürrahim, Hürriyet, Habertürk yerine Das Kapital okursan, batının sömürdüğünü, doğunun sömürüldüğünü anlarsın. Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait objektif kitaplar okursan da başta hepimizin fakir olduğunu, parayı devletin dağıttığını öğrenirsin. Bu durumda batı, devletten aldığı güçle doğuyu sömürmüş oluyor. Payını istemek senin en tabii hakkın.

TARAF

YAZIYA YORUM KAT