1. HABERLER

  2. HABER

  3. Doğru Haber Gazetesinden Açıklama...
Doğru Haber Gazetesinden Açıklama...

Doğru Haber Gazetesinden Açıklama...

Dün Doğru Haber gazetesine düzenlenen baskın, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Göktaş’ın ve birçok kişinin gözaltına alınması üzerine bir açıklama yaptı.

A+A-

Doğru Haber Gazetesi'nin kamuoyu açıklaması

Bilindiği üzere CMK'nın ilgili maddelerinin 31 Aralık 2010 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesiyle beraber tutukluluk sürecinde on yılını geçiren tüm sanıklar tahliye edildiği gibi, Hizbullah sanıkları da tahliye edilmişti.

Bine yakın kişi arasında tahliye olan Hizbullah sanıklarının sayısı yaklaşık yirmi kişi civarında iken dokuz yüz küsur sanığı görmezden gelen derin yapı, Ergenekon, CHP, İmralı ve bilumum karanlık odakların tümü ortalığı velveleye vererek hükümet üzerinde bir baskı oluşturmuştur.

Sürekli sivilleşme, insan hakları, temel özgürlüklerden dem vuran ve bu olgular üzerinden milletin teveccühüne mazhar olan Ak Parti hükümeti ise, derin yapının uyguladığı sun'i ve sanal baskılara karşı hukuki ölçülere riayet ederek uygulanan komplolara karşı çıkmak yerine maalesef daha kolaycı yol ve yordam arayışına sürüklenmiştir. Karanlık ve derin yapı nezdinde kendini temize çıkarma ve bir ölçüde teveccühlerine mazhar olma adına savunduğu tüm ilkeleri ayaklar altına almak pahasına polis terörünün en sıradan örnekliğini sergileyerek ülke çapında dindar insanlara karşı bir cadı avı başlatmış bulunmaktadır.

Son iki hafta içerisinde Gaziantep, Adana, Mersin, Osmaniye olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanında İslami hassasiyetleriyle bilinen Sivil Toplum Kuruluşları'na karşı düzenlenen seri operasyonlarla gruplar halinde dindar insan, terörist edasıyla derdest edilerek gözaltı merkezlerine götürülmüştür.

Başta CHP ve İmralı olmak üzere bilumum karanlık yapılar nezdinde fazla aklanmamış olduğuna inanacak ki hızını alamayan hükümetin veya hükümete bağlı ilgili birimlerin operasyon silsilesi olanca hızıyla sürmekte, bu durum, önümüzdeki günlerde operasyon dalgasının başka il ve bölgelere de sıçrayacağını göstermektedir.

Operasyonlar silsilesi kapsamında yine Hizbullah bahanesiyle İstanbul'a da sarkan baskın ve gözaltı furyası sonucu on civarında İslami hassasiyetli STK ile eş zamanlı olarak İstanbul Esenler'deki  gazetemiz Doğruhaber şube binası da basılarak terör yuvası muamelesine tabi tutulmuştur.

Bugün PKK'nin elindeki silahları bıraktırmak için doğrudan hükümete bağlı istihbarat birimleri İmralı'da Öcalan'la görüşürken, şiddetin her türünü reddeden İslami hassasiyete sahip dernek ve hayır kurumlarının basılarak darmadağın edilmesi, toplumun terörize edilmek istendiğinin en bariz örneğidir. Aynı zamanda hükümetin "sivilleşme" söylemindeki inandırıcılığını tümüyle ortadan kaldıran çifte standardın en somut göstergesidir.

Bunun yanında haber yapmak ve toplumu İslami bir perspektifle doğru bilgilendirmekten başka hiçbir amacı olmayan gazetemiz, Emniyet'e bağlı terör timleri tarafından şafak vaktinde abartılı, onur kırıcı yöntemlerle basılmış, gazete binamız arama bahanesiyle tam 13 saat boyunca polis tarafından işgal altında tutulmuştur. Kapıları zorlayarak içeri giren polisin abartılı baskın yöntemine anlam veremeyen çevre sakinleri, telefonlarına sarılarak polis merkezlerini aramış ve "Yakınımızdaki gazete binasına teröristler baskın düzenledi müdahale edin" diye şikayetlerde bulunmak durumunda bırakılmışlardır.

Gazetemiz yazarlarından Fikret GÜLTEKİN, Mehmet Ali GÖNÜL ve Sait ŞAHİN yine şafak sökmeden evlerine baskın düzenlenerek gözaltına alınmışlardır. Geçen hafta gazetemiz yazarlarından Mehmet EŞİN de uydurma gerekçelerle tutuklanmışken bir de gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Mehmed GÖKTAŞ Hocamız Kayseri'deki evinden alınarak apar topar İstanbul Emniyetine getirilmiştir.

Bir basın kuruluşuna asla reva görülemeyecek böyle bir tavır, maalesef özgürlük söylemlerini sakız gibi çiğneyen Ak Parti hükümeti zamanında yapılmış, hatta siyasi iradenin bizzat telkin ve teşviki ile mümkün olmuştur.

Henüz iş işten geçmemişken hükümeti insani değerler ve evrensel özgürlük kriterleri adına bir kez daha uyararak şunu diyoruz: "Girdiğiniz yol, yol değildir. Bırakın gazetemizi ve hayır kurumlarını sindirmeyi, Kabe'yi bile top ateşine tutarsanız yine de statükoyu ve bilumum derin yapıyı asla memnun edemeyeceksiniz. Bizi yem olarak kullansanız da sözkonusu kesimlerin rızasına asla nail olamayacaksınız."

Eğer bu baskılarla sesimizi kesmeyi düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Allah'ın takdir ettiğinin dışında hiç kimse başka kimseye ne bir zarar ne de bir yarar dokunduramayacağını bir kez daha hatırlatırız.

Dolayısıyla yapılan tüm baskın ve sindirme girişimlerini lanetliyor, haksız bir şekilde derdest edilerek gözaltı merkezlerine götürülen "örgüt üyeliği" suçlamasına maruz bırakılan gazetemiz yönetici ve çalışanlarının derhal serbest bırakılmasını bekliyoruz.

Gerek basın ve ifade özgürlüğü, gerekse sivilleşmeyi esas alan samimi, vicdanları henüz kararmamış kesimleri de despotik uygulamalara insani tepki vermeye çağırıyoruz.

Basına ve kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Doğruhaber Gazetesi Yayın Kurulu

HABERE YORUM KAT

4 Yorum