1. HABERLER

  2. RAPORLAR

  3. Diyarbakırlı STK'lardan Silvan Raporu
Diyarbakırlı STKlardan Silvan Raporu

Diyarbakırlı STK'lardan Silvan Raporu

14 Temmuz'da çatışmanın yaşandığı Silvan ilçesine bağlı Dolapdere Köyü kırsalında incelemelerde bulunan Diyarbakırlı STK'lar incelemenin sonuçlarını yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı.

A+A-

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, Mazlumder Diyarbakır Şubesi, İHD Diyarbakır Şubesi, Memur-Sen Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Tabipler Odası, TİHV, Diyarbakır Barosu, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu yöneticilerinden oluşan kalabalık bir heyet, 14 Temmuz'da çatışmanın yaşandığı Silvan ilçesine bağlı Dolapdere Köyü kırsalında incelemelerde bulundu. İncelemenin sonuçları, yapılan basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı.

Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda yapılan basın toplantısında raporu heyet adına İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Raci Bilici açıkladı.

Köy sakinlerinin anlatımları, heyetin olayın gerçekleştiği alanda yaptığı izlenimler ve bunlardan hareketle oluşan kanaat ve yanıt bekleyen sorulardan oluşan rapor, TSK’yı zor duruma düşürecek önemli tespitler içeriyor.

Köylülerin anlatımlarıyla birleştirildiğinde, olay yerinin durumunun el bombası ile yangın çıkarmaya müsait olmadığının vurgulandığı raporun tümü:  

GİRİŞ

14.07.2011 tarihinde Diyarbakır ilimizin Silvan ilçesine Bağlı Dolapdere Köyünde meydana gelen çatışmada 13. askerin ölümü, 7 askerin yaralanması ve 7 PKK militanının öldüğü haberi üzerine basında yer alan çelişkili haber ve açıklamalar nedeniyle heyetimiz ilimizde gerçekleşen olayla ilgili kamuoyunu sağlıklı ve doğru bilgilendirmek amacıyla bir heyet teşekkül etmiştir.

HEYETİN OLUŞUMU

Heyetimiz; İHD, MAZLUMDER, TABİPLER ODASI, TİHV, DİYARBAKIR BAROSU, KESK, MEMUR-SEN, ÖZGÜR-DER temsilcilerinden teşekkül etmiştir.

HEYETİN GÖRÜŞMELERİ

Diyarbakır ilinden yola çıkan heyetimiz saat 10:15 dolaylarında köye ulaşmış ve Heyetimiz Dolapdere Köyü Camii yanında köy sakinleriyle görüşmeler gerçekleştirmiştir. Görüşmeler çerçevesinde olayla ilgili görüşülen köy sakinlerinden:

Bilgileri heyetimizde mevcut ancak isminin açıklanmasını istemeyen köylünün anlatımları:

Olaydan bir gün önce askerler köy çevresinde bulunmaktaydı. Olay günü saat 14:00 civarında olayın olduğun bölgeden önce 3–4 el silah sesi geldi. Daha sonra yoğun silah sesleri geldi ve bu durum yaklaşık bir saat kadar devam etti. Saat 15:00 civarında iki adet helikopter gelerek önce köyün hemen yakınından başlayarak çatışma alanına doğru gaz bombaları ve diğer bombaları atmaya başladı. Bu sırada ayrı bir helikopter daha alana asker indirdi. 15:30 civarında iki helikopter daha olay bölgesine gelerek aynı şekilde bombalama yaptı. Helikopterden atılan bombalar ve füzeler nedeniyle köyün yakınından başlayarak olay alanını da içine alan çok geniş bir alanda yangın çıktı. Helikopterlerden atılan gaz bombaları ve yangın dolayısıyla çıkan dumandan tüm alan yoğun bir sis bulutu içinde kaldı. Köydeki insanların atılan gazlar ve duman nedeniyle gözlerinde yanma oldu.

Saat 16:00 civarında köye 4 adet askeri panzer gelerek köye asker bıraktı. Bu sırada köyün sol tarafındaki yamaçta bulunan iki eve ateş açıldığı ve evin duvarına mermi isabet etti. Yine saat 16:00 civarında helikopterlerin çatışma alanına indiğini gördük. Bu sırada silah sesleri duyulmadığından muhtemelen ölü veya yaralıları aldığını düşünüyoruz. Olaydan dolayı yaralanan veya ölen hiçbir kişi görmedik. Askerler köylülere hiçbir şekilde hakaret veya müdahale etmediler. Olayın ilk çıktığı andan bir sonraki gün ikindi vaktine kadar yangına bizlerin, orman görevlilerinin ve belediye görevlilerinin müdahalesine izin vermediler.

Bilgileri heyetimizde mevcut ancak isminin açıklanmasını istemeyen diğer bir köylünün anlatımları:

Şahıs; ilk görgü tanığının anlatımların aynısını tekrarladı. Bunun dışında 15.07.2011 tarihinde,  saat 08:30 da Helikopterler tekrar köy çevresinden başlamak üzere diğer alanları tekrardan bombalayarak yangının daha da yayılmasına neden oldu. Bu sırada köyde bulunan basın mensupları bu olayı görmelerine rağmen akşam haberlerinde bombalama ve sonrasında çıkan yangına hiç değinmemeleri bizleri şaşırttı. 15.07.2011 günü akşama doğru yangın söndürme uçakları tarafından yangına müdahale edildi. Yine olay gününden şu ana kadar yaklaşık 100 civarı büyük baş hayvanımız kaybolmuş durumda. Korkumuzdan dolayı kaybolan hayvanlarımızı arayamıyoruz.

Yukarıdaki ifadeler görüşmenin yapıldığı anda hazır bulunan ve daha sonra görüşülen köylülerin tamamı tarafından onaylandı.

Köylülerden bazıları 15.07.2011 tarihinde köye gelen askerler tarafından muhtarın tehdit edildiği, yük hayvanlarının zorla köylülerden alınarak olay yerindeki bazı malzemelerin taşınmasında kullanıldığını ve kara yolu ile bilmedikleri bir yere götürüldüğünü ifade ettiler. Hatta muhtarın askerler tarafından darp edildiği söyleyenler de oldu.

Muhtardan konuya ve iddialara ilişkin bilgi alınmak istendiğinde, muhtarın heyetin hiçbir sorusuna yanıt vermemesi dikkat çekiciydi.

OALAYIN OLDUĞU ALANDA HEYETİMİZİN İNCELEMELERİ

Heyetimiz, saat 11:00 civarı köyden ayrılıp olay yerine hareket etti. Köyün yaklaşık 100 metre mesafesinden başlayarak hemen hemen tüm ormanlık alanın yandığı gözlemlendi. Köyün yaklaşık 1000 metre ilerisinde,  köyün kuzey batı yönünde bulunan ve çatışma olduğu iddia edilen yere ulaşıldı. Burası çevreye göre her yöne hâkim bir tepe idi. Alanın güneyinde yaklaşık 1000 metrelik mesafede içinde su olmayan dere mevcuttu. Yaklaşık 4000–5000 metrekarelik bu alanın hemen girişinde kayalıkların arasında 44 adet yanmış askeri sırt çantası kalıntıları, yanmış gıda maddeleri, 2 Lt.’lik kola pedi içinde muhtemelen çevreden toplanmış çok sayıda mermi kovanları ve çekirdekleri görüldü. Olay yerinde yaklaşık 20 mevzi tarafımızdan tespit edildi. Bunların bir kısmı doğal mevziler bir kısmı da taşlardan örülmüş mevzilerdi. Tüm mevziler yanmış, mevzilerde askerlere ait mermi, şarjör, kumanya malzemeleri, yanmış giyim malzemeleri, ceplerinde sigara ve diğer günlük kullanımlık malzemeler görüldü. Olayın gerçekleştiği alan tamamen yanmıştı, hatta bazı alanlarda duman çıkıyordu. Bazı mevzilerin hemen önünde yukarıdan atıldığı sabit olan silahlardan dolayı oluşan çukur alanlar ve buralarda üzerinde MKE menşeli patlayıcı madde kalıntıları, yine MKE menşeli olan arkasında pervane bulunan muhtemelen füze olduğu düşünülen bir cisim görüldü. Olayın olduğu yer ile diğer alanlardaki yanık görüntüleri tamamen benzerlik gösteriyordu.

GÖZLEME DAYALI DEĞERLENDİRMELERİMİZ:

1- Olayın meydana geldiği yerin fiziki koşulları göz önünde bulundurulduğunda olay mahallinin askerlere yönelik bir pusu kurumaya  müsait olmadığı gözlemlenmiştir.

2- Köylülerin anlatımlarından, olay yerine helikopterden atılan gaz ve diğer bombaların yangına sebebiyet verdiği ve çıkan yangının ölümlerin artmasına neden olduğu değerlendirilmiştir.

3- Hâkim tepenin tamamı yukarıdan bombalandığı kanaatine varılmıştır. Olay yerinde bulunan silah ve diğer bulgulardan hareket edilerek olay yerine havadan helikopter ile müdahale edildiği sonucuna varılmıştır.

4- Yangının yayıldığı alana bakıldığında el bombalarıyla meydana gelebilecek bir yangının bu kadar geniş alanı etkilemeye elverişli olamayacağı gözlemlenmiştir. Yine askerlerce mevzilenen sahanın genişliği göz önünde bulundurulduğunda meydana gelen ölümlerin buna bağlanması gerçekçi olamayacağı kanaati hasıl olmuştur.

5- Askerler olay sonrasında çıkan yangının söndürülmesini engellemişlerdir. Bu nedenle çok daha fazla ormanlık alan yanmıştır.

6- Olayın meydana geldiği köyde ikamet eden köy halkında bir korku halinin devam ettiği, köye giriş ve çıkışlar askerlerce denetlendiği, hayvan kayıplarından dolayı maddi zararların meydana geldiği görülmüştür.

7- Savcılık incelemesine rağmen olay yerinde halen patlamamış askeri malzemenin bulunması dikkat çekici bulunmuş ve bu patlayıcı malzemenin köy halkı için hayati tehlike oluşturabileceği kanaatine varılmıştır.

CEVAPLANMASI GEREKEN SORULAR: 

1- Ölümlerin sebeplerinin açıklanması ve bu ölümlerin sebebinin derhal kamuoyuyla Paylaşılması

2- Helikopterle atılan ve yangına sebebiyet veren patlayıcı ve yanıcı maddelerin ne olduğu ve çevredekilerin gözlerinin yanmasına sebebiyet veren gazın ne olduğunun açıklanması

3- Bir gün önceden bu bölgede askerlerin mevzilenmesinin sebebinin ne olduğu ve bu mevzilenmenin bölgede PKK’lilerin varlığına ilişkin istihbari bilgiye dayanıp dayanmadığı

4- Bir gün öncesinde olay yerinde her türlü hazırlık yapılmasına ve çok geniş bir alanda mevziler oluşturulmasına rağmen PKK’liler tarafından atıldığı iddia edilen el bombalarıyla bu kadar geniş bir alanın nasıl yandığı ve bu kadar ölümün nasıl gerçekleştiği

5- Geniş bir alanda yangın çıkmış olmasına, ölen askerlerden çok daha fazla asker yangın esnasında olay yerinde bulunmasına rağmen neden sade bir kısım askeri personelin yangına maruz kaldığı, diğer askeri personelin nasıl yangından kendini muhafaza ettiği ve bu personelin nasıl kurtarıldığı

6- Operasyona çıkmış, aha önce siper alınmış ve bölgeye hakim bir tepede konuşlanan askerlerin dinlenme anında olunsa bile çevre güvenliğini nasıl almadığı, böylesi bir uygulamanın askeri disipline ve teamüllere aykırı olup olmadığı,

7- Askerler tepenin hâkim konumunda ve sayıca çok daha fazla iken PKK’lilerin tepeden yukarı doğru çıkışlarını nasıl fark etmedikleri,

8- Dezavantajlı konumda olan PKK’lilerin saldırıdan kısa bir süre sonra helikopterler köye ulaşmasına ve geride çok fazla asker kalmış olmasına rağmen el bombası atacak kadar yakın mesafeden olay mahallinden gündüz vakti nasıl kaçmayı başardıkları

9- Öldürüldüğü iddia edilen 2 PKK’linin Malatya devlet hastanesinde olduğu bilinmesine rağmen diğer geri kalan 5 kişinin akıbetinin ne olduğu ve bunların kim olduğu

10- Operasyonla ilgili telsiz ve diğer elektronik kayıtların olup olmadığı varsa bunların kamuoyuyla paylaşılması

İHD / MAZLUMDER / DİYARBAKIR BAROSU / ÖZGÜR-DER / TİHV / KESK DİYARBAKIR ŞUBELER PLATFORMU / MEMUR-SEN / TABİPLER ODASI 

HABERE YORUM KAT