1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Diyarbakır'da “Suriye ve Mısır’daki Gelişmeler” Değerlendirildi
Diyarbakır'da “Suriye ve Mısır’daki Gelişmeler” Değerlendirildi

Diyarbakır'da “Suriye ve Mısır’daki Gelişmeler” Değerlendirildi

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Diyarbakır’da “Suriye ve Mısır’daki Gelişmeler” hakkında bilgi verdi.

A+A-

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi, “Suriye ve Mısır’daki Gelişmeler” konulu bir konferans tertip etti. Genel Başkan Rıdvan Kaya’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansta, genel olarak İslam dünyasındaki İslami hareketlilik irdelenerek, Suriye ve Mısır’daki son durum tahlil adildi.

Özgür-Der Selahaddin-i Eyyubi Konferans Salonunda gerçekleştirilen program, Nurullah Canpolat’ın okuduğu Kur’an tilavetiyle başladı.

İhya ve tecdid geleneğine dayanan İslami hareket

Recep Şeker’in sunduğu programda, Rıdvan Kaya konuşmasına İslam coğrafyasının özellikle son dönemlerde ciddi bir hareketlilik yaşadığını, bu hareketliliğe küresel güç odaklarının siyasi, politik ve zaman zaman da askeri müdahaleleriyle ciddi boyutlar kazandığını ifade ederek başladı.

İhya ve tecdid geleneğine dayanan İslami hareket olgusunun Mısır’dan Pakistan’a, İran’dan Türkiye’ye, Filistin’den Fas’a, Tunus’tan Libya’ya Cezayir’den Afganistan’a İslam coğrafyasında önce sömürgecilere, devamında da yerli despotlara karşı özgürlük ve adalet mücadelesi vermeye başlamadığını anımsatan Kaya, “Arap Baharı’ bu olgunun bir neticesidir. Zulüm ve çürümüşlük zeminine karşı haklı bir isyandır. Askeri ve teknoloji gücü elinde bulunduran batı, bu hareketliliğe darbe vurmak ve yok etmek için her yolu meşru görmüştür.” diye konuştu.

“3 yıllık sürecin sonunda gelinen yer neresi?”

“3 yıllık sürecin sonunda gelinen yer neresi?” sorusuna yanıt arayan Kaya, “Bu sorunun cevabı nereden gelip, nereye gideceğimizde saklı. İslam dünyası büyük bir kuşatma ve kırılganlığın ardından varlık yokluk mücadelesi vere vere bu noktaya gelmiştir. Öncellikle 11 Eylül sonrasında İslami hareketlerin yok olduğu olgusu boşa çıkmıştır. Küresel kuşatmaya karşı küresel bir direniş geleneği oluşmuştur. Mısır’daki gelişmeler bizi çok yakından etkiledi. Direniş sayesinde ramazanlarımız gerçek amacına ulaştı. Ve Mısır ve Suriye’deki İslami direniş, Allah yolunda bedel ödemenin, zulme boyun eğmemenin kısaca direnmenin tek yol olduğunu gösterdi.”dedi.

“Mısır’da İslami harekete karşı tüm güçler birleşti”

Kaya, Mısır’daki gelişmeleri değerlendirdiği konuşmasında, Mısır’da yaşananların sarsıcı ve aynı zamanda öğretici olduğunu ifade ederek şöyle devam etti; “Mısır’da darbe ve katliam dizisi sürpriz olmadı. Bunun zemini adım adım hazırlandı. Darbe ile Mübarek olmasa da rejimini yeniden inşa etmekti. Bu plan, Mısır’la sınırlı değil. Küresel çapta İslami hareket hedef alınmış durumda.  Esad’ın darbeyi selamlaması bunun en bariz örneği. Mursi’ye karşı karalama kampanyası başlattılar. Özgürlük dediler ülkeyi açık hapishaneye çevirdiler. Muhalifleri hapsettiler. Medyayı susturdular. Katil sürülerini sokaklara saldılar. Öyle ki, cesetlere bile saldırdılar. Buna rağmen kendilerini savunmak için bir iki yerde ellerine sopa almış Müslümanları şiddet yanlısı gösterdiler. Darbenin küresel suç ortakları vahşeti görmeyerek, bu karelere itibar edebildi. Bu zorbalığa, hainliğe, liberal, milliyetçi, solcu tüm laik güçler de destek verdi. İslami hareket söz konusu olunca hepsi de birleşti.” 

“Evlatlarıyla imtihan edilen Mısır’daki lider kadroyla iftihar ediyoruz”

Mısır’daki mücadelenin iftihar edilecek bir mücadele olduğunun altını çizen Kaya, İhvan yöneticilerinin ağır bedeller ödediğini, yargılamalar sırasında bile şehit edilen çocuklarıyla ilgili olarak, cennet vurgusunda bulunduklarını, zulmedenlere en güzel cevabı dik duruşlarıyla verdiklerini ve liderliğin nasıl olması gerektiği ile ilgili çok güzel örneklik örneği ortaya koyduklarını kaydetti.

Esad’ın katliamlarına karşı Batı suskun!

Suriye konusunda batılı güç odaklarının 120 bini aşkın insanı hunharca katleden Esed karşısında suskun kaldığını ifade eden Kaya, Müslümanların da Suriye konusunda fikirsel olarak bölünerek adeta Batının yanında yer alan bir konuma düştüklerini ve bunun düşündürücü olduğunu belirtti.

“Esad’ın karar propagandası etkili oluyor”

Suriye konusunda Müslümanların kara propaganda ve yalan haberlerin etkisinde kaldığını ifade eden Kaya, Esed ailesinin öteden beri Suriye’de Müslümanlara kan kusturduğunu, Esed’in zulümleri karşısında halkın başlatmış olduğu özgürlük arayışı ve eylemlerine Esed’in kurşun ve katliamlarla cevap verdiğini ve Müslümanların kendilerini savunmak zorunda bırakıldığını kaydetti.

“Mezhep kartını Esad oynamaktadır”

Müslümanların 120 bin insanın ölümünden sorumlu Esad karşısında hala kafa karışıklığı içinde olmalarının yaşanan psikolojik savaşın mahiyetini gözler önüne serdiğini ifade eden Kaya, Suriye’deki mezhebi tehlike ile ilgili olarak şöyle konuştu: “Doğrudur,  Suriye sorunu başından beri mezhebi bir karakter kazanmıştır. Ancak bu direnişin değil, rejimin tutumunun sonucudur. İsyanın başından beri Baas rejimi mezhep kartına oynamış ve bununla hem muhalifleri mezhepçilikle suçlayarak taraftarları etrafında toplamış hem de dışarıdaki dostlarını ikna etmede bir araç olarak kullanmıştır.”  

Doğu Guta’da çocuklar kimyasaldan değil, açlıktan ölüyor!

Küresel güçlerin Suriye’ye yaklaşımın zalimane olduğunun altını çizen Kaya, kimyasal silah tartışmaları sırasında asıl kaygının İsrail’in güvenliğinin olduğunun net olarak görüldüğünü, ölen masum insanların bunların umurunda olmadığını, Doğu Guta’da çocukların açlıktan ölmeye devam ettiğini ve bunun kimyasaldan ne farkı olduğunu sordu.

rkaya.jpg

rkaya1.jpg

rkaya2.jpg

rkaya3.jpg

rkaya4.jpg

rkaya5.jpg

HABERE YORUM KAT