1. HABERLER

  2. EYLEM

  3. DİYARBAKIR

  4. Diyarbakır'da Suriye Katliamı Kınandı
Diyarbakırda Suriye Katliamı Kınandı

Diyarbakır'da Suriye Katliamı Kınandı

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi, Suriye'de kimyasal bombaların patlaması sonucu hayatını kaybeden Suriyeliler için bir basın açıklaması düzenledi. Yapılan açıklamada katliamlar telin edildi.

A+A-

Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi, Suriye'de kimyasal bombaların patlaması sonucu hayatını kaybeden Suriyeliler için Diyarbakır Ulu Cami önünde  bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamada yapılan katliamlar telin edildi.

"Özgürlük Kaybolur Kıyamlar Durmaz, Küfür Tek Millet Ey Ümmet Bu Ne Zillet, İslam Birliği İstiyoruz, Katiller El Sıkışıyor Müslümanlar Ayrı Gayrı ve Ji Bo Zalimê Xwunxaran Bijî Cehennem pankartlarının açıldığı, Tekbir ve Zalimler İçin Yaşasın Cehennem sloganları altında basın Açıklamasını Mustazaflar Cemiyeti Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Senai Taş okudu.

Basın açıklamasını okuyan Senai Taş, Kerbelaların, Halepçelerin, Dersimlerin, Zilanların, Hamaların ve Susaların tekrar yaşandığını dile getirdi.

Taş Mısır'da yaşanan katliamların acılarının daha taze olduğunun ve Suriye'de yaşanan katliam haberinin yürekleri dağladığını ifade ederek, " İnsanım diyen hangi yürek, küçük bebelerin çırpınarak can verme görüntülerine dayanabilir? Bebeğinin cansız bedenini elleri arasına alıp göğe kaldıran babanın feryadı, tüm sesleri bastırmıştır artık. Yaşanan trajedi karşısında, bu katliamı kimin yaptığının, ne için yaptığının veya hangi silahla yaptığının hiçbir önemi kalmamıştır. Katliamın mazereti ve bahanesi olmaz, olamaz!" dedi.

Katillerin isimlerinin önemli olmadığını ve bu katillerin sonlarının Firavun, Nemrut, Kaddafi, Saddam ve Sedat gibi olacaklarını söyleyen Taş, " En büyük acıyı her zaman olduğu gibi mustaz'af kitleler çekiyor. Kendini savunmaktan aciz kadınlar, çocuklar, yaşlılar ve güçsüzler çekiyor. BM'nin rakamlarına göre Suriye'de ölenlerin sayısı 100 bini buldu ve bunun yarısına yakınını da masum siviller oluşturuyor. Resmi olarak bir buçuk; gerçekte ise iki milyon kişi göçmen durumuna düştü, dört milyon insan kendi ülkesinde yer değiştirdi. Suriye'nin şerefli, gururlu, medeni, kibar insanları Türkiye, Ürdün ve başka yerlerde dilenci durumuna düştüler. Namusuna düşkün kadınlar, küçücük kızlar fuhuş mafyasının elinde; Suriyeli çocukların organları Avrupa'dan Latin Amerika'ya kadar organ mafyasınca satılıyor" şeklinde konuştu.

Mezhepçiliğin, ırkçılığın, milliyetçiliğin İslam alemini parçaladığını söyleyen Taş, " Mısır'daki darbeye siyasal İslam'ın sonu diyerek sevinen Esat, Sisi'nin yaptıklarının yanına kar kaldığını düşünmüş olmalı ki kendisi de böyle fütursuzca vahşileşti. Ama tüm zalimler şunu iyi bilsin ki döktükleri mazlumların kanlarında boğulacaklar. Tarihin çöplüğünde, diğer diktatör ve zalimlerin yanında yer alacaklardır. Katlettikleri insanlar çırpınarak can verdiler ama onlar sonsuz bir azaba müstahak olacaklardır. Bilinmelidir ki cehennem zalimler ve işbirlikçileri için tutuşturulmaktadır." dedi.

Bunca zulüm ve katliamlara rağmen İslam âleminin artık uyandığını ifade eden Taş, " Zalimleri korkusu ve telaşı da bu uyanışla beraber sonlarının yaklaştığını anlamış olmalarıdır. Vahşi hayvanlardan beter canileşmelerinin sebebi yok olacakları telaşıdır. Ey zalimler, Firavunlar, Nemrutlar, Esadlar ve Sisiler! Tüm çocuklarımızı Nil'e atsanız da bir Musa çıkacaktır, Yusufları kuyuya atsanız da Yusuflar Mısır'ın azizi olacaktır. Ateşlere atsanız da İbrahimler baltalarıyla putlarınızı kırmaktan vazgeçmeyecektir. İbrahimler, Musalar ve Yusuflar zulüm saraylarınızı başınıza yıkacaktır." ifadelerine yer verdi.

Bu güne kadar geldikleri her yere zulüm ve kan getiren büyük şeytan Amerika'yı ve batılı güçleri İslam topraklarına çağırarak müdahalede bulunmalarını isteyenleri de kınıyoruz, diyen Taş, " Batının ve Amerika'nın bu güne kadar islam topraklarına getirdiği kan, gözyaşı ve tecavüzden başka bir şey olmamıştır. Akıl ve izan sahibi hiçbir Müslüman Amerika ve batıdan medet ummaz. Esasında bu katliamların asıl sorumlusu da bunlardır. Çünkü Halepçe'de de Doğu Guta'da da kullanılan kimyasal gazları üretenler onlardır. Batılı Emperyalist devletlerin hiçbirinden insanlığa hayır yoktur. Bundan dolayı da kimse onlardan da hayır beklemesin." şeklinde konuştu.

Taş, son olarak, " İslam âlemi başta olmak üzere tüm vicdan sahiplerinden yaşanan katliamlara karşı seslerini yükseltmelerini istiyoruz. Mazlum Suriye halkının yanında olduğumuzu, yardım konusunda şimdiye kadar fedakârlıktan kaçınmadığımız gibi bundan sonra da onlara yardımlarımızın devam edeceğini bir kez daha ilan ediyoruz" dedi.

Basın açıklamasından sonra kitle sessiz bir şekilde meydanda ayrıldı.

Basın açıklamasına destek veren 26 STK 

Yetim-Der, Hizmet-der, Hür-Der, İmam-Hatipliler Derneği, Şura-Der, Yeni İhya-Der, Cami-Der, İlim-Der, Sahabe-Der, Yusufi-Der, Köy-Der, Selam-Der, Umut Kapısı Derneği, İkra Eğitim-Der, Yetim-Der, Alimler Cemiyeti, Fab-Der, Bağıvar-Der, Vefa-Der, Ümmet-Der, Susa-Der, Köprü-Der, Kardeş-Der, Şefkat-Der, Piran Hak-Der, İrşad-Der.

İlkha

2-009.jpg

 

 

 

1-010.jpg

6-006.jpg

HABERE YORUM KAT

10 Yorum